Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Ve válkou poznamenaných místech jako Monrovia, lidé přijdou přímo za tebou.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Vo vojnou spustošených miestach ako je Monrovia ľudia chodia priamo k vám.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.W miejscach dotkniętych wojną jak Monrovia byliśmy oblegani przez ludzi.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.Σε κατεστραμμένα από τον πόλεμο μέρη όπως η Μονρόβια, οι άνθρωποι έρχονται κατευθείαν σε σένα.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.В горячих точках, как Монровия, люди просто сразу к тебе подходят.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.В места, раздирани от войни, като Монровия хората идват директно при теб.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.במקומות שסועי קרבות כמו מונרוביה, אנשים הגיעו ישר אלינו.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.في مناطق نزاع مسلح مثل مونوروفيا, ياتي الناس مباشرة اليك.
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.人々はまっすぐにやってきて 何をしてるのか知りたがります
Monrovya gibi savaştan harap olmuş yerlerde insanlar doğrudan size geliyor.系好似蒙羅維亞啲戰火紛飛嘅地方, 啲人會直接走到你面前。
Myanmar'da Deprem 200'den Fazla Antik Tapınağı Harap EttiPHOTOS : Un tremblement de terre détruit plus de 200 temples antiques en Birmanie
Myanmar'da Deprem 200'den Fazla Antik Tapınağı Harap EttiTerremoto destruye más de 200 templos antiguos en Myanmar
Myanmar'da Deprem 200'den Fazla Antik Tapınağı Harap EttiUn forte terremoto ha distrutto più di 200 antichi templi in Myanmar
Myanmar'da Deprem 200'den Fazla Antik Tapınağı Harap EttiΣεισμός καταστρέφει πάνω από 200 αρχαίους ναούς στη Μυανμάρ
Myanmar'da Deprem 200'den Fazla Antik Tapınağı Harap EttiЗемлетрясение уничтожило более 200 древних храмов в Мьянме
Ne yazık ki, aşağıda göreceğiniz üzere yıkım bir okulun harap olmasıyla sınırlı değildi.Por desgracia, la devastación no se limitó a una sola escuela como verá a continuación.
Sivri kemerli eski pencere harap halde. Hiç camı kalmamış.Вы видите это обветшалое стрельчатое окно, в котором не осталось стёкол.
Sivri kemerli eski pencere harap halde.Ви бачите це старовинне стрілчасте вікно у поганому стані.
Sivri kemerli eski pencere harap halde.ترى هذه النافذة المشعطة في وضع سيئ
Şu az önce içinde olduğumuz harap ev.Det där är huset som vi var i.
Şu az önce içinde olduğumuz harap ev.Det er huset, som vi var i.
Şu az önce içinde olduğumuz harap ev.É a casa abandonada onde estávamos.
Şu az önce içinde olduğumuz harap ev.Es la casa derruida donde estábamos.
Şu az önce içinde olduğumuz harap ev.Olimme äsken tuossa talossa.
Şu az önce içinde olduğumuz harap ev.Quella è la catapecchia in cui ci trovavamo.
Şu az önce içinde olduğumuz harap ev.To ten podupadły dom, w którym dopiero byliśmy.
Şu az önce içinde olduğumuz harap ev.Το ερειπωμένο σπίτι που ήμασταν πριν λίγο.
Şu az önce içinde olduğumuz harap ev.Это тот обветшалый дом, в котором мы только что были.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Ako si iste viete predstaviť, mesto bolo spustošené.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Come potete immaginare, la cittadina era distrutta.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Comme vous pouvez l'imaginer, la ville était dévastée.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Como podem imaginar, a cidade havia sido devastada.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Como pueden imaginar, el pueblo fue devastado.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Có thể hình dung, thị trấn đã bị tàn phá.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.După cum vă puteţi imagina, oraşul fusese devastat.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Gondolhatják, mennyire elpusztította a várost.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Jak si můžete představit, město bylo zničené.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Je kunt je voorstellen dat de stad verwoest was.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.여러분도 상상하실 수 있는 것처럼 그 소도시는 초토화됐죠.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Miasto było całkowicie zniszczone.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Som ni kan föreställa er, hade staden blivit totalförstörd.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Wie Sie sich vorstellen können, war die Stadt verwüstet.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Όπως μπορείτε να φανταστείτε, η πόλη είχε καταστραφεί.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Както можете да си представите, градът беше опустошен.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Наскільки ви можете собі уявити, місто було спустошене.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.Очевидно, что город был опустошён.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.כפי שאתם מתארים לעצמכם, העיר נחרבה.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.وكما يمكنكم التخيل فإن البلدة قد دمرت.
Tahmin edebileceğiniz gibi, kasaba harap olmuştu.私達は用水路や溝から瓦礫を拾い
"Tanrı onu harap etti, kim dünyayı harap ettiyse."" Dieu détruit, celui qui détruit le monde. "
"Tanrı onu harap etti, kim dünyayı harap ettiyse.""Dio distruggerà colui che distruggerà il mondo."
"Tanrı onu harap etti, kim dünyayı harap ettiyse.""Dios destruye a aquel que destruye el mundo".
"Tanrı onu harap etti, kim dünyayı harap ettiyse.""Domnul va distruge pe cel ce distruge lumea."
"Tanrı onu harap etti, kim dünyayı harap ettiyse.""Gott zerstört den, der die Welt zerstört."
"Tanrı onu harap etti, kim dünyayı harap ettiyse.""Бог истребит того, кто истребляет мир".
"Tanrı onu harap etti, kim dünyayı harap ettiyse.""האל ישמיד את זה שמשמיד את העולם."
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Cîmpia este pustiită, pămîntul întristat, căci grîul este nimicit, mustul a secat, untdelemnul nu mai este.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Ðồng ruộng bị phá hoang, và đất đương sầu thảm; vì lúa mì bị hủy hại, dầu mới đã cạn, dầu đã hao tổn.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Ðồng ruộng bị phá_hoang , và đất đương sầu_thảm ; vì lúa_mì bị hủy hại , dầu mới đã cạn , dầu đã hao_tổn .
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Elpusztíttatott a mezõ, gyászol a föld; mert elpusztíttatott a gabona; kiszáradt a must; kiapadt az olaj.