Daha fazla hareketlilik için, sık sık atlı arabaları kullanıyordu.He was frequently running stock cars.
Az miktarda, çok hareketli oyunlar da vardır.He uses very few actual fighting moves.
Bu hareketlilik ise kısa sürdü ve 1949 yılına kadar Türkiye Şampiyonası düzenlenemedi.Political troubles at the time meant that the championship was not completed until 1919.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Contrary to their courageous appearance, they are tender hearted and prefer not to fight.
Bir filin penisi çok hareketlidir ve pelvisten bağımsız olarak hareket edebilir.The penis is very mobile, being able to move independently of the pelvis.
M24’lerin torsion-bar süspansiyonları, 75 mm.lik topu ve yüksek hareketlilik yetenekleri vardı.The M24 had torsion-bar suspension, high mobility, and a compact 75 mm gun.
Bu sahne Hitchcock filmlerinin en hareketli sahnelerinden biridir.Today it is considered one of Hitchcock's worst films.
Gaius'un MS 4 yılındaki ölümüyle Augustus'un sarayında telaşlı bir hareketlilik başladı.The death of Gaius in AD 4 initiated a flurry of activity in the household of Augustus.
Kelimenin orijinali bir ordunun peşinde hareket eden hareketli hastane anlamında kullanılmıştır.The word originally meant a moving hospital, which follows an army in its movements.
İlk single "Ten Paciencia" hareketli bir latin pop şarkısıdır.Its first single "Labios de Miel" is a smooth Latin pop song.
Ortak bir kökene ait yıldızların oluşturduğu Zeta Herculis Hareketli Grubu üyesidirler.This system forms part of the Zeta Herculis moving group of stars.
Aşağıdaki hareketli makara şeklini inceleyelim.See Forcade-Biaix below.
20,000 nüfusu aşmış olan kent, İsveç'in en hareketli ekonomilerinden birine sahiptir.With a population of about 20,000 Eving is one of the most populated parts of Dortmund.
Bu varsayım, elektronlar iyonlara nazaran daha hafif, daha hareketli oldukları için geçerlidir.In her view, simpler toys are preferable, because they are more flexible.
Charles ise hareketli bir çocuktur.Will is an impulsive boy.
Hükümet bu hareketliliği dağıtmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu.The King did all he could to address the issue.
1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilânından sonra bu yayınlardaki hareketlilik daha da artmıştır.After the 1968 Tet offensive, this latter approach was given much more emphasis.
İsmin kökü yunancada heliko pteron yani hareketli kanatlar anlamından gelir.The pterion receives its name from the Greek root pteron, meaning wing.
Bu faktörler, bölgede topçunun ve araçları hareketliliği açısından engel yaratmaktadır.This terrain hindered the mobility of artillery and vehicles.
Yoşiyahu MÖ 641/640'ta Yehuda kralı olduğunda uluslararası platformda hareketlilik söz konusuydu.When Josiah became king of Judah in about 641/640 BCE, the international situation was in flux.
Zaman genişlemesi: Hareketli saatler bir gözlemcinin durağan saatinden daha yavaşken ölçülür.Time dilation: Moving clocks are measured to tick more slowly than an observer's "stationary" clock.
Hareketlilik değişmeleri.Changing Mobilities.
Eskiden kentte iki hareketli çarşı vardı.There used to be two grocery stores in town.
Agresif olmayan yavaş hareketli örümceklerdir.They are slow-moving spiders which do not actively hunt.
Hızı ve hareketliliği onun en iyi özellikleridir.Speed and agility are no doubt his weak points.
Filmin son sahneleri oldukça hareketlidir.The finale of the film is fairly unexpected.
Bu hareketli ortamlarda çalışılmasına imkân tanır.This allows it to work in a mobile environment.
Where Have You Been, oldukça hareketli bir ritme sahiptir.If you win there's a huge rush.
Hareketli ve dinamik bir dans şarkısıdır.It is very rapid and dynamic dance.
Ama son yıllarda oyunun popülerlik kazanmasıyla daha da hareketli bir hal almıştır.In the years after, the game dramatically increased in popularity.
Yaz aylarında aile bireylerinin ziyaretleri ile bölgede bir ekonomik hareketlilik yaşanmaktadır.Summer months see a spike in inhabitants and economic activity.
Çiftetelli, 4-4 ritme sahip oldukça hareketli bir dans.Rabòday has a 4/4 dance rhythm.
1991 yılı da çok hareketli geçmiştir.1991 proved to be even more successful.
Sadece, yeni aktiviteler boyunca hareketliliğimi devam ettirmeye çalışıyorum.I just try to keep my mobility through new activities.
Siz cismi hareketli tutmak istiyorsanız,And if you want to keep them moving,
Hareketli nesnelerin frekanslarının değişimiyle alakalıdır.And this is related to the change of the frequency of a moving source.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.It activates what's called the buzzing bridge, or the dog.
Sonunda bu hareketli okyanusta yırtıcıların nerede olduklarını görebiliyoruz.So what we can see on this moving ocean is we can finally see where the predators are.
Bu nasıl olur, bu çeşit bir hareketliliği herhangi bir yere alabilirmiyiz?How is it that we can actually take this type of activity elsewhere?
Fakat hareketli dağlar tehlikeli olabilir.But, moving mountains can be dangerous.
Bizim hareketli medyamızda çölleşmenin açıkcası manşetlere taşınması çok yavaş.In our accelerated media culture, desertification is simply too slow to reach the headlines.
Tekstil endüstirisi inanılmaz derecede hareketli.Trade is the key, not aid.
Bu, "sosyal hareketlilik".This is social mobility.
Aslında, gelire bağlı olarak hareketliliğin ölçüsü.It's actually a measure of mobility based on income.
Daha fazla sosyal hareketlilik var.There's more social mobility.
İnanılmaz bir ahenk duygusu var, çok hareketli bir sahne.There is an incredible sense of rhythm and actually movement
Sayın Jun, hareketli ışıklar kontrol edin.Mr. Jun, check the moving lights.
Bu bölge 10,000 ışık yılı uzaklıkta hareketli bir yıldız oluşum bölgesi.It's a bustling region of star formation about 10,000 light years away.
Kabın tavanı hareketli olsun.It's got a little movable ceiling to it.
Bu kapak iç hareketli parçalar kirlenme korur.This cover protects the internal moving parts from contamination
Kıyıdaki bu girintiler okyanusun en hareketli avcılarının avlanma alanlarıdır mavi ayaklı bubilerThe coastal margins are the feeding grounds for the most aerobatic hunters blue-footed boobies
Örneğin hareketli kaynak sağa doğru 5 m/s hıza sahip olsun.And just to have a concrete number, it's moving at 5 meters per second to the right.
- Şimdi de hareketli kaynağı inceleyelim.So that's where that crest will be.
1 s önce hareketli kaynaktan çıkan dalda şimdi nerede?Now what about this guy? Where's the crest that this guy emitted 1 second ago?
Peki ya hareketli kaynakta durum nasıl?This guy has been stationary the whole time.
Hareketli kaynakta durum nasıl olur?Now what about this situation right here?
Hareketli kaynağa geçelim.Now what about this situation?
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.Sometimes, you get disease organisms that don't rely on host mobility at all for transmission.
Ancak hızlı, hareketli ve dinamik tankları sevenler yeni Amerikan tankını sevecektir.But those who love fast, mobile, dynamic tanks will find the new American tank to their liking.
Hareketli duvarı kaydır ve katlanabilir yatakları çıkar.Move the moving wall, have some fold-down guest beds.