Günümüzde bir harabe şeklindedir.Aparece hoy en forma de ruinas.
1587'de İngiliz kâşif Thomas Cavendish yerleşimin harabelerini bulur.En 1587 el inglés Thomas Cavendish intentó apoderarse de la ciudad, sin lograrlo.
Bina 1938'de Kristal Gece olaylarıyla harabeye çevrildi.Su interior fue devastado durante la noche de los Cristales Rotos de 1938.
Köy'de iki adet kilise harabesi mevcuttur.Hay dos iglesias en el pueblo.
Chazelle harabe olmuş ya da belki de yıkılmış ''eski L.A.'' yerleri için keşfe çıktı.Chazelle ha esplorato la "vecchia Los Angeles" in cerca di luoghi abbandonati o in demolizione.
Yapılan restorasyona rağmen yer yer bir kale harabesini anımsatmaktadır.Nonostante il restauro, ad oggi il castello appare come un rudere.
Kudüs'ün büyük bir kısmı ve Tapınak harabeye döndü.Gran parte della città di Gerusalemme e del Tempio giacevano in rovina.
80 yılında ise vebanın vurduğu Roma'yı büyük bir yangın harabeye çevirdi.Ad oltre ottanta anni, ha tradotto in russo Fuoco pallido.
Annúminas yavaş yavaş harabeleşti ve sonunda burada kimse kalmadı.Col trascorrere del tempo i ciuffi si dissolvono lentamente e rimangono solo queste ultime.
29 Ocak 1996'de tiyatro binası bir kundakcılık sonucu yangın geçirip tümü ile harabeye döndü.Il 29 gennaio 1996 un devastante incendio doloso distrusse il teatro.
Afrika kıtasındaki en etkileyici Roma dönemi harabelerine sahiptir.Ospita alcune delle migliori rovine romane dell'Africa.
Şehrin sanayi üretim merkezleri ve çarşı merkezi harabeye dönmüştü.La nazionalizzazione delle fabbriche di guerra e del commercio estero fu abbandonata.
Yahudilerin malları yağmalandı ve 900 Yahudi evi harabeye çevrildi.Имущество евреев было разграблено, и 900 еврейских домов было разрушено.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Были сожжены еврейские магазины, а синагога разрушена.
Chazelle harabe olmuş ya da belki de yıkılmış ''eski L.A.'' yerleri için keşfe çıktı.Шазелл выискивал для «старого Лос-Анджелеса» локации, которые были в руинах или вовсе в разрушенном состоянии.
Şehir harabeye döndürülmüştü.Город был заброшен и превратился в городище.
Kazerun şehrine 19 km mesafedeki Bişapur harabelerinden resimler211 км Фотографии окрестностей Кубинки
Eski köy bugün “Yurtluk” denilen bir harabedir ve eski yerleşim yerleri hâlâ belli olmaktadır.На месте прежнего села (место это называется «Селище») и сейчас можно увидеть остатки старых строений.
Buradaki tepede kilise harabesinin taş direkleri ve ev temelleri bulunmaktadır.Из этого камня заложен фундамент господского дома и хозяйственные постройки.
Ormanın içinde harabe vaziyette tarihi kale vardır.На территории леса находится древнее жертвенное место.
Şu an harabe durumundadır.هو الآن في حالة خراب.
Alexandria Troas harabeleri Türkler tarafından "Eski Stambul" olarak da bilinir.أصبحت أنقاض ترواس الإسكندرية معروفة بين الأتراك بإسم اسكي ستامبول، "المدينة القديمة".
1906 - Vezüv Yanardağı, lav püskürttü ve Napoli şehri harabeye döndü.7 أبريل 1906 — ثوران بركان فيزوف ودمر مدينة نابولي.
Sonra ise terk edildi ve harabeye döndü.ثم حلب ثانيًا، وتركه عندها، وارتحلوا عنها.
Şehir tarihi yerler ve harabeleri ile ünlenmiştir.سبيل الجنة بالتمسك بالقرآن والسنة.
Eski köydeki evler yıkılarak harabe olmuştur.دمّرت منازل القرية كلها.
1874 yılında ise harabe halde bulunuyordu.كان في عام 1874، الجراح العام في نيويورك.
1849 senesinde sadece üç kilise harabeleri bulunmaktaydı.في عام 1848 كانت هناك كنائس كاثوليكية في أربعة مراكز فقط في المستعمرة.
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak şu anda harabe halindedir.الجامع القديم، حيث ما زال باقياً حتى الآن بصورة شبه سليمة.
Köyün adı; eski yerleşim yeri, harabe anlamına gelen ÖREN'den gelmektedir.القرية -يقصد بها موقع القرية القديمة قبل ان تتوسع.
Akhayat harabelerinde küçük boyutlarda, kaya çıkıntısı üzerinde zeytinyağı üretim değirmeni tespit edilmiştir.قالوا أنها كانت قرية مبنية من الطوب اللبن والتي تقع على ارتفاع الأرض؛ قليلة متناثرة من أشجار الزيتون من حوله.
Harabe gibi bir evde yaşamaktadır.Vive numa Casa Mal-Assombrada.
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak şu anda harabe halindedir.Eu ainda sou um estudante de direito, mas agora eu estou de férias no momento.
1904 - Toronto'nun büyük bir kısmı, çıkan yangında harabeye döndü.Em 1904, grandes secções do centro de Toronto foram destruídas no Incêndio de Toronto de 1904.
1587'de İngiliz kâşif Thomas Cavendish yerleşimin harabelerini bulur.Em 1587 o inglês Thomas Cavendish tentou apoderar-se da cidade, sem consegui-lo.
Harabeler 1947 senesinden beri Rus ve Ermeni arkeologlar tarafından araştırılmıştır.Desde 2000, o sítio tem sido estudado intensivamente por arqueólogos alemães e búlgaros.
Bundan sonra Heksamilyon yine kullanılmamış ve bir harabeye dönüşmüştür.A partir de então, o goleiro deixou de ser promessa e tornou-se uma realidade.
Film bu felaketin tamamen harabeye çevirdiği İngiltere'de geçer.TV no Reino Unido, que retire a narrativa completamente.
Sinagogun tarihi kemeri de harabeden sağlam çıkarıldı.Os músculos da cintura devem ser treinados por último.
Doğu Trakya'nın içlerinde kale ve yerleşimleri yağmaladılar ve tüm bölgeyi harabeye çevirdiler.Os castelos e assentamentos no interior da Trácia Oriental foram saqueados e a região inteira, devastada.
Orada ABD Milli Muhafız Teşkilatı tarafından kontrol edilen harabeye dönmüş bir kasaba bulunuyordu.Esta foi uma cruzada controlada pelos inspetores das Nações Unidas.
Sarayın harabeleri kısmen 1873 yılında Sirkeci Garı'na uzanan demiryolu inşası için yıkıldı.As ruínas foram parcialmente destruídas em 1873 para permitir a construção da vizinha linha ferroviária.
Enstitünün yanı Asklepieion harabeleridir.Junto a ele concentram-se lojas de especiarias.
80 yılında ise vebanın vurduğu Roma'yı büyük bir yangın harabeye çevirdi.Em seus anos 80, ela traduziu Fogo Pálido em russo.
Fakat V. Konstantinos (simdi Bolvadin civarında bir harabe olan) Amorium şehrine kaçmıştı.Constantijn V was ondertussen naar Amorium gevlucht.
Harabe durumundaki Kabe'yi restore ettirdi.Ook werd het herstel van de beschadigde Kaaba door hem ter hand genomen.
Bina 1938'de Kristal Gece olaylarıyla harabeye çevrildi.In 1938 werd het gebouw volledig verwoest tijdens de Kristallnacht.
Böylece harabe öylece bırakıldı ve 1956'da kilise yıkılmaya başlandı.De fouten waren zo ernstig, dat men gedwongen was de kerk in 1752 af te breken.
1849 senesinde sadece üç kilise harabeleri bulunmaktaydı.In 1749 woonden er nog maar drie gezinnen.
Harabe yerden kaçıp Liberty City'e gelmiştir.Hij is naar Liberty City geëmigreerd vanuit Oost-Europa.
Süryanilere ait harabeler bulunmaktadır.Dit heeft consequenties voor de Godsleer.
Eregion harabe oldu.Eregion wordt verwoest.
Nehri bugün harabe durumundadır.Het riviertje is tegenwoordig geheel overkluisd.
Harabeler 1947 senesinden beri Rus ve Ermeni arkeologlar tarafından araştırılmıştır.Hiervan zijn er sinds 1874 ongeveer 1.300 door Russische en Sovjet-archeologen onderzocht.
Bu harabe gezip görmeye değer.Deze ruïne is het bezoeken waard.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Sklepy żydowskie zostały spalone, a synagogę zniszczono.
80 yılında ise vebanın vurduğu Roma'yı büyük bir yangın harabeye çevirdi.Uległ on zniszczeniu w roku 80 na skutek wielkiego pożaru Rzymu.
1904 - Toronto'nun büyük bir kısmı, çıkan yangında harabeye döndü.1904 – Pożar zniszczył śródmieście Toronto.
Kazılar sırasında arkeologlar, Árpád'lar dönemine ait kilise harabelerini buldular.Vid utgrävningar har arkeologer funnit kyrkoruiner från tiden då huset Árpád regerade.
Savaş 1991 yılında sona erdiğinde Beyrut bir harabeye dönüşmüştü ve 150.000 Lübnanlı can vermişti.Kriget, som slutade först 1991, skördade över 150 000 dödsoffer.