Ana içeriğe geç
Sözlük

hararet ile cümle

hararet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Ám érdekes módon, döntésünk ellen nem tiltakoztak túl hevesen a játékosok.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.그런데 흥미롭게도, 게이머들이 너무 격하게 이 결정을 비난하지는 않았습니다.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Mais, étrangement, ce choix n'a pas été condamné violemment par les joueurs.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Ma paradossalmente, questa scelta non è stata criticata con troppa veemenza dai giocatori.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Mas curiosamente, esta escolha não foi condenada muito veementemente pelos jogadores.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Nhưng thú vị là, sự lựa chọn này đã không bị lên án dữ dội bởi các game thủ.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Opvallend is dat deze keuze niet al te fel was afgekeurd door gamers.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Pero curiosamente, esta elección no fue condenada con tanta vehemencia por los jugadores.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Αλλά έχει ενδιαφέρον το ότι αυτή η επιλογή δεν καταδικάστηκε πολύ έντονα από τους παίκτες.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Интересно, что геймеры не встретили этот выбор большим недовольством.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Цікаво, що геймери не засудили наш вибір.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.אבל מעניין, בחירה זו לא גונתה בלהט על ידי הגיימרים.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.ولكن من المثير للاهتمام، وهذا الاختيار لم يدان بشدة أيضا من قبل اللاعبين.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.大きな批判はありませんでした 大きな批判はありませんでした
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.Bola som ohromená, že tam bola vášnivá debata o tom, či by sme mali ženám hovoriť, akú majú hustotu prsníkov.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.Byłam zdumiona burzliwą dyskusją na temat tego, czy należy informować kobiety o gęstości ich piersi.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.És megdöbbentett, hogy parázs vita folyt arról, hogy közöljük-e a nőkkel mennyi az emlősűrűségük.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.그 자리에서 참석자들이 여성들에게 유방치밀도를 통지해야 하는지에 관한 열띤 토론이 벌어진 것을 보고 어안이 벙벙했습니다.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.Ohromilo mě, že tam byla velmi živá debata o tom, zda se má ženám říci, jaká je hustota jejich prsu.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.И я была поражена, что там был горячий диспут о том, должны ли мы информировать женщин о плотности их груди.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.І мене приголомшила палка дискусія щодо того, чи варто говорити жінкам, яка в них щільність молочних залоз.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.והייתי המומה שהיה דיון לוהט לגבי האם עלינו לספר לנשים מה דחיסות השד שלהן.
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.وقد تفاجئت بوجود جدال محدوم حول اذا ما كان يجب اخبار النساء عن تصنيف كثافة الثدي الخاص بهن
Ne tuhaftır ki, hararetle tartışılan konu kadınlara meme yoğunluklarını söylesek mi söylemesek mi.激しい議論が交わされた事に 私は驚きました 当然 知らせるべきです
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Er hob sein Glas und leerte es fieberhaft, mit Blick auf die Tatsache, dass es hatte nichts drin.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Felvette poharát, és lecsapolták it lázasan, kilátással a tény, hogy nem semmi benne.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.그는 유리를 집어서 feverishly 그것을 탈진, 사실을 바라보는 그게 아무것도 거기에 않았다.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Hän otti lasinsa ja vieneet kuumeisesti, overlooking että se ei ollut mitään siihen.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Han tog sit glas og drak det febrilsk, med udsigt over det faktum, at det havde ikke noget i det.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Han tog sitt glas och tömde den feberaktigt, med utsikt över det faktum att det hade inte något i det.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Hij pakte zijn glas en dronk het koortsachtig, met uitzicht op het feit dat het had niet iets in.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Il prit son verre et le vida fébrilement, donnant sur le fait qu'il avait pas quelque chose en elle.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Luă paharul şi drenat it febril, cu vedere faptul că nu au avut nimic în ea.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Pobral je kozarec in ga odcejene vročično, s pogledom na dejstvo, da ni nič v njem.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Podniósł szkła i osuszone go gorączkowo, z widokiem na fakt, że że nie wszystko w nim.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Prese il bicchiere e lo scolò febbrilmente, trascurando il fatto che non aveva nulla in essa.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Zdvihol pohár a vypustiť ju horúčkovito, s výhľadom na skutočnosť, že nemal nič v ňom.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Zvedl sklenici a vypustit ji horečně, s výhledem na skutečnost, že neměl nic v něm.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Πήρε το ποτήρι του και στραγγισμένα it πυρετωδώς, με θέα το γεγονός ότι δεν είχε τίποτα σε αυτό.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Він підняв свою склянку і випив його гарячково, забуваючи про те, що він не все в ньому.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Он поднял свой стакан и осушил его лихорадочно, забывая о том, что он не все в нем.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.Той вдигна чашата си и я пресуши трескаво, с изглед към факта, че не е нищо в него.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.انه التقط كأسه والمصفى عليه بشكل محموم ، ويطل على حقيقة أنه لم أي شيء في ذلك.
O kadehini kaldırdı ve hararetle süzülür, aslında bakan bir şey yoktu.その中に何も入力しないでいた。 "私は、バーティを行っています!"と彼は言った。彼はガラスで別の挑戦していた。
Sınıf içinde, öğrencilerin hararetle tartıştığı büyük toplumsal sorunlar üzerine münazaralar yapılır.수업 시간에 우리는 학생들이 중요한 사회문제에 대해서 매우 강력히 고수하고 있는
Sınıf içinde, öğrencilerin hararetle tartıştığı büyük toplumsal sorunlar üzerine münazaralar yapılır.W klasie mamy dyskusję na tematy związane z bardzo drażliwymi przekonaniami moralnymi które mają studenci.
Sınıf içinde, öğrencilerin hararetle tartıştığı büyük toplumsal sorunlar üzerine münazaralar yapılır.בכיתות, יש לנו וויכוחים על כמה מהעקרונות מעוררי היצרים המוסריים שלסטודנטים יש
Sınıf içinde, öğrencilerin hararetle tartıştığı büyük toplumsal sorunlar üzerine münazaralar yapılır.في قاعة الدرس، لدينا حجج حول بعض القناعات الأخلاقية الأشد شراسة التي لدى الطلاب
Sınıf içinde, öğrencilerin hararetle tartıştığı büyük toplumsal sorunlar üzerine münazaralar yapılır.激しく対立する道徳的信条が 教室での私たちの 議論の対象となります
Uyuşturucu hakkında iletişimde bulunmak, hararetli ve heyecanlı bir konu olduğundan, güç bir iştir.Communiquer sur la drogue n’est pas chose facile, car le sujet est porteur de passion et d’émotion.
Uyuşturucu hakkında iletişimde bulunmak, hararetli ve heyecanlı bir konu olduğundan, güç bir iştir.La comunicación sobre drogas es difícil, ya que se trata de un tema que levanta pasiones y resulta emotivo.
Uyuşturucu hakkında iletişimde bulunmak, hararetli ve heyecanlı bir konu olduğundan, güç bir iştir.Создание Национального наблюдательного центра по наркотикам: совместное пособие
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..그리고 격렬한 토론이 있었던 2주간의 회의기간 동안에 이 연극은 계속 언론의 조명을 받았습니다.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..2週間の大論争を繰り広げました 政府は最終的にウガンダでの
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Dan rapat ini dibahas oleh media selama berminggu-minggu, ada diskusi besar selama dua minggu.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..És ezen az egyeztetésen, ami a napilapokban hetekig jelen volt, volt két hét, amikor nagyon aktív vita folyt.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Nesta reunião, que durou semanas na imprensa, duas semanas em que houve muita discussão.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Und während diesem Treffen, es war wochenlang in der Presse, zwei Wochen lang gab es eine riesige Diskussion.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Và trong cuộc họp này -- kéo dài nhiều tuần trong buổi họp báo, 2 tuần thì có một cuộc thảo luận lớn.
Ve bu toplantıda... bunlar haftalarca basında yeraldı... iki hafta boyunca hararetli tartışmalar olmuş..Y ese encuentro estuvo en los medios durante semanas , dos semanas de grandes discusiones.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod