Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Fälten äro förödda, marken ligger sörjande, ty säden är förödd, vinet borttorkat, oljan utsinad.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Hävitetty on pelto, maa murehtii; sillä vilja on hävitetty, viinistä on tullut kato, öljy on kuivunut.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.밭이 황무하고 토지가 처량하니 곡식이 진하여 새 포도주가 말랐고 기름이 다하였도다
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Marken er ødelagt, jorden sørger; for kornet er ødelagt, mosten er tørket bort, oljen er svunnet inn.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Marken er ødelagt, Jorden sørger; thi Kornet er ødelagt, Mosten slog fejl og Olien hentørres.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.O campo está assolado, e a terra chora; porque o trigo está destruído, o mosto se secou, o azeite falta.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Opustošeno je polje, zemlja žaluje; ker žito je pošlo, novo vino se je posušilo, olje izginilo.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Spustošené bude pole, smútiť bude zem, pretože spustošené bude obilie, vyschne vínna šťava, uvädne olej.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Spustoszone jest pole, i smuci się ziemia, przeto, że popsowano zboże; wysechł moszcz, oliwa zginęła.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Zpustlo pole, kvílí země, proto že pohubeno obilé, vyschl mest, olej zhynul.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Ηρημωθη η πεδιας, πενθει η γη διοτι ηφανισθη ο σιτος, εξηρανθη ο νεος οινος, εξελιπε το ελαιον.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Запустя полето, жалее земята; Защото се загуби житото, Изсъхна новото вино, дървеното масло е слабо,
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.Опустошено поле, сетует земля; ибо истреблен хлеб, высох виноградный сок, завяла маслина.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.שדד שדה אבלה אדמה כי שדד דגן הוביש תירוש אמלל יצהר׃
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.تلف الحقل ناحت الارض لانه قد تلف القمح جف المسطار ذبل الزيت.
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.田 荒 涼 、 地 悲 哀 . 因 為 五 穀 毀 壞 、 新 酒 乾 竭 、 油 也 缺 乏
Tarlalar harap oldu, toprak acılı. Çünkü tahıl mahvoldu, Yeni şarap tükendi, zeytinyağı kesildi.田荒涼 、 地 悲哀 . 因為五穀毀壞 、 新 酒 乾竭 、 油 也 缺乏
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et."Ak je to priveľké, alebo priveľmi jedovaté pre skládku odpadu, pochovajte to v oceáne!"
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Als het te groot of te giftig is voor een stortplaats, deep-six je het.
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Dacă e prea mare sau prea toxic pentru depozitele de deşeuri deep-six it.(aruncă-le în adâncuri).
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Ez túl nagy vagy túl mérgező a szemétlerakóba, temessük el hat láb mélyre!
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Jeśli coś jest za duże lub zbyt trujące na śmietnisko, poślij to na dno.
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Jos jokin on kaatopaikalle liian iso tai myrkyllinen, haudatkaa se mereen.
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.오염된 적도 없지만, 관심을 끈 적도 없습니다 "수장한다"라는 표현이 떠오르는 군요 땅에 묻기엔 너무 크거나 독성물질인 경우
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Nếu cái đó quá lớn, hay quá độc hại cho mặt đất thì thải nó xuống biển (deep-six)
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Se è troppo grosso o troppo tossico per una discarica, buttate a mare.
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Si c'est trop gros ou trop toxique pour une décharge, balancez-le.
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Si es demasiado grande o tóxico para relleno sanitario arrójalo por la borda.
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Wenn es zu groß oder zu toxisch für eine Müllhalde ist, versenke es.
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.Ако е твърде голямо или твърде токсично за сметище, значи е "дълбочина шест".
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et."Если эта куча мусора слишком большая или ядовитая для свалки, бросьте её на 6 ярдов под водой".
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.הוזנח בצורה רצינית אם לא לומר נוצל-- המונח הטמנה עמוקה עולה. אם זה גדול מדי או רעיל מדי להטמנה באדמה
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.إن لم تكن يساء معاملتها -- قفز مصطلح العمق (36 قدماً) إلى ذهني. إذا كانت ضخمة أو سامة جداً للأرض،
Toprakla doldurmak için fazla büyük ya da zehirliyse, harap et.海洋投棄などでです 埋め立てには大きすぎる 毒性が強すぎるものは 海洋投棄が行われています
Üç haftalık savaş alanından sonra yüzlerce ev ve birçok bina harap oldu.Após três semanas de batalhas, centenas de casas e edifícios em Marawi foram destruídos.
Ve evet, Florida, Georgia ya da Karolina için hasar, büyük olasılıkla harap edici.Y sí, la devastación para Florida o Georgia o las Carolinas probablemente va a ser tremenda.
Ve evet, Florida, Georgia ya da Karolina için hasar, büyük olasılıkla harap edici.Да, опустошение Флориды, или Джорджии, или Северной или Южной Каролины, вероятно, будет сокрушительным.
Ve neden bir iç savaş başlatıp ülkeyi harap etme ihtiyacı duysun?E por que razão começaria uma guerra civil e destruía um país?
Ve neden bir iç savaş başlatıp ülkeyi harap etme ihtiyacı duysun?Hvorfor ville han starte en borgerkrig - - og ødelægge landet?
Ve neden bir iç savaş başlatıp ülkeyi harap etme ihtiyacı duysun?I dlaczego musiał wywołać wojnę domową i spustoszyć kraj?
Ve neden bir iç savaş başlatıp ülkeyi harap etme ihtiyacı duysun?Miksi hän yrittää sytyttää sisällissodan ja tuhota koko maan?
Ve neden bir iç savaş başlatıp ülkeyi harap etme ihtiyacı duysun?Perché far scoppiare una guerra civile e devastare il paese?
Ve neden bir iç savaş başlatıp ülkeyi harap etme ihtiyacı duysun?Varför startade han kriget- -och ödelade landet?
Ve neden bir iç savaş başlatıp ülkeyi harap etme ihtiyacı duysun?¿Y qué necesidad tendría de empezar una guerra civil y saquear el país?
Ve neden bir iç savaş başlatıp ülkeyi harap etme ihtiyacı duysun?Γιατί να ξεκινήσει εμφύλιο πόλεμο, και να διαλύσει τη χώρα;
Ve neden bir iç savaş başlatıp ülkeyi harap etme ihtiyacı duysun?И для чего ему начинать гражданскую войну и уничтожать страну?
Yine de... ..o harap bahçenin ortasında... ..kendine özgü bir güzellik vardı.Και η μητέρα σας; Είναι τρεις η ώρα.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.Chudobný muž, ktorý utiskuje núdznych, je ako splavujúci dážď, po ktorom nebýva chleba.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.Ein armer Mann, der die Geringen bedrückt, ist wie ein Meltau, der die Frucht verdirbt.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.El hombre pobre que oprime a los más débiles es como lluvia torrencial que deja sin pan
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.En fattig mann som undertrykker småfolk, er et regn som skyller bort kornet, så der ikke blir brød.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.En fattig Tyran, der kuer de ringe, er Regn, der hærger og ej giver Brød.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.En usel herre, som förtrycker de arma, är ett regn som förhärjar i stället för att giva bröd.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.가난한 자를 학대하는 가난한 자는 곡식을 남기지 아니하는 폭우같으니라
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.Köyhä mies, joka vaivaisia sortaa, on kuin sade, joka lyö lakoon eikä anna leipää.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.Mąż ubogi, który uciska nędznych, podobny jest dżdżowi gwałtownemu, po którym chleba nie bywa.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.Mož, ki je sam ubog in tare siromake, podoben je dežju, ki vse odplavi in kruha ne prinese.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.Muž chudý, kterýž utiská nuzné, podoben jest přívalu zachvacujícímu, za čímž nebývá chleba.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.Người nghèo hiếp kẻ khó khăn, Khác nào trận mưa quét sạch thực vật.
Yoksulu ezen yoksul, Ürünü harap eden sağanak yağmur gibidir.Người nghèo hiếp kẻ khó_khăn , Khác_nào trận mưa quét sạch thực_vật .