Ana içeriğe geç
Sözlük

hareket ile cümle

hareket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu tren çok yavaş hareket ediyor.This train moves very slowly.
Ben sadece duruma göre hareket ediyorum.I'm just playing it by ear.
İnsanlar her zaman mantıklı bir biçimde hareket etmezler.People don't always act rationally.
Sen tamamen hareketsiz olmalısın ve parmak uçlarında yürümelisin. Bebek uyuyor.You must be completely still and walk on your tip-toes. The baby is asleep.
Onlar Mary kadar hızlı hareket edemezler.They can't move as fast as Mary.
Konuşmak için zaman yok. Harekete geçme vakti geldi!There's no time for talking. Time has come to act!
O, hareket içinde önemli bir rol oynadı.He played an important role in the movement.
Sıra hareket etmiyor.The line isn't moving.
Benim bacağım kırık. Hareket ettiremiyorum.My leg is broken. I can't move.
Bacağımın kırık olduğunu düşünüyorum. Hareket ettiremiyorum.I think that my leg is broken. I can't move.
Bacağımın kırık olduğunu düşünüyorum. Hareket edemiyorum.I think that my leg is broken. I can't move.
Tom nesneleri zihniyle hareket ettirebilir.Tom can move objects with his mind.
Tren zamanında hareket etti.The train departed on time.
Pazartesi öğleden sonra hareket eden bir uçuşa ihtiyacım var.I need a flight that leaves on Monday afternoon.
Hızlı hareketin de avantajları vardır.Rapid action also has advantages.
Biz daha hızlı hareket etmeliyiz.We need to move faster.
Daha hızlı hareket edemem.I can't move any faster.
Tom Boston'a hareket etti.Tom has left for Boston.
Biz hızlı hareket etmeliyiz.We must move fast.
Tekerlekli sandalye bedensel engelli insanlara daha fazla hareket özgürlüğü verir.Wheelchairs give people with physical disabilities more mobility.
Biz hareket etmek için hazırlanmak zorundayız.We've got to be prepared to act.
Biz biraz çok hızlı hareket ediyorduk.We were moving a little too fast.
Biz doğru yönde hareket ediyoruz.We're moving in the right direction.
Polis, Dan'in kendini savunma sınırları içinde hareket ettiğini tespit etti.The police established that Dan acted within the bounds of self-defense.
Ağlamayı kes ve birlikte hareket et.Stop crying and get your act together​.
Çok hızlı hareket etmek zorunda kalabiliriz.We may have to move very quickly.
Duruma göre hareket ediyor sayılırız.We're kind of playing it by ear.
Tom derhal harekete geçti.Tom immediately sprang into action.
Dedektifler Tom'un yalnız hareket ettiğine inanıyorlardı.Detectives believe Tom acted alone.
Dedektifler, Tom'un yalnız hareket ettiğini söyüyorlar.Investigators say Tom acted alone.
Bu yasadışı bir harekettir.This is an illegal transaction.
Küresel düşünün ama yerel olarak hareket et.Think globally but act locally.
Yaralanmayı önlemek için dikkatli hareket edin.Move carefully to avoid injury.
Hareketlerinin neden olduğu etkileri anladığını sanmıyorum.I don't think you understand the repercussions your actions have caused.
Ancak Tom tek başına hareket edemez.Tom, however, can't act alone.
Tom sürekli hareket halindedir.Tom is constantly on the move.
Tom program yöneticisi olarak hareket ediyor.Tom is acting program manager.
Tom harekete oy kullanmadı.Tom didn't vote on the motion.
Herkes hareket bekliyor.Everyone is expecting action.
Gerekli hareketleri yaptık.We made the necessary moves.
Okul harekete geçiyor.The school is taking action.
Tom sürekli olarak hareket halindedir.Tom is continually on the go.
Neden daha hareket etmiyorsun?Why aren't you moving yet?
Harekete geçtikleri için memnun oldum.I'm glad they took action.
Trafik yavaş hareket ediyor.Traffic is slow moving.
Biraz hareket görelim.Let's see some action.
Tom harekete geçti.Tom sprang into action.
Tom harekete geçecek mi?Will Tom take action?
Hareketli gün ne zaman?When is moving day?
Sağa hareket et.Move to the right.
Biz hareket istiyoruz.We want action.
Oldukça çabuk hareket ettik.We moved pretty quickly.
Sabah güneşinin ışınları ruhumun ateşini harekete geçirdi.The rays of the morning sun spark the fire of my soul.
Artık özgürce hareket edebilirim.I can move freely now.
O masada daha önce söylediğin şey beni gerçekten harekete geçirdi.What you said earlier at that table really moved me.
Hükümet çok yavaş biçimde hareket ediyor.Government moves very slowly.
Fadıl olabildiğince çabuk olarak hareket ediyordu.Fadil was moving as quickly as he could.
Fadıl, Leyla'ya birlikte hareket etmelerini önerdi.Fadil suggested to Layla that they move together.
Fadıl harekete geçti.Fadil jumped into action.
Yalnız hareket ettim.I acted alone.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod