haraç ile cümle

haraç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Savaş çıkış nedeni Bizanslıların Abbasilere ödemekte oldukları yıllık haracı tazminatını kesmeleri idi.Tali cessioni riscattarono parte delle indennità di guerra che Costantinopoli avrebbe dovuto pagare.
Sultan yıllık haraç ödedi.Султан выплачивал ежегодную дань.
Ancak ondan da haraç alır.К нему допускается только Ширин, которая утешает его.
Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.Византийская империя обязалась платить ежегодную дань Болгарии.
1801 yılında Karamanlı Yusuf Paşa, ABD başkanı Thomas Jefferson'dan 225,000 dolar haraç talep etmiştir.في 1801، طلب يوسف زيادة الرسوم المدفوعة إلى 225،000 دولار من الرئيس الامريكى توماس جيفرسون.
Yolsuzluk biçimleri rüşvet, haraç, kayırmacılık, baskı, zimmete geçirme şeklinde gerçekleşebilir.في بعض الأحيان قد تستعمل الرشوة، والتشهير، والسجن، وحتى الاغتيال.
Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.O Império Bizantino devia continuar a pagar tributo anual a Bulgária.
Haraçlar, oyunlar boyunca seyircinin görmek istediği bir kişiliği sergiler.Por exemplo, os tributos criam uma personalidade que querem que a audiência veja durante os Jogos.
Sırp soylular sadece Osmanlı devletine haraç (tribute) ödemekle yükümlüydüler.Eles também pagavam impostos e tributos à nova administração muçulmana.
Anadolu'yu haraca kesen vahşi Galatlarla savaşır.Teren miasteczka Delamar nadal przemierzają dzikie konie.
Haraçlar, oyunlar boyunca seyircinin görmek istediği bir kişiliği sergiler.Vill jag spela på åhörarnas nyfikenhet?
Bohemund’un teklifiyle halk hayatlarının bağışlanması karşılığında haraç ödemeyi kabul etti.Detta skulle enligt Bohman återställa balansen i utrikesbetalningarna.
Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.Візантійська імперія зобов'язалася сплачувати щорічну данину Болгарії.
Bu durum karşısında Çin'e minnet borcu hisseden Yinçü, Şimin'e çeşitli haraçlar sundu.Взагалі будь-яке питання щодо цілісності Китаю є уже болісним для нього.
Bohemund’un teklifiyle halk hayatlarının bağışlanması karşılığında haraç ödemeyi kabul etti.Ti Embriacy vydali Bohemundovi pod podmínkou, že ušetří jejich životy.
Müslüman olmayanlardan (Zimmi) alınan vergiler (Haraç, Cizye vb.)Sundo (Hangul: 선도; Hanja: 仙道) by nemělo být zaměňováno se Sonmudo (Hangul: 선무도; Hanja: 禅 武 道).
Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.Imperiul Bizantin începe să plătească tribut anual în Bulgaria.
Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.Bizáncnak a továbbiakban is éves sarcot kell fizetnie Bulgáriának.
Bu dönemde Osmanlılarda arazi biri "Öşriyye" diğeri de "Haraciyye" olmak üzere ikiye ayrılıyordu.Az egyik dalnál a zenekart kellett "felhozni", a másiknál a vokált.
1992 - Mafya patronu John Gotti, "adam öldürmek" ve "haraç almak" suçlarından New York'ta tutuklandı.1992 – Mafiapomo John Gotti tuomittiin New Yorkissa murhasta ja rahankiristyksestä.
AMBER ikinci takımı, Letonya kökenlerine bir haraç olarak 2018'de piyasaya sürülecek.Hänen toinen EP-levynsä Amber julkaistaan vuonna 2018 kunnianosoituksena hänen latvialaisille juurilleen.
AMBER ikinci takımı, Letonya kökenlerine bir haraç olarak 2018'de piyasaya sürülecek.Το δεύτερο εκτεταμένο σίνγκλ AMBER θα κυκλοφορήσει το 2018 ως φόρο τιμής στις λεττονικές της ρίζες.
Haraçlar, oyunlar boyunca seyircinin görmek istediği bir kişiliği sergiler.Οι φόροι κτίζουν την προσωπικότητα που αυτοί θέλουν το κοινό να βλέπει κατά τη διάρκεια των Αγώνων.
Birçok dükkânı haraca bağlar.Der er adskillige butikker i Skævinge.
Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.Bysants måtte betale en årlig skatt til Bulgaria.
Despotluk, bağımsız olarak Osmanlılara yıllık haraç ödemek şartıyla varlığını sürdürdü.Pommern forble uavhengig mot å betale en årlig tributt til polakkene.
74. Açlık Oyunları'nda 1. Mıntıka'nın her iki haracı da (Marvel ve Glimmer) Kariyer ittifakına katıldı.Dalam Hunger Games ke-74, peserta dari Distrik 1 (Marvel dan Glimmer) bergabung dengan kelompok karier.
Müslüman olmayanlardan (Zimmi) alınan vergiler (Haraç, Cizye vb.)Hantu jail yang tidak suka melihat persahabatan hantu (Tomi) dengan manusia (Yos).
583'te Avars, aldıkları haracı 100.000 solidi olmasını talep ettiler.Pada tahun 583, suku Avar menuntut peningkatan penghargaan hingga 100.000 solidi.
MÖ 63 yılında Pompey Kudüs'ü fethetti ve Gabinius Yahudileri haraca bağladı.Pada 63 SM, Pompeyus menyerbu Yerusalem, dan Gabinius memaksa orang-orang Yahudi membayar upeti.
Gelir kaynakları silah kaçakçılığı ve haraçtır.Senjatanya adalah bajak dan gada.
Krallık bu dönemde Nebukadnezar'a haraç ödüyordu.Pada masa itu yang berkuasa adalah Nebukadnezar.
Aleksios Kırım'ın bazı bölgelerini Trabzon'a haraca bağlamıştır.Alexius juga membuat beberapa bagian Krimea sebagai anak sungai ke Trabzon.
Coel, Kontantius'a boyun eğmiş ve Roma'ya haraç ödemeyi kabul etmesinden sadece sekiz gün sonra ölmüştür.Coel đầu hàng Constantius và đồng ý cống nạp cho Roma, nhưng qua đời chỉ tám ngày sau đó.
Tektosaglar bundan sonra Anadolu'nun çeşitli kentlerinden haraç almaya başladılar.Lập tức, họ loan tin trên nhiều thành phố Achaea.
Haraçlar, oyunlar boyunca seyircinin görmek istediği bir kişiliği sergiler.Mỗi tế vật đã phát triển một nhân cách mà họ muốn khán giả thấy được trong suốt cuộc chơi.
1371'de yıllık haraç vererek Osmanlı Sultanı I. Murad'in üst egemenliğini tanımıştır.Năm 1371, ông chính thức công nhận quyền bá chủ của Sultan Murad I của Ottoman.
Müslüman olmayanlardan (Zimmi) alınan vergiler (Haraç, Cizye vb.)自分の好きな事にお金を惜しまないオタクの鑑(作者談)。
Coel, Kontantius'a boyun eğmiş ve Roma'ya haraç ödemeyi kabul etmesinden sadece sekiz gün sonra ölmüştür.コール王はコンスタンティウスに服従し、ローマに年貢をささげることを約束したが、そのわずか8日後に亡くなった。
Haraç mı?.(筋)肉か?
Gelir kaynakları silah kaçakçılığı ve haraçtır.武器は銃器及び体術。
Bölge, Corleone Ailesinin haracı altındadır.该别墅属于科雷亚莱家族所拥有。
Cinayetin haraç toplamak isteyen bir gasp çetesi tarafından işlendiği ortaya çıkarıldı.為了找回一連串的殺人事件的兇器而追捕兇手。
Burada eşkiyalık yaqpan oradan geçen kişilerden haraç alan HEBİL isimli kişi yaşıyormuş.好在有一群名為執法者的正義之士維護這裡的治安。
Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.合约规定拜占庭每年向保加利亚进贡。
1801 yılında Karamanlı Yusuf Paşa, ABD başkanı Thomas Jefferson'dan 225,000 dolar haraç talep etmiştir.在1801年,優素福·卡拉曼里要求美國總統傑弗遜提供225000美元作為貢金換取美國航運不受侵擾。
1992 - Mafya patronu John Gotti, "adam öldürmek" ve "haraç almak" suçlarından New York'ta tutuklandı.1992 г. – В Ню Йорк, мафиотският бос Джон Готи е осъден на доживотен затвор за убийства и рекет.
İslâm vergi hukukunda olduğu gibi Osmanlılarda da Haraç iki kısma ayrılmaktadır.Po naravi je dvoprotežno tijelo; pruža se u dvije protege (dimenzije).
Sırp soylular sadece Osmanlı devletine haraç (tribute) ödemekle yükümlüydüler.Košice nechceli predať Vlastimila Plavuchu pod cenu.
Hunlar'ı savuşturmak için, Theodosius Attila'ya çok büyük miktarlarda yıllık haraç vermek zorunda kaldı.Za ustavitev Hunov je moral Teodozij Atili plačevati ogromen letni davek.
Coel, Kontantius'a boyun eğmiş ve Roma'ya haraç ödemeyi kabul etmesinden sadece sekiz gün sonra ölmüştür.Coel se je Konstanciju uklonil in pristal na plačevanje davkov Rimu, vendar je osem dni kasneje umrl.
Despotluk, bağımsız olarak Osmanlılara yıllık haraç ödemek şartıyla varlığını sürdürdü.Despotat je ostal neodvisen zaradi plačevanja letnega davka Osmanskemu cesarstvu.
Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.Plačevanje bizantinskega letnega tributa Bolgarom se je obnovilo.
Bu durum karşısında Çin'e minnet borcu hisseden Yinçü, Şimin'e çeşitli haraçlar sundu.Įdomu, kad tuo pat metu ji mokėjo ir duoklę Kinijai.
Sultan yıllık haraç ödedi.LLC moka metines rinkliavas.
Hunlar'ı savuşturmak için, Theodosius Attila'ya çok büyük miktarlarda yıllık haraç vermek zorunda kaldı.Siiski pidi Theodosius hunnide eemalhoidmiseks maksma igal aastal Attilale suurt andamit.
Artık Hurkanus, zayıflamış Selevkos'a haraç ve vergi ödemek zorunda değildi.Igatahes selleks ajaks Rameau ei vajanud enam La Pouplinièrei rahalist toetust ega kaitset.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.Atnmoniterne svarede Uzzija Skat, og hans Ry nåede til Ægypten, thi han blev overmåde mægtig.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.De Ammonieten betaalden hem jaarlijks belasting en zijn roem bereikte zelfs Egypte; zo machtig was hij.
Ammonlular Uzziyaya haraç vermeye başladılar. Gitgide güçlenen Uzziyanın ünü Mısır sınırına dek ulaştı.Dwadzieścia i pięć lat miał, gdy począł królować, a szesnaście lat królował w Jeruzalemie.
İlgili Sayfalar