Tom Mary ile daha fazla vakit harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend any more time with Mary.
Evi temizlerken harcamam gerekenden daha fazla zaman harcamak istemiyorum.I don't want to spend more time cleaning the house than I need to.
Para harcamak seni mutlu eder mi?Does spending money make you happy?
Para harcamak beni mutlu etmez ama bir şeyler almak eder.Spending money doesn't make me happy, but buying things does.
Boşa zaman harcamaktan vazgeç.Quit wasting time.
Birlikte daha fazla zaman harcamak isterdim.I wish we could spend more time together.
Neden onu yaparak boşa vakit harcamak istiyorsun?Why do you want to waste time doing that?
O, hayatının geri kalanını onunla harcamak istedi.She wanted to spend the rest of her life with him.
Zamanımızı boşa harcamak demek hayatımızı boşa harcıyoruz demektir.Wasting our time is like wasting our lives.
Bir kuaförde kendimi para harcamaktan kurtarmak için bir saç kesme makinesi aldım.I got a hair-clipper to save myself from spending money on a hairdresser.
Bazen tek başına biraz zaman harcamak harikadır.Sometimes it's great to spend some time alone.
Gerçekten giyeceğim bir şeye para harcamak isterim.I'd rather spend money on something I'd actually wear.
Benim en büyük zayıflığım ayakkabılara para harcamak.My biggest weakness is spending money on shoes.
Paramı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my money.
Onu bizim için birine yaptırmak için ne kadar para harcamak zorunda olacağız?How much money will we have to spend to have someone do that for us?
Tom, parasını istediği gibi harcamakta serbesttir.Tom is free to spend his money any way he wants to.
İnsanların zaman harcamak için bilgisayarları kullanmaları çok kötü.It's too bad people use computers to waste time.
Sami parasını atlara harcamak istemedi.Sami didn't want to spend his money on horses.
Tom hapiste zaman harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend time in jail.
Tom kazandığı kadar çok para harcamak zorunda değildi.Tom didn't have to spend as much money as he did.
O kadar çok para harcamak istemiyordum.I wasn't willing to spend that much money.
Büyük olasılıkla Tom, Mary'den daha fazla para harcamak zorunda kalacak.Tom will quite likely have to spend more money than Mary.
Parayı harcamaktan pişman olma.Don't regret spending the money.
Tom zamanını harcamak istemedi.Tom didn't want to waste his time.
Bu kadar da fazla harcamak istemiyorum.I don't want to spend that much.
Bu kadar fazla harcamak istemiyorum.I don't want to spend that much.
Tom su gibi para harcamakta.Tom has been spending money like there's no tomorrow.
Zamanını harcamak için daha kötü yollar var.There are worse ways to spend your time.
Patronuna hediye almak için bu kadar para harcamak gerçekten doğru mu?Is it really OK to spend that much money on a gift for your boss?
Diğer ticaret şirketlerinin aksine, Würth araştırma ve geliştirmelere çok para harcamaktadır.Unlike other trading companies, Würth spends much on research and development.
Çin İKB'leri %50 üzeri hızla büyümek için kullanıldı ve sermaye harcamak istemiyorlardı.Chinese CEOs has been used to growing at 50%+ speed and do not want to spend capital.
GAA üyeleri kendi enerjilerini sadece gey hakları sorunlarına harcamak istediler.GAA members wanted to concentrate their energies exclusively on gay rights issues.
Arnavutlar tütün ürünlerine yılda yaklaşık 300.000.000 Euro'dan fazla para harcamaktadır.Syrians collectively spend about $600 million per year on tobacco consumption.
Para harcamaktan hoşlanır.He only cares about money.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.Their sole duty was to manage the spending of money on the exhibition of games or on public works.
Amerika obeziteyle savaşta yıllık 250.000.000 $ para harcamaktadır.The United States spends over $51 million yearly on the war on drugs.
Fakat, hani şu kulelerden birisi için yüz milyon dolar harcamak gerekir.But it's a hundred million dollars to put up one of those towers.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir.The £10,000 that Robert spend isn't available to the DlY Store for them to spend just yet.
Harcamak ne bilmiyordum. "I didn't know what to spend it on."
Ne biz paramızı harcamak, % 57 ücret üzerinde harcanmaktadır.What we spend our money on, 57% is spent on wages.
Daha çok ucuz bizim ofis alanı, biz harcamak ikinci büyük miktarıdır.The second largest amount we spend is on our office space, which again is very cheap.
Şimdi harcamak çok daha eğlencelidir.It's a lot more fun to spend now.
Ben onunla vakit harcamak iyidir ise, o daha iyi alırsınız.If it's okay that I spend time with him, he'll get better.
Bu şirkete daha fazla kredi vermek, parayı boşa harcamak olurdu.And to lend this bank or this company any money would just be throwing good money after bad.
Bir bomba için milyonlar harcamak kabul edilebilir hale geliyor.They need a public who is willing to send their soldiers into harm's way.
Bir kaç soru için 30.000 külçe harcamak mı?To spend 30,000 teals for a few questions?
Her ne kadar Godtfred bir freze makinesine para harcamak istemiyor olsaydı daEven though Godtfred wasn't comfortable spending money on a milling machine.
Harika görünmek için çok para harcamak zorunda değilsiniz.You do not have to spend a lot of money to look great.
Yemek ve para harcamak dışında... ...bir şey bilmez misin sen ?What else do you know besides eating and spending?
Bu yüzden kendi paranın çoğunu harcamak zorunda kaldığını duydum.So I hear you had to use a lot of your own money.
Ve mütteahit 1000 liradan az harcamak istiyor.And he wants to spend less than $1,000.
Ve bunun hakkında güzel olan; Bu parayı boşa harcamak değil, burada özgürlük kazancı var.And the great thing about it is that it's not money down a hole, there is a freedom dividend.
Bu konudaki tek eksiğimiz bu uygulamaları kullanıma sokmak için gereken parayı harcamak.All we lack is the action to actually spend the money to put those into place.
Sonsuz biraz abartı ama, harcamak isrediğimden daha fazla zamanımı alır.Not forever, but just more time than I want to spend.
Fakat hemen hemen bütün paramı sınır görevlilerine rüşvet vererek harcamak zorunda kalmıştım.But I had to spend almost all my money to bribe the border guards in Laos.
Peki aynı işi yapmak için birim yük başına ne kadar enerji harcamak gerekir?But how much work did it take to move it from there to there per charge?
Parayı harcamak kazanmaktan zordur.Indeed spending the money is a lot harder than earning it.
Ve içeride 100 metrekarelik vakit harcamak için bir alan var.And there is about 1,000 square feet of hanging-out space inside.
Bir şeyleri boşa harcamaktan hiç hoşlanmam, özellikle de duvarları.I hate waste, especially walls.
Neyse, bu konuya çok zaman harcamak istemiyorum.Anyway, I don't want to focus too much on that.