Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Perché volevo vedere le rovine di Xerxes.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Porque queria ver as ruínas de Xerxes.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Porque quería ver las ruinas de Xerxes.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Γιατί ήθελα να δω τα ερείπια του Ξέρξις.
Çünkü Xerxes'in harabelerini görmek istedim.Потому что я хотел увидеть развалины Ксерксеса.
Eğer harekete geçmezsek arkamızda bıraktığımız dünya bir harabe olacak.A pokud to uděláme, pak svět, který za sebou zanecháme, bude zničený svět.
Eğer harekete geçmezsek arkamızda bıraktığımız dünya bir harabe olacak.Et si nous faisons cela, alors le monde que nous laisserons derrière nous sera un monde en ruine.
Eğer harekete geçmezsek arkamızda bıraktığımız dünya bir harabe olacak.Och om det sker, då kommer världen som vi lämnar efter oss, vara en förstörd värld.
Eğer harekete geçmezsek arkamızda bıraktığımız dünya bir harabe olacak.Und wenn wir das tun, wird die Welt, die wir zurücklassen, eine ruinierte Welt sein.
Eğer harekete geçmezsek arkamızda bıraktığımız dünya bir harabe olacak.Y si eso sucede, entonces el mundo que dejamos, ser un mundo en ruinas.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.Az utolsó hely, ahol jártam, a copani maja romok voltak, Hondurasban.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.De laatste plek die ik bezocht waren de Maya-ruïnes van Copan, Honduras.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.Der letzte Ort, den ich besucht habe, waren die Maya Ruinen von Copan in Honduras.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.El último lugar que visité fueron las ruinas mayas de Copán, Honduras.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.Le dernier endroit que j'ai visité était les ruines Maya de Copan, Honduras.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.L'ultimo luogo che ho visitato sono le rovine Maya di Copán, nell'Honduras.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.O último local que visitei foi as ruínas maias de Copan, nas Honduras.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.Tempat terakhir yang saya kunjungi adalah reruntuhan Maya di Copan, Honduras.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.Ultimul loc pe care l-am vizitat au fost ruinele mayașe din Copan, Honduras.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.Το τελευταίο μέρος που επισκέφθηκα ήταν τα ερείπια των Μάγιας στο Κοπάν, στις Ονδούρες.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.Последнее место, которое я посетила, это руины Копан в Гондурасе, принадлежавшие индейцам майя.
En son ziyaret ettiğim yer Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.Последното място, което посетих, бяха руините на маите в Копан, Хондурас.
Evet. Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.Ja, det är en del av en väggmålning som jag såg i ruinerna.
Evet. Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.Ja, det er en del af et vægmaleri, som jeg så i ruinerne.
Evet. Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.To część malowidła naściennego z tej zburzonej świątyni.
Evet. Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.Ναι, είναι τμήμα της τοιχογραφίας του ναού στα ερείπια.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Badamy ruiny palestyńskich wiosek i rozmawiamy o tym, jak stały się ruinami.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Esploriamo le rovine dei villaggi palestinesi e discutiamo di come si siano trasformati in rovine.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Exploramos ruinas de aldeas palestinas, y discutimos cómo se convirtieron en ruinas.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Explorăm ruine ale satelor palestiniene, şi discutăm cum au ajuns ruine.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Kami menjelajahi reruntuhan desa Palestina, dan mendiskusikan bagaimana desa itu runtuh.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.폐허만 남은 팔레스타인 마을에 가서 어떻게 이렇게 되었는지에 대해 토론하기도 합니다.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Nhìn tàn tích của những làng Palestin, tìm hiểu chúng bị tàn phá ra sao.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.We verkennen ruïnes van Palestijnse dorpen en we bespreken hoe ze ruïnes werden.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Wir erforschen Ruinen palästinensische Dörfer, und diskutieren darüber, wie sie zu Ruinen wurden.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Изследваме руини от палестински села и обсъждаме как са се превърнали в руини.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.Мы исследуем руины палестинских деревень и обсуждаем, что привело их к упадку.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.אנחנו רוכבים דרך הריסות של כפרים פלסטינים, ואנחנו דנים כיצד הם הפכו להריסות.
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.وقد قمنا بزيارة انقاض القُرى الفلسطينية .. وناقشنا كيفية تم هدم وتهجير اصحابها
Filistin köylerinin harabelerini keşfe gidiyoruz ve neden harabeye dönüştüklerini tartışıyoruz.廃墟となった村を訪ねて どうして廃墟になってしまったのか 話し合うこともあります 数々のユダヤ人入植 ナバト人入植
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Áthatja a történelem. És egyúttal tele van földalatti bunkerekkel és a háború után maradt romokkal.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Cheia de história e também está cheia de bunkers subterrâneos e ruínas da guerra.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Elle est pleine d'histoire, et aussi de d'abris souterrains et de ruines de la guerre.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.È piena di storia, e anche di bunker sotterranei e di rovine della guerra.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Es ist voll von Geschichte und voll unterirdischer Bunker und Ruinen aus dem Krieg.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Está llena de historia y llena de búnkeres subterráneos y ruinas de la guerra.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Este plin de istorie, și de numeroase adăposturi subterane și ruine ale războiului.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Het is vol geschiedenis, en ook vol ondergrondse bunkers en ruïnes uit de oorlog.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.베를린은 역사가 풍부해요. 지하 벙커라든가 전쟁이 남긴 폐허같은 역사의 흔적이 많이 남아 있죠.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Kota ini kaya akan sejarah dan penuh dengan bunker bawah tanah dan reruntuhan dari perang.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Nơi đó đầy lịch sử, và cũng đầy những căn hầm và tàn tích chiến tranh dưới mặt đất.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Είναι γεμάτο ιστορία, αλλά και γεμάτο υπόγεια καταφύγια και ερείπια πολέμου.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Он буквально дышит историей. Тут полно подземных бункеров и зданий, разрушенных войной.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.Пълен е с история, а също и с подземни бункери и руини от войната.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.היא מלאה בהיסטוריה, ומלאה גם בבונקרים תת-קרקעיים והריסות מהמלחמה.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.إنها مليئة بالتاريخ، وأيضاً مليئة بالمخابيء تحت الأرض وأطلال من الحرب.
Geçmişle dolu, ve yeraltı sığınaklarıyla da dolu ve savaş harabeleriyle.戦時中に使われていた地下壕や 廃墟もたくさんあります これは1885年に建てられた
Harabe halindeki bu manastıra doğru yürüyen bir sıra insan var, ve bu insanlar bir tabut taşıyorlar.و موكب من الرهبان يدخل هذا الدير المتدمر حاملً كفن
Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.È la parte di un murale che si trovava tra le rovine del tempio.
Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.É parte do mural do templo que estava em ruínas.