Ana içeriğe geç
Sözlük

harcamak ile cümle

harcamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tatilleri harcamak bana çok pahalıya mal oluyor.It's costing me a lot to spend the holidays.
Para harcamak çok kolay.Spending money is as easy as pie.
10 dolardan daha fazla harcamak istemiyorum.I don't want to spend more than $10.
Bana sorarsan, çizgi roman okumak tamamen boşa zaman harcamaktır.If you ask me, reading comics is a complete waste of time.
Ömrümün en iyi yıllarını senin için harcamak istemiyorum..I do not want to waste the best years of my life for you.
Bütün paralarını harcamak gülünç olurdu.It would be ridiculous to spend all their money.
Burada suyu boşa harcamak yasal değildir.It's illegal to waste water here.
Onun hakkında konuşarak çok zaman harcamak istemediler.They did not want to spend much time talking about it.
İnsanların yeni mallara harcamak için daha fazla parası vardı.People had more money to spend on new goods.
Beni mutlu eden şeyleri yaparak daha çok zaman harcamak istiyorum.I want to spend more time doing things that make me happy.
Önemli olan şeyleri yaparak daha fazla zaman harcamak istiyorum.I want to spend more time doing things that matter.
O orada oturarak ve pencereden dışarı bakarak oldukça çok zaman harcamaktadır.She spends a pretty good chunk of time just sitting there and looking out the window.
Harcamak için gereğinden fazla zamanımız var.We have more than enough time to spare.
Ne tür bir insan bir bisiklete bu kadar para harcamak ister?What kind of person would spend so much money on a bicycle?
Tom eskisi kadar çok para harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend as much money as he did.
Tom çiti boyamak için çok fazla zaman harcamak niyetinde değildi.Tom didn't intend to spend so much time painting the fence.
Ben o sorun ile ilgili daha fazla zaman harcamak istemediğimi fark ettim.I realized that I didn't want to spend any more time dealing with that problem.
Evi temizlerken gereğinden daha fazla zaman harcamak istemiyorum.I don't want to spend any more time than necessary cleaning the house.
Ben bu proje üzerinde çalışarak daha fazla zaman harcamak istemiyordum.I didn't want to spend any more time working on that project.
Tom'u Fransızca çalışmaya ikna etmeye çalışmak için daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time trying to convince Tom to study French.
Tom'la tartışarak daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time arguing with Tom.
Tom ile daha fazla zaman harcamak istemiyordum.I didn't want to spend any more time with Tom.
Anahtarlarımı aramaya daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time looking for my keys.
Hapishanede daha fazla zaman harcamak istemiyordum.I didn't want to spend any more time in jail.
Mutfak zeminini temizlemek için daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time cleaning the kitchen floor.
Tom kaç para harcamak zorunda olduğumuzu tam olarak bilmeli.Tom should know exactly how much money we have to spend.
Tom kullanılmış bir motorsiklet için 300 dolardan daha fazla harcamak istemiyor.Tom doesn't want to spend more than $300 for a used motorcycle.
Tom onu tartışarak çok fazla zaman harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend too much time discussing that.
Sadece bir saat harcamak için televizyon izledim.I watched TV only to waste an hour.
Sözünü kesmek ve zamanını boşa harcamak isteyen insanlar var.There are people who just want to interrupt and waste your time.
O, noeli hastanede harcamak zorunda kalmak hakkında çok kaygılıydı.He was very worried about having to spend Christmas in the hospital.
Amaçlarımıza ulaşmak için her zaman çaba harcamak zorundayız.We always have to make efforts to reach our goals.
Oğlunla daha fazla zaman harcamak zorundasın.You have to spend more time with your son.
Onu harcamak istemedim.I didn't want to waste it.
Ne kadar harcamak istiyorsun?How much do you want to spend?
Bu kadar zamanı boşa harcamak istemedim.I didn't want to waste so much time.
Tom'la konuşarak vakit harcamak istemiyorum.I don't want to waste time talking to Tom.
Tom muhtemelen o kadar para harcamak istemez.Tom probably doesn't want to spend that much money.
Bunu tekrar yapmaya çalışmak için zamanımı harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time trying to do this again.
Zamanını harcamak istemiyorum.I don't want to waste your time.
Şu andan itibaren, biz daha az para harcamak zorunda kalacağız.From now on, we'll have to spend less money.
Zamanımı boşa harcamak istemedim.I didn't want to waste my time.
Tom tepki vererek zamanı boşa harcamak istemedi.Tom didn't waste time responding.
Bunun için zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
Bu konuda zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
O artık Tom'la zaman harcamak istemiyordu.He didn't want to spend any more time with Tom.
O, Tom'la daha fazla zaman harcamak istemiyordu.She didn't want to spend any more time with Tom.
Harcamak için çok param yok.I don't have a great deal of money to spend.
Tom bir yemek için bu kadar harcamak istemiyordu.Tom didn't want to spend that much for a meal.
Hayatımın en iyi yıllarını senin hatrın için harcamak istemiyorum.I don't want to waste the best years of my life for your sake.
Gençken bilgisayarın önünde zaman harcamak yerine seyahat etmelisin.You should travel while you're young instead of spending time in front of the computer.
Benim harcamak için çok fazlam yok.I don't have much to spend.
Lütfen zamanımızı boşa harcamaktan vazgeç.Please stop wasting our time.
Onu boşa harcamak bir günah olacaktı.It would be a sin to waste it.
Hayat birinden nefret ederek boşa zaman harcamak için çok kısa.Life is too short to waste time hating anyone.
Tom istediği kadar zaman harcamak istiyor.Tom likes to take his time.
Çok harcamak biraz biriktirmekten daha kolay.It's easier to spend a lot than to save a little.
Bunu harcamak istemiyorum.I don't want to blow it.
Biz şimdi Tom ile zaman harcamak zorundayız.We have to spend time with Tom now.
Günü Tom'la harcamaktan zevk alacağını biliyorum.I know you'll enjoy spending the day with Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
harcamak ile cümle - harcamak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App