Ana içeriğe geç
Sözlük

hareketli ile cümle

hareketli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Hareketli bir elektron da manyetik alan oluşturabilir. -And actually, just a moving electron creates a magnetic field.
'Sonra yuvarlak hareketli tutmak, sanırım?' dedi Alice.'Then you keep moving round, I suppose?' said Alice.
Ama, en yüksek hareketlilik ve fayda sıra bize gelince yaşandı.But when we got it, now you have all the level of activity, all the benefit from it.
Hiçbir hareketlilik yok.There's no activity.
Aslında oldukça hareketli.It's actually pretty busy.
Düşük frekanslarda, bu çizgi sesin yeryüzündeki sismik hareketlilikten geldiğini gösterirIn the low frequencies, this line indicates sound that comes from seismic activity of the earth.
Aynı zamanda biyolojik olarak hareketliler, ki bunu bahar nezlesi olanlar bilirler.It's also very biologically active, as anyone with hay fever will understand.
Cevap hareketlilikte yatıyor, bunu size bir sonraki klipte göstereceğim.The answer lies in motion and that's what I want to show you in the next clip.
Görme sisteminin dünyayı ayrıştırmak için ihtiyacı olan şey hareketli bilgilerdir.The one thing the visual system needs in order to begin parsing the world is dynamic information.
KMS'nizi harita üzerinde hareketli tutmanızın önemini zaten söylemiştik.We have already said why it is so important to move your SPG around the map.
Annem hala yaşıyor ve yaşına rağmen oldukça hareketli.My old mother is still alive and is very active, in spite of her age.
Gerçekten hareketliydi.I found that really moving.
İkincisi ekranı hareketli bir plaform üstüne yerleştirip, hareket yeteneği sağlamaktı.The next was to add mobility -- so, have the screen on a mobile base.
Ve her zaman hareketli.And it's always drifting.
Buz kütlesi her zaman hareketli.The pack ice is always drifting.
Ulaşım çok basit, herkes hareketliliğe beş dakikalık uzaklıkta.The transportation is all very simple, everybody's within a five-minute walk of mobility.
Daha fazla hareketlilik seçeneklerimiz olmalı.We need to have more mobility choices.
Hareketli resimler: eğer tiyatroyla ilgili şeyleri düşünyorsanız, bunlarda çok da fazla yok aslında.Moving images: if you think of theatrical releases, there are not that many of them.
Asansör çıkan sokak Bicky hareketli araya geldi.Coming out of the lift I met Bicky bustling in from the street.
Sonra, Ekim insanlar "ile doğmuş orijinal fikirler "ve" hareketli severdi. "Then, October people were "born with original ideas" and "loved moving."
Meğerse birçok konuda atomlar bitlerden daha hareketliymiş.It turns out that in many cases atoms are much more mobile than bits.
Yani hareketli bir gezegen, ve faaliyet bugün biz konuşurken de devam ediyor.So it is a dynamic planet, and activity is going on as we speak today.
Bu çizginin hareketli ve geçirgen olduğunu biliyordum.I knew that line was movable, and it was permeable.
Manyetizmi hareketli yükün etkisi sayesinde tanımlayabiliyoruz. -But we're defining magnetism in terms of the effect that it has on a moving charge.
Geçen canlıları yutan çiçekler... ...ve hareketli ağaçlar var.There are hungry flowers that devour passersby... ...gesticulating trees.
Hareketli birçok halüsinasyonu da vardı.She had very mobile hallucinations as well.
Fakat biz nerede hareketli olduğumuzu da hatırlarız.But we also know where we are through movement.
Biraz yaşlı sürücüsü ile, çok hareketli ve hızlı,With a little old driver, so lively and quick,
Böylece saçında doğal bir hareketlilik oluyor.And to make the hair to have a natural movement.
Uzun yazılışı: Uyarılan Tekerlek Sistemli Akıllı Hareketlilik Platformu.It stands for Intelligent Mobility Platform with Actuated Spoke System.
IMPASS adını verdiğimiz son derece hareketli bir robot.This is a very high mobility robot that we developed called IMPASS.
Bunu hareketli bir başla, şempanzelerde araştırdık.And we study that in our chimpanzees by presenting them with an animated head.
Sol yukarıda esneyen hareketli bir baş görüyorsunuz.So that's what you see on the upper-left, an animated head that yawns.
Hareketli savaşdaymışım gibi hissediyoruz, değil mi?It felt like we were in a heated battle, didn't it?
Onu atınca, hareketli bir yılana dönüşüverdi.So he threw it down, and lo, it became a running serpent.
Ses artı Hareketli Görüntü [*. AVI]Audio plus Moving Video [*. AVI]
Sistem panelindeki simgeyi hareketli yapWhether to animate the systray icon
Hareketli sıçramalarMoving splashes
Hareketli İmleçBouncing Cursor
Hareketli NoktaMoving Point
KPresenter için hareketli şekil eklentisiNameShape animation plugin for KPresenter
Hareketli Telefon veya Düzenleyici (gammu) CommentMobile Phone or Organizer (gammu)
Bu sürücü, gammu kitaplığı aracılığıyla pek çok NOKIA ve diğer hareketli telefonları desteklerNameThis driver supports many NOKIA and other mobile phones via the gammu library
Hareketli Telefon veya Düzenleyici (gnokii) CommentMobile Phone or Organizer (gnokii)
Bu sürücü, gnokii kitaplığı aracılığıyla pek çok NOKIA ve diğer hareketli telefonları desteklerNameThis driver supports many NOKIA and other mobile phones via the gnokii library
Hareketli İskelet AygıtCommentMobile Skeleton Device
Hareketli iseIs floating
Çok hareketli bir seçim oldu.It has been an eventful campaign, with many twists and turns.
Avrupa'daki insan kaçakçılığı grupları - esnek, hareketli, uyarlanabilirHuman trafficking groups in Europe -- flexible, mobile, adaptable
İK alanında faaliyet gösteren çeteler son derece hareketli ve esnek hale gelmiş durumdalar.Gangs involved in THB have also become highly mobile and flexible.
Projelerde eğitim, hareketlilik ve kariyer gelişimi alanlarında para yardımı sunuluyor.The projects offer financial assistance in training, mobility and career development.
Balkanlar’da yaz mevsimi kültürel etkinler açısından oldukça hareketli geçiyorSummer in the Balkans rich in cultural events
Hırvatistan’da iki önemli film festivali, yazın en hareketli zamanında kalabalıkları ülkeye çekiyor.In Croatia, two major film festivals draw crowds at the peak of summer.
Son on yılda görülen büyük sosyal değişim, büyük ölçüde nüfus hareketliliğine yol açtı.The social upheaval of the last ten years led to high population mobility.
Peki bu jeolojik hareketliliğin sebebi ne?What causes such geological restlessness?
Kültür, canlı, hareketli bir olması nedeniyle kendi başına bir meydan okumadır.Culture in itself is a challenge -- a live, moving matter.
Makedonya’nın siyaset sahnesinde şimdiye dek görülmemiş bir hareketlilik yaşanıyor.The Macedonian political stage is bustling as never before.
Belirli elektrolit karışımlarda hareketli elektrik yükler açık renge sahiptir.In certain electrolyte mixtures, brightly coloured ions are the moving electric charges.
Banjo (2016 hareketli resim)Banjo (2016 film)
Hareketlilik (hareket kabiliyeti)Mobility
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod