2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.În 2008, ciclonul Nargis a devastat Myanmar.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.In 2008 verwoestte de cycloon Nargis Myanmar.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.Nel 2008 il ciclone Nargis ha devastato il Myanmar (Birmania).
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.Pada tahun 2008, Angin topan Nargis menghancurkan Myanmar
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.Vào năm 2008, bão Nargis tàn phá Myanmar.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.V letu 2008 je ciklon Nargis opustošil Mjanmar.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.V roce 2008 cyklón Nargis zdevastoval Barmu.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.V roku 2008 cyklón Nargis zdevastoval Myanmar.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.W 2008 cyklon Nargis zdewastował Birmę.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.Το 2008, ο κυκλώνας Νάργκις κατέστρεψε την Μιανμάρ.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.В 2008 циклон Наргис обрушился на Мьянму.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.През 2008 г. циклонът Наргис опустоши Мианмар.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.У 2008 році М'янму спустошив ураган Нарґіс.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.ב 2008, סופת הציקלון נרגיס הרסה את מייאנמר.
2008 yılında, Nargis Kasırgası Myanmar'ı harap etti.何百万人もの人々が深刻に援助を必要としていました
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu.세계 2차 대전 후 유럽은 황폐해졌지만
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.A II. világháború után Európa romokban hevert, de még mindig hatalmas tengerentúli gyarmatai voltak:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Dopo la seconda guerra mondiale, l'Europa era devastata, ma ancora deteneva grandi domini coloniali:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.După al 2-lea război mondial Europa era devastată, dar totuși deținea largi colonii peste ocean:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Nach dem Zweiten Weltkrieg war Europa am Boden, hatte aber noch große Überseekolonien
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Na de Tweede Wereldoorlog was Europa verwoest, maar nog altijd in het bezit van grote overzeese kolonies:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Po drugiej wojnie światowej Europa była zniszczona. ale wciąż utrzymywała duże zamorskie kolonie:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Sau Thế Chiến Thứ Hai, Châu Âu bị tàn phá, nhưng vẫn nắm giữ một số lượng lớn các thuộc địa:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Tras la Segunda Guerra Mundial Europa quedó devastada, pero aún mantenían extensas colonias en ultramar:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.Μετά το Δεύτερο Παγκόσμιο Πόλεμο η Ευρώπη ήταν κατεστραμμένη, αλλά είχε ακόμη πολλές υπερπόντιες αποικίες:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu. Ancak yine de denizaşırı büyük kolonileri elinde tutuyordu.После Второй Мировой войны Европа была разгромлена, но она все еще владела обширными колониями:
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu.לאחר מלחמת העולם השניה אירופה היתה הרוסה,
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu.بعد الحرب العالمية الثانية أوربا دٌمرت بالكامل ,
2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa harap olmuştu.しかし それでも海外に大きな植民地を持っていました
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.집 60채가 파괴되었고 40채가 망가졌어요.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 case sono state distrutte, 40 danneggiate.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 de case au fost distruse, iar 40 au fost grav afectate.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 domów zostało zrównanych z ziemią, a 40 zniszczonych.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 hem förstördes och 40 skadades.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 hogares se destruyeron y 40 sufrieron daños.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 huizen werden verwoest en 40 huizen werden beschadigd.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 kotia tuhoutui ja 40 vahingoittui.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 maisons ont été détruites et 40 endommagées.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 otthon pusztult el, és 40 másik megrongálódott.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 rumah hancur, dan 40 rumah rusak.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 σπίτια καταστράφηκαν, και 40 υπέστησαν ζημιές.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 будинків було зруйновано, 40 пошкоджено.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 домов было разрушено, 40 было повреждено.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.60 בתים נהרסו, ו-40 נזוקו.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.Ficaram destruídas 60 casas e 40 ficaram danificadas.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.دُمر 60 منزلاً، وعطبت 40 منزلاً.
60 ev harap olmuş, 40 tanesi de zarar görmüş.その家族全員が責任を負うことになり、
Alacağın tek ödül ise fakirliğin, açlığın yokluğun, harap düşen köylerin ortadan kalktığını görmek.飢餓も、堕落も、打ち捨てられた町々も、全てなくなります。 これに魅力が感じられず、やはりお金にしか動機付けが見つからないとしたら、
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.성공적으로 생산해냈고, 후에 전부 다시 지어야 했죠.
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.שהרסנו הרבה באירופה, והיינו צריכים לבנות אותה לאחר מכן.
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.دمرت معظم قارة أوروبا .. ومن ثم إعادة بناءها مرة أخرى
Avrupa'nin buyuk kismini harap ettik ve sonrasinda da yeniden insa etmek zorunda kaldik.それで国の会計システムは
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Aber Hagel wird sein den Wald hinab, und die Stadt danieden wird niedrig sein.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Ale prv bude padať ľadovec, až i sostúpi les, a do nízkosti bude snížené mesto.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,anche se la selva cadrà e la città sarà sprofondata
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Aunque el bosque caiga por completo, y la ciudad sea totalmente abatida
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Byť pak i krupobití spadlo na les, a velmi sníženo bylo město.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Choćby i grad spadł na las, a miasto bardzo poniżone było.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,Dar pădurea va fi prăbuşită supt grindină şi cetatea plecată adînc.
Dolu ormanları harap etse, Kent yerle bir olsa da,De jégesõ hull és megdõl az erdõ, és a város elsülyedve elsülyed!