Ana içeriğe geç
Sözlük

hareket ile cümle

hareket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonrasında Çin hükümeti duyarlı bir şekilde hareket ederek ağaçların kesilip yakılmasını yasakladı.And the Chinese government responded sensibly and placed a ban on felling.
Konuşmanın sonunda, onun hareket ettiğini göreceğiz.By the end of the talk, we're going to see it move.
Eğer muhafazayı hareket ettirirseniz, top geride kalarak yayı gerdirir.If you move the housing up the ball lags behind stretching the spring.
Bu, merkezi kısım hareket ettiğinde akımın akacağı anlamına gelmekte.That means that if the center section moves than current will flow.
Hayvan kolunu farklı şekillerde hareket ettirirken bilgisayar beynin nasıl davrandığını öğrendi.The computer learned what the monkey brain did to move its arm in various ways.
Besin zinciri yoluyla hareket eder ve daha sonra aktarılır.It is then transferred as it moves through the food chain.
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.Sometimes, you get disease organisms that don't rely on host mobility at all for transmission.
Yani taşıyıcılık bir havuz gibi ve yuvanın içindeki karıncalar bir kaynak gibi hareket ederler.So foraging acts as a sink, and the ants inside the nest act as a source.
Sonuç olarak her karınca an be an, hareket edip etmeyeceğine... ...karar veriyor gibi görünüyor.And finally, it looks like each ant is deciding moment to moment whether to be active or not.
Sizce bu durumda A şirketinin hisse senedinin fiyat hareketi nasıl olur?So what do you think would happen to the stock of company A?
Gözlemin kendisi, gözlem hareketi onu değiştirmekte.The act of observation changes it.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.We are there to inspire, to provoke, to mobilize, to bring hope to our people.
Yeşil hareket tüm dünyayı etkiledi.The green movement significantly inspired the world.
littleBits basit hareketlerle sizin programlamanıza izin veriyor.littleBits allow you to program using very simple intuitive gestures.
Burada yaptıkları bir projeyi görüyorsunuz, hareketle çalışan bir konfeti topu.Here's an example of a project they made, a motion-activated confetti canon ball.
Uzak mesafeden ateş edebilir veya grup halinde hareket eden müttefiklerinize destek olabilirsiniz.You can either shoot from a distance or support your allies while acting in a group.
Ancak hızlı, hareketli ve dinamik tankları sevenler yeni Amerikan tankını sevecektir.But those who love fast, mobile, dynamic tanks will find the new American tank to their liking.
Hareketli duvarı kaydır ve katlanabilir yatakları çıkar.Move the moving wall, have some fold-down guest beds.
Bundan dolayı, Napolyon harekete geçip Alpleri geçmeye karar verdi.So Napoleon decides to take charge, cross the Alps.
Size orduların bu arada nereye hareketlendiğini göstereyim.Let me show you the troop movements that were going on at this time.
Diego ise kararlı bir şekilde duruyor, hareket etmiyor. Eli orada ve Frida için açık.Diego is sturdy and not moving, he has got his hand there and open for her
Sıradağlar, plaka hareketleri kıtaları hareket ettirerek cevher yataklarını oluşturur.Mountain ranges, plate tectonics, moves the continents around, forms ore deposits.
Hareketli bir elektron da manyetik alan oluşturabilir. -And actually, just a moving electron creates a magnetic field.
Daha önce bir cismin dönüş hareketini incelediğimiz videolardaki şekle benzer bir şey çizeceğim.So here I'll draw it just like how I do when I try to do rotations of solids in the calculus video.
Tel boyunca hareket eden bir şey olsaydı ise statik olarak görünürdü. -While if you were whizzing along with it, then that thing would look static.
Onların hepsi hareketsiz gazlardır.They're all these inert gases.
Hareketsiz derken kastım onların hiçbir şey yapmamasıdır.Inert just means that they don't do anything.
Ve bunlar hareketsizdir.But these are inert.
Sanat yönetmeni böylece farklı sahneler ve izleyici düzenlemeleri arasında hareket edebiliyor.Suddenly the artistic director can move between different stage and audience configurations.
Söylediğim gibi balkonlar hareket edebilir, ayrıca bütünüyle yok edilebilir de.As I said, all the balconies can move, but they can also be disappeared completely.
Parçacık yön değiştiriyor. Şuradayım diyelim ve izin üstünde azıcık hareket edeyim. -So let's say I move, this is an infinitesimally small dr.
Sonsuz küçüklükte bir d r kadar hareket ediyorum.Right?
Parçacık hareket ettikçe, zaman arttıkça diye düşünebilirsiniz. -And then what is f dot dr?
Hamid'in annesi üzüntüsünden hareketsizdi.Hamid's mother was motionless with grief.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.But they concentrate in the Gulf and then fan out all across the Arctic.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.It's really, really important that we express our compassion.
Böylece Çin hareket zamanı: bu tür bir pazar fırsatı gördü ve devraldı. ---So that's when the Chinese moved in, saw a market opportunity and took over. (Laughter)
Samuel Gompers tarafından yayınlanan kitapçığı, bizim Amerikan işçi hareketinin kahramanıIt's a pamphlet published by Samuel Gompers, hero of our American labor movement.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.But keep in mind that this was a grassroots movement.
Bir sonraki video klipte, biyoluminesensi nasıl harekete geçirdiğimizi göreceksiniz.This next video clip, you're going to see how we stimulated the bioluminescence.
Ama eğer risk alır ve harekete geçerseniz, lütfen ışıkları kapamayı unutmayın.But if you do take the plunge, please remember to turn out the lights.
Bütün yaptığım elimi havaya kaldırıp hareket ettirmek oldu.So all I did was take my hand and then I move my hand.
Bütün yaptığım bu "T" bölgesini keşfetmek ve onu bazı hareketlerle süslemek.So all I'm doing is exploring this space of "T" and flashing through it with some action.
Yaptığım hareketleri hatırlamıyorum.I'm not remembering what I'm doing.
Onlardan hareketlerimin birebir kopyasını yapmalarını istemiyorum.I'm not asking them to copy exactly.
Bunu izleyebilirim ve nasıl hareket ettikleri hakkında çıkarımlarda bulunabilirim.I can watch that and that can tell me something about how it is that they're moving.
Bu hareketi biraz daha göreyim.Let me just see that a little bit.
Hareket ederdiniz ve araba yanınızdan geçerdi.Move. The car goes past you.
Kuyruklu yıldızı biraz olsun hareket ettirebildik, çok değil ama hedef de bu değildi zaten.We did move the comet a little tiny bit, not very much, but that wasn't the point.
Oldukça yenilikçi bir hareketle ahenki riske atmadan perdeleri değiştirebilir.He can, very innovatively, actually change keys without risking huge dissonances.
Çark, santrifüjün içerisindeki hareket eden siyah parça.The rotor is that moving part within the centrifuge, that black object that you see.
"Ne yapıyor?" Bilirsiniz, rock konserlerinde sahnede tamamen hareketsiz sadece bunu yaparak dururum.I'll play at these rock shows, be on stage standing completely still, and they're like,
İstediğiniz yüksek kontrol ise oldukça hareketsiz kalmalısınız.You have to stay so still if you want to have the most control.
SS501'in Love Ya 'sı size gereken bütün hareketleri öğretecek.SS501's Love Ya will teach you all the right moves.
Bu hareketin nedeni haber listemde gördüğüm bu resimdi.The reason for this act was this image that I saw in my newsfeed.
Tamam, kendisi hareket ediyor.(slide için)It's moving by itself, okay.
Lahana toplama hareketini yap.Do the "Cabbage patch".
Fıskiye hareketini yap şimdi benim için.Do the "Sprinkler" for me.
'Sonra yuvarlak hareketli tutmak, sanırım?' dedi Alice.'Then you keep moving round, I suppose?' said Alice.
Araba harekete geçtiğinde herşey sıfırdı.And this right over here is in seconds and I was corrected on a earlier video
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hareket ile cümle - Sayfa 38 - hareket kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App