hareketli ile cümle
hareketli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çenesiz puplar (pupa adectica): Kitinleşmiş ve hareketli mandibulları yoktur.Hodet er uten skarpe, opphøyde kjøler.
Yoşiyahu MÖ 641/640'ta Yehuda kralı olduğunda uluslararası platformda hareketlilik söz konusuydu.Da Josjia ble konge av Judea i omtrent 641/640 f.Kr. var den internasjonale situasjonen flytende.
1991 yılı da çok hareketli geçmiştir.Året er 1991, og mye har skjedd.
Okuldaki arkadaşları ve öğretmenleri onu, kaba ve hareketli bir çocuk olarak tanımlıyorlardı.På skolen ble han av sine kolleger oppfattet som nokså aggressiv og vilkårlig i sin fremferd.
Aktif tabakanın kalınlığı yük taşıyıcı hareketliliğiyle(Mobilite) ters orantılıdır.Mobilt steinknuseanlegg er et beltegående mobilt (bevegelig) knuserverk.
Sabit makaraya, aynı gövdeye bağlı bir veya daha fazla hareketli makaranın ilâve edilmesiyle meydana gelir.Hos hannen er pannen noe forlenget, eller med et mer eller mindre trekantet fremspring.
Bu kemiklerden sadece alt çene kemiği hareketlidir; diğerleri birbirlerine sturalarla kaynaşmıştır.Den ene av disse pumpene drives av drivakslene foran, den andre av bakhjulene via bakhjulsdifferensialen.
Hareketli parçası yoktur.Den har intet avløp.
Ancak bunun yanı sıra 1637 ve 1896 yılları arasında açıkdenizde hareketlilikler olmuş olması olasıdır.Undersjøiske utbrudd kan forøvrig også ha funnet sted i 1637 og 1896.
San Francisco'da ise Londra'nın aksine daha hareketli bir hayat var.Sammenlignet med London har Boise et kaldere klima enn London.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.Perubahan gaya hidup yang intensif dapat menurunkan risiko menjadi setengahnya.
(Diğer bir deyişle onlara özgü hareketli çerçevelerinde genişler. )Hal itu dilakukan dengan maksud menyambung keturunan mereka kelak di alam baka.
Hareketli parçası yoktur.Tidak ada reaktivasi.
Treponema pallidum alttürü pallidum spiral şekilli, Gram-negatif, son derece hareketli bir bakteridir.Treponema pallidum subspesies pallidum adalah bakteri berbentuk spiral, gram-negatif, yang bergerak lincah.
Bir ana muharebe tankı birçok arazide kullanılabilecek şekilde çok hareketli olmak için tasarlanır.Sebuah tank tempur utama dirancang untuk memiliki mobilitas tinggi dan dapat melewati segala macam medan.
Salmonella türleri hareketlidir (motildir), hidrojen sülfür üretirler.Spesies-spesies Salmonella dapat bergerak bebas dan menghasilkan hidrogen sulfida.
Albüm çoğunluklu olarak slow ve hareketli şarkılardan oluşuyordu.Album ini diisi dengan perasaan, sebagian besar trak lagunya bersuara hangat dan manis.
Çok hareketli olup, atlamayı severler, ilgi ve şefkat beklerler.Wataknya periang, senang tersenyum, bersemangat, dan suka keceriaan.
Böylece sonat artık kesin olarak dört hareketli klasik biçimine kavuştu.Concerto ini digubah dalam tiga movement yang klasik.
Kelimenin orijinali bir ordunun peşinde hareket eden hareketli hastane anlamında kullanılmıştır.Istilah ini awalnya mengartikan rumah sakit bergerak yang dipakai dalam militer pada masa lampau.
Daha fazla hareketlilik için, sık sık atlı arabaları kullanıyordu.Nhưng vì thường bị mưa nên nhiều lần ông ta phải dùng xe ngựa.
Hareketli bir yaşam tarzı, riski yarıya indirebilir.Việc thực hiện tuân thủ lối sống lành mạnh có thể giảm thiểu rủi ro đi một nửa.
Hedefler sabit veya hareketli olabilir.Các người mẫu có thể bất động hoặc hoạt động.
Daha çok hareketli hedefleri vurmak için tasarlanmıştır.Chúng rất hiệu quả trong việc bắn phá các mục tiêu trên diện rộng.
1913 - Ford Motor Company, ilk hareketli montaj hattını başlattı.Công ty Ford Motor giới thiệu dây chuyền lắp ráp tự động đầu tiên.
Bu teknik, hareket yanılsamasının televizyonda ve hareketli görüntülerde kullanılmasıyla aynı tekniktir.Kỹ thuật này giống với việc tạo cảm giác hình ảnh chuyển động trên truyền hình và phim điện ảnh.
Nazilerin "hareketli gaz odası" nın kurulmasında etkili oldu.Huyện Đức Hoà có phong trào xây dựng "hũ gạo nuôi quân".
Where Have You Been, oldukça hareketli bir ritme sahiptir.Cô có tính cách khá dửng dưng, hành động mang thiên hướng độc lập rất cao.
Buna rağmen topun hareketlilik, yükselme açısı ve yanal dönüş hızının arttırılması gerekiyordu.Tuy vậy, sự ổn định, tải trọng nặng và tốc độ cao của nó được hoan nghênh.
Finlandiya'daki sosyal hareketliliği belirleyen en önemli etken eğitimdir.フィンランドの社会流動性の最も重要な要因を決めたのは教育だった。
Hareketli Brillouin saçılımı sürecinde ilk olarak Chiao 1964 yılında gözlemlenmiştir.誘導ブリルアン散乱過程はChiaoらによって1964年にはじめて観測された。
Tinin (ruhun) bu hareketli kısmına Süne adı verilir.これを襷(たすき)コースと呼ぶ。
Ancak fazla hareketli değildir.あまり活発な方ではない。
Bu teknik, hareket yanılsamasının televizyonda ve hareketli görüntülerde kullanılmasıyla aynı tekniktir.この技法は動きの錯覚をテレビやモーションピクチャーで実現する方法と同一ある。
Aşağıdaki hareketli makara şeklini inceleyelim.鎬昴昇 地下闘技場編を参照。
Atlanta gece hayatı bakımından oldukça hareketlidir.夜行性で夜間での活動密度が高い。
RGS başkanlığından emekli olmasından sonra, Markham bir yazar ve gezici olarak hareketli bir hayat sürdü.マーカムは王立地理学会長を辞した後、著作家および旅行家として活動的な生活を送った。
Sabit ve hareketli iki kısmı vardır.ゆっくり動くものと速く動くものの2種類がいる。
Helen Day rolü Bayan Edwards; üstün çeviklilik, beceri ve hareketliliğe sahip yarı maymun görünümlü bir Wight.ミス・エドワーズ 演 - ヘレン・デイ / 吹替 - 佐々木優子 敏捷性・機敏さなどを兼ね備えた半猿人のワイト。
"Yoksunlukla dolu ve hareketli olsun" dedi.「風立ちぬ、いざ生きめやも」。
Alaca yunus oldukça hareketlidir.イロワケイルカは非常に活発に行動する。
Kıpırtılı olmak, yaşıtlarına göre daha hareketli olmak olarak tanımlanabilir.年齢に関係なく、自分を高めていくことができるものだという。
Çok hareketli bir ensambl şarkısı başlar.非常に音楽的に凝った前奏曲により始められる。
Johann Gutenberg'in Avrupa'da 1450'lerde hareketli matbaa'yı icadı ıle kitaplar yaygınlaşmaya başlamıştır.ヨーロッパで活版印刷技術がヨハネス・グーテンベルクによって発明されたのは、1450年頃である。
Daha çok hareketli hedefleri vurmak için tasarlanmıştır.もっと具体的な目標を示せ。
"Yoksunlukla dolu ve hareketli olsun" dedi.主张“简在心得,鄙薄事功”。
Bu teknik, hareket yanılsamasının televizyonda ve hareketli görüntülerde kullanılmasıyla aynı tekniktir.这种技术与电视和电影上使用的运动错觉是相同的。
Aşağıdaki hareketli makara şeklini inceleyelim.以運行系統上的下行方向記述。
Durağan bir yapı olmayıp hareketlilik söz konusudur.Yani hareket çoktur.有動之意而未動,即預動之勢,謂之騰挪。
En altta ise başları açık altı kadın diğerlerine oranla daha hareketli dans etmektedir.於是都給事中謝江以下六人,並廷杖削籍。
Bagan, hareketli bir deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır.孟买位于地震活跃带。
Erkek köpekler yaşlandıkça spermlerinin miktarı ve hareketliliği azalır.若在成年男性體內鄰苯二甲酸酯濃度愈高,精子的數量就會愈少,精子品質和活動力也愈差。
Finlandiya'daki sosyal hareketliliği belirleyen en önemli etken eğitimdir.這場活動是芬蘭最大的社會活動。
Animated Portable Network Graphics, kısaca APNG, PNG için henüz onaylanmamış bir hareketli görüntü biçimidir.APNG(Animated Portable Network Graphics)格式是PNG的位图动画扩展,但未获PNG组织官方认可。
Eskiden kentte iki hareketli çarşı vardı.過去曾有2次運行。
Silahın tetik hareketi tek veya çift hareketli olarak ayarlanabilir.該手槍亦可配備單動或雙動操作式扳機。
Hareketli akışa maruz kalan her cisme aerodinamik kuvvet uygulanır.足以使賴精神能力驅動的劍型飛行器完全停擺。
Tinin (ruhun) bu hareketli kısmına Süne adı verilir.而其必經之路,東院道由此得名。
Merenge çok hareketli, öğrenilmesi kolay bir danstır.」 「非常積極向上的曲風,舞蹈也簡單易學。
Kıpırtılı olmak, yaşıtlarına göre daha hareketli olmak olarak tanımlanabilir.因為很平靜,所以能夠看到比自己實際年齡更多的事情。