Ana içeriğe geç
Sözlük

harap ile cümle

harap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Rahibe Angelica bu açıdan harap olmuştur; hemen vesikayı imzalar ve ağlayarak yere yığılır.Sor Angélica, desolada, firma el documento y se desmaya, entre lágrimas.
Sivil halk harap edildi.La población es masacrada.
1376'da, ortak orduları Volga Bulgaristan'ı harap etti.En 1376, sus ejércitos unidos devastaron Bulgaria del Volga, un aliado de la Horda de Oro.
Şehir tamamen harap oldu ve bir daha inşa edilmedi.La ciudad fue saqueada hasta el punto de que nunca fue reconstruida.
Suriye harap edildi ve böylece II. Justinus barış anlaşması istemek zorunda kaldı.Posteriormente el ejército persa saqueó Siria, provocando una nueva petición de paz por parte de Justino II.
Deprem'de, Lizbon'daki binâların %85'i harâp oldu.En Tasmania, el 85% de los viejos regnans han sido talados.
Harap durumdaki bir sitede geçen roman, film setlerini dekore etmeye indirgenmiş bir ressam hakkındadır.Es una escultura que representa a tres pasajeros pintados a la fantasía del autor.
Deprem sonrasında, Tokyo harap olmuştu.Después del sísmo, Lisboa está en ruinas.
Bu gün bakımsız ve harap durumdadır.Ahora está en la ruina y desempleado.
Harap ve canı yanan Mia, Sebastian ile ayrılır ve ailesine döner.El pastor, enloquecido, matará a Sebastià y huirà con su mujer de vuelta a la Tierra alta.
Yapıdan geriye kalan semahanesi uzun müddet harap vaziyette idi.La mayor parte de lo que el hombre ha construido desde hace mucho tiempo se destruyó.
Uzun zamandan beri kullanılmadığı için haraptır.Durante mucho tiempo se le dio por inexpugnable.
Oyun karakteri, enkazdan çıkarak harap olmuş bir tiyatroya girer.La banda está presentándose tocando en una atmósfera desértica.
Savaşlarda harap olan kanalları ve çiftlikleri tamir etti.Ricostruì i canali e rifornì le fattorie distrutte nel corso delle guerre.
Pencereleri harap olmuştur.Le finestre sono schermate.
Üzerinde günümüzde harap durumda bir bağ evi bulunmaktadır.Oggi si trova al suo posto una casa di riposo.
Savaşın ardından harap olan ülkede yeniden yapılanmaya gidildi.Anche questa distrutta durante la guerra, venne successivamente ricostruita.
Burada eskiden harap bir kale vardı.Una volta c'era anche un castello.
Bu yüzdende harap durumdadir..È la finta perfida della situazione.
Harap durumdaydı, ayna taşı kırılmıştı ve musluğu koparılmıştı, su gelmemekteydi.Aveva finito la benzina perché l'indicatore era rotto e i box erano troppo lontani per spingere l'auto.
Bu iş seni harap ediyor!Работа тебя разрывает!
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Горы и реки изменили своё местонахождение, дороги были разрушены.
Günümüze harap bir durumda gelebilmiştir.Он дошёл до наших дней в плохом состоянии.
O sıralarda Ayasofya harap bir haldeydi.В это время писатель уже был безнадёжно болен.
Peristerona Medresesi de harap haldedir.Обитель зла: Возмездие (неопр.).
Uzun zamandan beri kullanılmadığı için haraptır.Видно, что он давно ничего не ел.
Sivil halk harap edildi.Человеческая цивилизация уничтожена.
Bu yüzdende harap durumdadir..Именно тут и происходит перелом.
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Ущерб от разрушения плотины может быть чрезвычайно большим.
13 Mayıs 1647'de 12.000 kişinin öldüğü ağır bir deprem şehri harap eder.13 мая 1647 года на Сантьяго де Чили обрушилось мощное землетрясение, унеся жизни 12.000 жителей.
Pelennor Çayırları Savaşı'ndan sonra harap hâle gelmiştir.Виктор просыпается уже после боя курантов.
Bu gün bakımsız ve harap durumdadır.Теперь он в гневе и печали.
Bunların bir kısmı restore edilmiş, bir kısmı da harap haldedir.То, на что он сам неспособен, должно быть сотворено ими — и часто ими делается».
Sadece harap bir görüntünün olması gerekiyordu" dedi.Нужно было всего лишь вежливо попросить.»
1241 yılında Avrupa'nın Moğollar tarafından istilası sırasında harap oldu.В 1241 был разорён в ходе монгольского нашествия в Европу.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.فقد تغيرت أماكن الجبال والأنهار ودمرت الطرق.
1241 yılında Avrupa'nın Moğollar tarafından istilası sırasında harap oldu.ودمرت المدينة عام 1241 أثناء الغزو المغولي لأوروبا.
II. Dünya Savaşı sırasında birçok şehir harap edildi.خلال الحرب العالمية الثانية، تم تدمير العديد من منازل الشارع.
Süleyman Mabedi harap edildi.كما تم تدمير معبد سليمان.
1376'da, ortak orduları Volga Bulgaristan'ı harap etti.Em 1376, os dois exércitos, unidos, devastam a Bulgária do Volga.
12 Şubat 1617'de San Carlo Tiyatrosu büyük bir yangın geçirip harap olmuştur.No dia 12 de fevereiro de 1816 o Teatro foi destruído por um incêndio.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Todas as montanhas e ilhas mudaram de lugar.
Bunların bir kısmı restore edilmiş, bir kısmı da harap haldedir.A ação foi um sucesso e vários deles retornaram.
Pencereleri harap olmuştur.As janelas foram alargadas.
Şehir sarayı evsizlerin uğrak yeri haline gelmiş harap bir binaya dönüşmüştür.Depois da Primeira Guerra Mundial o palácio entrou em declínio, tornando-se num prédio de apartamentos.
Savaşın ardından harap olan ülkede yeniden yapılanmaya gidildi.Depois da devastação causada pela guerra, foi reconstruído.
Vat Phou (veya Wat Phu; Laoca: tapınak-dağ) güney Laos'taki harap bir Khmer Hindu tapınak kompleksidir.O Vat Phou ou Wat Phou é complexo de templos khmer em ruínas no sul do Laos.
1541 yılında çıkan büyük bir yangın sonucunda kalenin büyük bir kısmı harap olmuştur.A 11 de Dezembro de 1557 grande parte do castelo ficou destruída devido a um incêndio.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Bergen en rivieren veranderden van plaats en wegen werden vernietigd.
O sıralarda Ayasofya harap bir haldeydi.De gezagvoerder was op dat moment aan het rusten.
Şehir tamamen harap oldu ve bir daha inşa edilmedi.Het gebouw werd vernietigd en werd niet weer opgebouwd.
Rahibe Angelica bu açıdan harap olmuştur; hemen vesikayı imzalar ve ağlayarak yere yığılır.Zuster Angelica, total geruïneerd, tekent het document en stort ineen.
Deprem'de, Lizbon'daki binâların %85'i harâp oldu.In vergelijking met 1985 verdween 69% van de habitat van het dier.
Burada eskiden harap bir kale vardı.Voorheen stond hier een kasteel.
Günümüze harap bir durumda gelebilmiştir.Tegenwoordig is ze in slechte staat.
Süleyman Mabedi harap edildi.Susans leven werd gespaard.
Pencereleri harap olmuştur.De ramen zijn afgeschermd.
835 kilometre (520 mil) genişliğinde bir alan harap olmuştur ve bazı ilçelerde nüfusun %60'ı ölmüştür.Een gebied van 830 kilometer breed werd verwoest en in sommige districten werd 69% van de bevolking gedood.
Halen ayakta durmakta ama harap bir şekildedir.Ze leeft nog, maar verkeert in kritieke toestand.
Bu köşk uzun yıllar harap halde kaldı.Het gebied lag jarenlang braak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod