Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.Es parte del mural del templo que estaba en las ruinas.
Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.Ne ovat raunioiden temppelin seinämaalauksesta.
Harabelerdeki tapınağın duvar resminin bir parçası.Это часть стенной росписи из развалин храма.
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Alcune delle rovine si trovano qui dentro per eliminare le prove, non è così?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?La razón por la que parte de las ruinas están aquí es para deshacerse de las pruebas, ¿verdad?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Nogle af ruinerne er vel herinde for at skjule beviserne?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?O motivo pelo qual parte das ruínas estão aqui foi para não haver provas, não foi?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Osa raunioista on täällä- -jotta todisteista olisi päästy eroon.
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Powodem, dla którego część ruin jest tu, było zacieranie śladów, tak?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Vissa av ruinerna är väl här för att sopa undan bevisen?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Ο λόγος που βρίσκεται εδώ μέρος των ερειπίων είναι για να σβηστούν οι αποδείξεις, σωστά;
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Часть этих развалин попала сюда, чтобы не оставалось улик?
İşte gidiyoruz. Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi. Bildiğimiz Dover marka bir asansör.- Đi thôi nào
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.온두라스 코판에 있는 마야 유적지였습니다.
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.là tàn dư Mayan ở Copan, Honduras.
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.Ostatnio zawitałam do ruin miasta Majów, Copán, w Hondurasie.
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.היה חורבות המאיה של קופאן, הונדורס.
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.كان أطلال المايا في كوبان، هندوراس.
Mayalı harabeleri olan Copani Honduras'tı.これは本堂の中にある考古学通路の中で撮りました
Pek çoğu on yıllarca satılık halde duruyormuş. Şehrin merkezinde bile harabe halinde evler bulmak mümkün.Molte di queste sono in vendita da decenni, e non è difficile imbattersi in case in rovina in pieno centro.
Ruinberg artık harabe anlamına gelen adının hakkını veriyor.Mapa Ruinberg nyní zcela odpovídá svému názvu.
Ruinberg artık harabe anlamına gelen adının hakkını veriyor.Ruinberg wird seinem Namen nun völlig gerecht. Die Stadt ist stärker zerstört.
Ruinberg artık harabe anlamına gelen adının hakkını veriyor.Wygląd mapy Ruinberg teraz w pełni pasuje do jej nazwy.
Şehir daha fazla hasarlı hale getirildi. Araçları artık topçu ateşinden binalar yerine harabeler koruyor.Es gibt Ruinen statt Gebäude, hinter denen sich Fahrzeuge vor der Artillerie verbergen können.
Şehir daha fazla hasarlı hale getirildi. Araçları artık topçu ateşinden binalar yerine harabeler koruyor.Miasto jest bardziej zniszczone, a osłonę przed artylerią stanowią teraz ruiny, a nie budynki.
Şehrin merkezinde bile harabe halinde evler bulmak mümkün.Множество этих домов продаются десятилетиями, нередко можно обнаружить разрушенные дома в центре города.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.6층은 텅 비어 있죠.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Aquí estamos en el sexto, que es un horno.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Chegámos ao sexto andar, que está vazio.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Dan zijn we nu op de zesde, maar het lampje doet het niet.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Her er vi på sjette, som er udbrændt.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Itt vagyunk a hatodikon, ami teljesen kiégett.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Jesteśmy na szóstym piętrze, które się nie świeci.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Jsme v šestce, která vyhořela.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Nous sommes au niveau 6. L'ampoule du chiffre a grillé.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Nu är vi på våning sex som har brunnit ner.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Qui siamo al sesto piano, che non è in uso.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Saavuimme palaneeseen kuutoskerrokseen.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Wir sind im 6. Stock, der ist ausgebrannt.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Φτάσαμε στον έκτο, που δεν ανάβει.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.Мы на 6 этаже, индикатор уже погас.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.ها نحن في الدور السادس، والذي وصلنا إليه بسرعة فائقة.
Şimdi altıncı kattayız, burası harabe yığını gibi.よく見かける エレベーターです
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Acum imaginați-va arheologii săpând printre molozurile unuia dintre orașele noastre.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Agora imaginem arqueólogos a escavar por entre os escombros de uma das nossas cidades.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Ahora imaginen a los arqueólogos excavando en los escombros de una de nuestras ciudades.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.A teď si představte archeology, jak se prokopávají troskami jednoho z našich měst.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Dan zijn er archeologen die in de ruïnes van een van onze steden graven.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Forestil jer nu at arkæologerne graver i ruinerne fra vore byer.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Giờ hãy tưởng tượng về những nhà khảo cổ đào bới xuyên đống đổ vụn từ một trong những thành phố của chúng ta
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Imaginez maintenant les archéologues excavant les ruines de l'une de nos villes.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Immaginate ora degli archeologi che scavano nelle macerie delle nostre città.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Jetzt stellt euch Archäologen vor, die Trümmer unserer Städte durchsuchend.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Képzeljük most el, hogy a régészek átássák magukat egyik városunk törmelékhalmán.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.미래의 고고학자들이 폐허가 된 어떤 도시의 잔해를 파헤치는 것을 상상해보죠.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Kuvitelkaa arkeologeja kaivelemassa jonkin kaupunkimme raunioita.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Lalu bayangkan para arkeolog menggali puing-puing salah satu kota kita.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Tänk er nu arkeologer som gräver i resterna efter någon av våra städer.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Teraz si predstavte archeológov, ako sa prekopávajú troskami našich miest.
Şimdi düşünün ki arkeologlar bizden kalma bir şehrin harabelerini kazıyorlar.Wyobraźmy sobie teraz archeologów przekopujących gruzy jednego z naszych miast.