Onlar için yapılan reklamlara trilyonlarca dolar harcanıyor. Bu, büyün bir iş.Ads are up to trillion dollars every year that's a big business
Fakat hemen hemen bütün paramı sınır görevlilerine rüşvet vererek harcamak zorunda kalmıştım.But I had to spend almost all my money to bribe the border guards in Laos.
İnsanlar oyunu değiştirmek için çaba harcadıkça güçleri artıyor.As people build power to change the game their citizen muscles grow.
Bu durumda şehrin kurucuları dedi ki, " Harcayacak paramız var.They don't anymore. So the founding fathers said, "We've got some money to spend.
Ne kadar harcadığım kimin umrundaSo who cares about what I spend
Çalışmam gereken zamanda, vaktimi harcıyorum.I'm wasting my time when I really have to study.
Verimlilik, E, herbir hizmet için harcanan enerji işte sonunda iyi haberlere geldik.Now, efficiency, E, the energy for each service, here finally we have some good news.
Lütfen beni boşa harcamayın.Please don't waste me.
Bu, geleneksel ekonomik açıklamadır. Ben kesinlikle çok emek harcamıştım.That's the traditional economic explanation.
Onlar, eyalet dışı öğrencilerin ödemesi gereken üniversite harcını ödüyorlardı.They had to pay higher out of state tuition.
Zenginleştim, bu zenginlikten yararlanmak istiyorum, ancak bu varlık nakit değil, harcayamıyorum.I wish -- I'm rich, but I don't have this in cash. I want to do something, though, with the equity.
Diyelim ki bizim bu yeni komşu dünya seyahatine çıktı ve 100,000 $ harcadı. .Let's say that neighbor went on a round-the-world vacation for $100,000.
Çünkü nakdimizden 100,000 $ harcadık.Because we spent $100,000 of our cash.
Harcadığım bu 100,000 $, özkaynağımdan düşecek.The $100,000 is going to come all out of my equity.
Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.Allowances teach kids the wrong habits.
Harçlıklar doğası gereği çocuklara bir iş hakkında düşünmeyi öğretir.Allowances, by nature, are teaching kids to think about a job.
Harçlık çocuklara küçük yaşta düzenli bir maaş çeki beklemeyi öğretir.Allowance is breeding kids at a young age to expect a regular paycheck.
Oyuncak hesaplarına giden parayı istedikleri her şey için harcayabilirler.Anything in their toy account they can spend on whatever they want.
Bunun ifade ettiği anlam, 1.45 milyar doların sadece çeviri için harcandığıdır.That's something on the order of 1.45 billion U.S. dollars on translation costs alone.
(Konuşmacı) Biz sekiz hafta boyunca her hafta başına yalnızca 56 dolar harcadık.(Speaker) We've spent just 56 dollars each in eight weeks.
Kamu hizmetleri hala müşterileri enerjiyi boşa harcamadığında ödüllendiriliyor.Utilities are still rewarded when their customers waste energy.
Tüm hayatımı, bu kişileri hayal kırıklığına uğratmamak için harcamıştım.I had spent my entire life trying to not disappoint these people.
Enerjinin büyük bir kısmını buharlaşma harcıyor.This took the bulk of the energy.
Biraz harçlık.Some pocket money
Harçlık mı?Pocket money?
Yani,bunu anlamak için çaba harcayacaksınız.So, you're going to make effort to get it.
-Tüm paramı nasıl İngilizce konuţulacağını öđrenmek için harcayacağım.-I'm going to spend all my money to learn how to speak English.
Bunu satabileceğimiz bir ürün haline getirmek için çok fazla çaba harcadılar.This is the demonstrator. And they put huge effort into turning it into a commercial product.
Bu kişiler günde 40 doların üzerinde harcama yapıyorlar.And they consume more than $40 per day.
Dünyanın tükettiği enerjinin yarısı, dünya nüfusunun yedide biri tarafından harcanıyor.Half of the energy is used by one seventh of the world's population.
Böylece toplam enerji harcaması 22 üniteye çıkacak.But the total energy consumption will increase to 22 units.
Bu nedenle, bunu belirtmek için epey vakit harcadık.And so we spent a good deal of our time indicating that.
Peki bunun için ne kadar enerji harcamam gerekir?So how much work do we have to apply?
Peki aynı işi yapmak için birim yük başına ne kadar enerji harcamak gerekir?But how much work did it take to move it from there to there per charge?
Ve bizler onları harcıyoruz, hem de acımasızca.And we squander them, pretty ruthlessly.
Size kendi başınıza zaman harcamanız için meydan okuyorum.You invested so much time on them. You don't know who you are!
Size kendinizi tanımak için bir saat harcamanız için meydan okuyorum!I dare you spent hours to getting know yourself!
Askeri harcamalar oyunda kullanılan markalar idi ve ABD'nin sahip olduğu markaların sınırı yoktu.Military expenditures were the chips and the U.S. had an endless supply of chips.
Yani, Yuan'da bastıkları, kullandıkları, harcadıkları o paralarSo that money that they use that they bought with their printed
Daha az harca!Save more! It's possible! ♫ ♫ You can do it!
O harcanacak ere hoars bir puan için çok kadardır.Is too much for a score When it hoars ere it be spent.
Bugünlerde daha az para harcıyorum. Kendime ayıracak vaktim çoğaldı.Nowadays I have fewer expenses, and more time left over for my interests.
Biz gerçekten... ...eşsiz görüntüler yakalamak için... ...gecemizi gündüzümüzü harcıyoruz.But we truly do spend day and night trying to capture unique footage.
ABD'de ortalama bir tüketici 1.8 saniye harcıyor.The average consumer takes 1.8 seconds in the U.S.
Okuldaki herhangi bir günde soruların yanıtlarını öğrenmek için bitmez tükenmez saatler harcarız.On a typical day at school, endless hours are spent learning the answers to questions.
Şu anda her yıl 750 milyon ile 800 milyon dolar arasında harcama yapıyoruz.We spend right now about 750 million to 800 million dollars a year.
Sizinle ve şirketinizle huninin başından en sonuna ne kadar harcayacaklar?How much will they spend with you and your company from the beginning to the very end.
Parayı harcamak kazanmaktan zordur.Indeed spending the money is a lot harder than earning it.
Hepsini harcayacağım.I'm just going to spend it all.
Hayır, böyle boşa zaman harcamamalıyım.No, I shouldn't just idle around like this.
Bir nevi vaktini boşa harcadığının farkına varamadın mı? kusura bakma yalnızca sesli düşünüyorum.Don't you realize that you kinda wasting your time I'm sorry, i'm just thinking out loud.
Sonra bir kaç saat harcarsınız, belki o akşam biraz geç yatarsınız.And you throw it off in a couple of hours and maybe stay up late.
Tamam, bu makaleyi yazarken üzerine zaman harcamadınız da, değil.Now it's not as though you haven't spent any time doing it.
Ben zamanımın harcayabildiğim kadarını deniz hayatını incelemekle harcıyorum.I spend as much of my time as possible investigating the marine life.
Nefesini harcama! yakalayın! Oha...be çüş!Cut the bullshit! go ahead! oh...shit! wow! big bum.
Ve içeride 100 metrekarelik vakit harcamak için bir alan var.And there is about 1,000 square feet of hanging-out space inside.
Bulduklarım ise kesinlikle vakit harcanan yerlerdi.There were definitely hang-out spots.
Eğer 54 dolar harcıyacaksam deneme programına göre 4 1/2 seansa katılabilirim.If I 54 to spend, I can attend 4 1/2 sessions under the trial plan.
Çok iş çıkacak ve çok para harcamamız gerekecek.There will be a lot of work and money we will need to spend on projects.
31 yılını çalışarak harcadığını söylemiştin.You said you spent 31 years studying.