Ana içeriğe geç
Sözlük

harap ile cümle

harap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu köşk uzun yıllar harap halde kaldı.Είναι βέβαιο ότι στην πόλη αυτή διέπρεψε για μεγάλο χρονικό διάστημα.
O sıralarda Ayasofya harap bir haldeydi.Είναι πιθανό ότι εκείνη τη στιγμή τελούνταν ανθρωποθυσία.
Carlos harap olmuştur.Ο Κάρολος ήταν συντετριμμένος.
Bu iş kapsamında harap durumda olan bina ve bahçenin tamamı temizlenmiştir.Από την δεξαμενή αυτή υδροδοτείται το ανάκτορο και όλος ο κήπος.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Bjerge og floder skiftede plads og veje blev ødelagt.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Han overgav sig efter, at han var blevet truffet i benene og armen og fået sit gevær ødelagt af en kugle.
Savaşlarda harap olan kanalları ve çiftlikleri tamir etti.Han genopbyggede kanalsystemet og skaffede såsæd og avlsdyr til de gårde, der var blevet ødelagt i krigene.
Pencereleri harap olmuştur.Vinduerne er firkantede.
1376'da, ortak orduları Volga Bulgaristan'ı harap etti.I 1376 hærgede deres forenede hære Det volgabulgarske rige.
1541 yılında çıkan büyük bir yangın sonucunda kalenin büyük bir kısmı harap olmuştur.Ved en brandkatastrofe i 1564/65 blev en del af slottet ødelagt.
Şehir tamamen harap oldu ve bir daha inşa edilmedi.Landsbyen blev ubeboelig og blev aldrig genopbygget.
Bir dizi kemerden oluşan harap bir yapı, kalenin güneydoğusundan biraz uzaktadır.En række småkratere ligger i en bue væk fra randen mod sydvest.
835 kilometre (520 mil) genişliğinde bir alan harap olmuştur ve bazı ilçelerde nüfusun %60'ı ölmüştür.Et område med en radius på ca. 780 km blev ødelagt og i nogle amter døde 60 % af befolkningen.
Mahallenin bilinen tek eski ismi Harapsorik'tir.Den eneste tryllestavsbutik man hører om er Ollivanders.
Faith ise harap bir halde Los Angeles'ın yolunu tutar.Han bruger sine superkræfter til at holde gaderne i Los Angeles trygge.
Pelennor Çayırları Savaşı'ndan sonra harap hâle gelmiştir.Fuglelyde fra gulspurve er brugt forkert efter årstiden.
Bu yüzden bahçe, o zamanlar harap bir hâlde idi.Men da havde slottet allerede i nogen tid været ruin.
Daha önce harap ve çalışmaz bir durumda idi.Og at de arbejdede under et umenneskeligt tids- og nervepres.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Fjell og elver byttet plass, og veier ble ødelagte.
Savaşlarda harap olan kanalları ve çiftlikleri tamir etti.Han gjenoppbygde kanaler og gårder som var blitt ødelagt i krigene.
Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu.Han overga seg etter at han var blitt truffet i beina og armen, og fått geværet ødelagt av en kule.
Pencereleri harap olmuştur.Bare vinduene ble ble ødelagt.
Bunların bir kısmı restore edilmiş, bir kısmı da harap haldedir.Noen av fortene forfaller, mens andre har blitt (delvis) restaurert.
Her iki sur da harap haldeydi ve çarpışmalar sürüyordu.Der var det imidlertid rødt lys og begge stoppet.
Etrafındaki korkuluk duvarları yılların tahribatıyla harap olmuştur.Spesielt murene er skadet av flomvann i årenes løp.
Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir.Noen arter, som kan gjøre mye skade, utvikler seg i bløte frukter (se skadedyr).
Süleyman Mabedi harap edildi.Zoeys sjel er knust.
24 Aralık ,1974 tarihinde, Avustralya'da Cyclone Tracy adlı Darwin Siklon'u şehri harap etmiştir.1974 – Syklonen «Tracy» rammer den australske byen Darwin.
835 kilometre (520 mil) genişliğinde bir alan harap olmuştur ve bazı ilçelerde nüfusun %60'ı ölmüştür.Area sebesar 840 kilometer (5220 mil) telah hancur di sebagian besar negara, 60% dari populasi telah mati.
Carlos harap olmuştur.Philippe menjadi kacau.
Suni olarak ağartılmış unlarda E vitaminin bir kısmı harap olmaktadır.Dan dalam persembunyiannya Musliamh pun kabur Muslimah pun hampir diperkosa.
Para hazır ama Rıza harap.Nu Maha Murah, Nu Maha Asih.
Eskiden harap durumda olan yapı 20. yüzyılın sonlarında restore edilmiştir.Stabilisasi dan pemulihan struktur yang tersisa dimulai pada awal 1900-an.
1376'da, ortak orduları Volga Bulgaristan'ı harap etti.Năm 1376, họ cùng nhau đem quân cướp phá Volga Bulgaria.
Her iki sur da harap haldeydi ve çarpışmalar sürüyordu.Quá tức giận, cả hai đã nhảy vào đánh nhau.
Alexandre doğduğu sıralarda babası iyice harap olmuştu.Tại thời điểm Alexandre Dumas được sinh ra, cha ông bị suy kiệt nặng nề.
Pencereleri harap olmuştur.Các cửa sổ cũng được nới rộng.
Selahaddin'in kuşatma kuleleri ve topları Kudüs surlarını dövüyor ve harap ediyordu.Lâu đài Kamień i Sępólno bị quân Teutons đánh chiếm và phá hủy.
Deprem sonrasında, Tokyo harap olmuştu.事件勃発と同時に東京は壊滅状態となった。
Sy "günümüze,bu harap olmuş korkunç dünyaya daha çok sığınmacı olarak gelmiş gibiler.彼は「彼らはこの恐ろしく荒廃した世界で今日まで生き延びた難民だ。
Alexandre doğduğu sıralarda babası iyice harap olmuştu.彼が亡くなった際、ナポレオンは非常に悲しんだ。
835 kilometre (520 mil) genişliğinde bir alan harap olmuştur ve bazı ilçelerde nüfusun %60'ı ölmüştür.震源から840kmもの広範囲にわたって破壊され、ある地域では人口の60%が死亡した。
Uzun zamandan beri kullanılmadığı için haraptır.そのため埃がひどく、長い間使われていない。
Eskiden harap durumda olan yapı 20. yüzyılın sonlarında restore edilmiştir.現存している構造は、20世紀初期に復元された結果である。
II. Dünya Savaşı sırasında birçok şehir harap edildi.第二次世界大戦では街の一部が破壊された。
Özellikle 1782 yılında çıkan yangında harap hale gelmiş, ardından da tekrar tamir edilmiştir.1788年の天明の大火により焼失し、その後、再建された。
Para hazır ama Rıza harap.「お金はないけど、気合はある!
Günümüzde ise medreselerin çoğu harap durumdadır.その多くが、現在では故人となっている。
Pencereleri harap olmuştur.门窗已毁。
Para hazır ama Rıza harap.儉以計厚待欽,情好歡洽。
1541 yılında çıkan büyük bir yangın sonucunda kalenin büyük bir kısmı harap olmuştur.祸不单行,1541年的一场大火也大大破坏了主教座堂。
Burada eskiden harap bir kale vardı.以前曾經是一座城堡。
Kudüs, MÖ 586'da Babilliler tarafından fethedildi ve Nehemya şehri harap edilmiş olarak buldu.586公元前 耶路撒冷 被 尼布甲尼撒 攻破,所罗门圣殿 被毁。
Bunların bir kısmı restore edilmiş, bir kısmı da harap haldedir.奉命錄囚,多所平反,招撫逋叛甚眾。
Bunun üzerine, Alman ülkesini harap eden Otuz Yıl Savaşları (1618-1648) başladı.因此引发了三十年战争(1618-1648年)。
Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir.大數據並沒有抽樣;它只是觀察和追踪發生的事情。
Bunların bir kısmı restore edilmiş, bir kısmı da harap haldedir.그러나 이들은 박해를 받는 경우가 많았으며, 여러 국가로부터 추방당하기도 하였다.
Sadece harap bir görüntünün olması gerekiyordu" dedi.나는 그냥 감미로운 키스만 생각했어요."라고 말했다.
II. Dünya Savaşı sırasında birçok şehir harap edildi.제2차 세계 대전 시기에는 도시의 대부분이 파괴되었다.
Bu yüzdende harap durumdadir..그 결과가 이 방울이다...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod