Ana içeriğe geç
Sözlük

hareket ile cümle

hareket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İletken metallerdeki elektronların belirli bir yöne doğru hareketi elektrik akımı olarak bilinir.The motion of electrons in conductive metals in a specific direction is known as electric current.
Az hareket etmeleri ve post renkleri zor bulunmalarını sağlar.This enables the blade and the work material to remain cold.
Hareketlilik değişmeleri.Changing Mobilities.
Art arda iki hareket yaptı.Carter performed both themes.
Mandelstam'ın toplama şiirlerinden oluşmuş Stone'un hareketin en iyi başarısı olduğu düşünülür.Mandelstam's collection of poems Stone (1912) is considered the movement's finest accomplishment.
Tarihçiler yakın zamanda, 1848 sonrası Çartist harekete de ilgi göstermeye başladılar.Historians have recently shown interest in Chartism after 1848.
Benzer şekilde, eğer tork dönüş mesafesi boyu hareket ederse, iş yapmış olur.Similarly, if torque is allowed to act through a rotational distance, it is doing work.
Kinetik enerji, bir cismin hareketinden dolayı sahip olduğu enerjidir.Kinetic energy is the energy of an object as a result of its motion.
Kimi zaman bir hareket başka hareketlerin meydana gelmesine neden olur.The behavior never occurs in response to some other stimulus.
Fırlatma düzeneği 360 derece yanal ve (+)/(-) 20 derece dikey açılarda hareket edebilmekteydi.The launcher post can traverse through 360 degrees horizontally, and +/− 20 degrees in elevation.
Genellikle tropikal adalarda hızlı hareket eden, debisi yüksek dağ akarsularında bulunurlar.They are usually found in fast-moving mountain streams in tropical islands.
Naziler karşısında kurulan direniş hareketine katıldı.Eventually she joins the resistance fighters against the Nazis.
Direnç, zarın yük hareketini engellemesinden doğar.Resistance arises from the fact that the membrane impedes the movement of charges across it.
Aksi takdirde hareket kaybı veya israf vardır.If not, it is possible to lose money.
Eskiden kentte iki hareketli çarşı vardı.There used to be two grocery stores in town.
Bakış görünümü saat yüzü ekranından bir yukarı tokatlamak hareketile açıldı.The Glances view was opened with a swipe up gesture from the watch face screen.
Oxford Genişleme hareketi, "Oxford'u kitlelerle buluşturma"yı başarmıştır.The Oxford Extension movement is sometimes credited with taking "Oxford to the masses".
İki yıl sonra Reşidiler yeniden harekete geçerek Neced üzerinde hakimiyet kurdular.But within two years the Turks drove him back across the Dnieper.
Agresif olmayan yavaş hareketli örümceklerdir.They are slow-moving spiders which do not actively hunt.
1974'ten başlayarak "sistemizasyon" hareketine başlandı.His four years of "transform" life began.
Hızı ve hareketliliği onun en iyi özellikleridir.Speed and agility are no doubt his weak points.
Filmin son sahneleri oldukça hareketlidir.The finale of the film is fairly unexpected.
Fakat onların her dediğine, özellikle çapulculuk hareketlerine, karşı gelmeye başladı.To accomplish this they each speak on which part of the tale they enjoyed.
Dövüş yeteneğini amerikan güreşindeki bazı hareketlerden etkilenerek uygulamaktadır.Perhaps unintentionally, political infighting developed among some Americans.
Hindistan'da siyasetler terk ediliyor ve Çin'de yenileşme hareketleri yapılıyordu.They are being abandoned in India and reformed in China.
Şarkı; o sıralardaki AIDS karşıtı hareketlere paralel olarak yazılmıştır.This song was written in opposition to the continuing apartheid of the time.
Bu hareketiyle o kendi hayatını kurtardıktan başka yakınlarının hayatlarını da kurtardı.He had given his life to save that of his friend.
Bu hareketli ortamlarda çalışılmasına imkân tanır.This allows it to work in a mobile environment.
Bazal gangliyonlar, direkt olarak kasıtlı hareketlerin yapıldığı korteks altı yapılar dizisidir.The basal ganglia are a set of subcortical structures that direct intentional movements.
Son derece hızlı hareket ederek ordunun başında Tebriz üzerine yürüdü.This act quickly pushed the Allied army into her grave.
Bunlar, playa boyunca hafif rüzgarlar tarafından hareket ettirilir.Windows throughout Long Beach were smashed by the wind.
Yine de bana yakışan bir hareket olmadı.Not a good move at all.
Ayrıca sokakta bir hareket olduğuna dair hiçbir işaret yoktur.There is no longer any sign that there was a community there.
Bu hareket üzerinde yer alan yerkabuğunu akış yönünde sürükler.This is done by pushing that point into the stack.
1989 Tiananmen Meydanı protestolarının ardından bu hareket kısmen sona erdi.The movement partially ended after the Tiananmen Square protests of 1989.
Ancak bu durum Fransa'yı harekete geçirdi.The affair was a source of embarrassment for France.
Espri anlamında da kullanılan şaka kavramı ise güldürücü hareketleri de kapsar.The only reason we leave in any jokes is for the rotten canned laughter.
Kullanıcılar birbirlerini düzelterek, hem bir öğrenci hem de bir öğretmen olarak hareket ederler.Both meet each other as a professor and student.
Ancak kombo hareketleri vardır.This allows combos to be performed.
Hareket, hiçbir siyasi amaç gütmemektedir.It did not materialize into a political movement.
Where Have You Been, oldukça hareketli bir ritme sahiptir.If you win there's a huge rush.
ABD Meatless Monday hareketinin resmi sayfası."Meatless Monday Jamaica".
O daha ziyade düşünmeden girdiği aksiyonda en iyi hareketini düşünür.He would much rather rush into action than contemplate the best move.
Birçok beden hareketi genel olarak kabul edilmiş bilgiler barındırır.There are several generally accepted measures of effectiveness.
Hareketin yönü sifonun oryantasyonuna bağlıdır.The direction of travel depends on the orientation of the siphon.
Bu hareketin bariz bir karşıtı ise onu “dünyanın en tehlikeli fikri” olarak tanımlamıştır.After shooting the scene, however, he described it as "the most natural thing in the world."
Resmi İnternet sitesi İrlanda'daki komünist hareketin tarihiOfficial website The Military History Society of Ireland
Bu durumda göstergenin alt kısmındaki siyah top savrulma tarafına (dışa) doğru hareket eder.This is revealed when the Black Cat sneaks up on him from behind and covers his eyes.
Eylem sonrası bu inisiyatif bir hareket haline gelmiştir.Subsequently his retirement has turned out to be an active one.
Hareketli ve dinamik bir dans şarkısıdır.It is very rapid and dynamic dance.
Yürürken Ron'un kafasından kalpler çıkar ve çok yavaş hareket eder.Roy's condition suddenly turns around and he recovers.
Devletin kolonicilik hareketleriyle ilgili hizmetlerde bulundu.Employed in public service for the colonial government.
1967 Darbesine kadar çeşitli öğrenci hareketlerine dahil oldu.She was active in various school and student movements until the military coup in 1967.
Ama son yıllarda oyunun popülerlik kazanmasıyla daha da hareketli bir hal almıştır.In the years after, the game dramatically increased in popularity.
İbn Bacce'ye göre mutlak hareketler ezelidir ve ikiye ayrılırlar; dairevi olanlar ve düz olanlar.Cader Idris is visible, when not in shroud, from there and but a short car drive.
Etrafınızı sararak hareket etmenizi engellerler.It moves through you, around you.
Kısa süreli göç hareketleri,daha çok civar köylerde yaşayan halk için geçerli olmaktadır.This is a summer-time activity for many children that grow up in rural areas.
Bir yönde belirli bir hızda hareket ediyorsunuz (örneğin; kuzeye doğru).It moved in a fast, northward direction.
İki hizip de kendi örgütlerini korur ve gittikçe birbirinden bağımsız hareket etmeye başlar.The two factions kept their separate structures and continued to operate separately.
Kumun içinde yüzerek hareket ettiklerini söylemek daha doğru olur.A harsher sentence is having to swim in the swamp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod