Ana içeriğe geç
Sözlük

harç ile cümle

harç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu harc her pazu arasına sürülür.Duration is refilled after every battle.
Para harcamaktan hoşlanır.He only cares about money.
Pistin inşası 8 milyon dolar harcanarak, sadece 8 aya sonuclanmıştır.On Leyte alone, damage was estimated at $8 million.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.Otherwise, it rarely kills animals.
Buna aşağı yukarı 5.000 dolar harcandı.Roughly $5,000 was spent on it.
Harcama bir kaynağın belirli bir amaç için kullanılmasıdır.Money held for specific purpose.
Bu binanın arkasında bulunan bahçe ise 600 altın harcanarak spor sahasına dönüştürülmüştür.The yard behind this building was turned into a sports pitch.
Yiyecek aramaya ayrılan zamanın yaklaşık yarısı dalış için harcanır.Otherwise, they dedicate a considerable amount of time to looking for their foods.
Capone, harcamalarını arttırdı.Perón expanded government spending.
Kendimi geliştirmek için çaba harcıyorum.I do have a sense of trying to make things better.
"Artan eğitim harcamasının çocuklar için daha iyi sonuçlar üretir" iddiasını düşün."Funding to improve outcomes for disadvantaged children".
Geliştirme programı için yaklaşık 3 milyar Dolar harcanmıştır.This was an approximately $3 billion program designed to improve public education.
Toplum içi eşitsizliği en asgari seviyeye indirmek için gayret harcadı.They postulated that people make decisions so as to minimize inequity in outcomes.
Bu hamle ile halterde kulüpleşmeye gidilerek yaygınlaştırılması için çabalar harcandı.They are believed to drift into the aforementioned estuaries to breed.
Böylece harcanan her bir doların iki kap yemek bağışı sağlayacağı sözünü vermiştir.For every $10 spent, a meal is donated to a person in need.
Hep birlikte, milletimiz ve vatanımız uğrunda enerjimizi harcamalıyız.We will do everything to defend our land and our people.
Finidi George (Doğumu 15 Nisan 1971, Port Harcourt) Nijeryalı futbolcudur.George Datoru (born 25 May 1977 in Port Harcourt) is a former Nigerian football striker.
Yoğurduğunuz köfte harcına kenarda bekleyen yeşillikleri ekleyin.Beware of the big green dragon that sits on your doorstep.
Ancak genel kural olarak koalalar enerji harcayan saldırgan davranışlarda bulunmaktan kaçınırlar.In general, however, koalas tend to avoid energy-wasting aggressive behaviour.
Albüm için 500.000 Euro harcadıkları söyleniyor.There are about €150,000 available for each show.
Kaynaklar Çeşitli geliştirmeler için harcanabilecek toplam 3 farklı kaynak oyunda yer almaktadır.There are three kinds of resources which can be spent on a variety of upgrades.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.Their sole duty was to manage the spending of money on the exhibition of games or on public works.
Kamunun en çok yaptığı harcamalar Türkiye’de personel harcamalarıdır.The organisation's biggest expense is paying staff.
Kilise kariyerinin çok büyük kısmını Alçak Ülkeler'de harcamıştır.He spent the vast majority of his career in the lower leagues.
"Piyeselere gidip çok zaman harcadım."I gave it the best I could and I spent a lot of time away.
Amerika obeziteyle savaşta yıllık 250.000.000 $ para harcamaktadır.The United States spends over $51 million yearly on the war on drugs.
Kırgız hükümeti oyunlar için 3 milyon dolar harcamıştır.Milch has lost millions of dollars gambling.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.This transaction made him many enemies.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.His expenses, however, went at damage of the public treasure.
Buna rağmen bunun yarın olacağına inanarak burada 60 yıl harcadım.After all, I've been spending 60 years here believing it's going to happen tomorrow.
Zamanlarının yüzde 80-90'ı 5 şeye harcanıyordu.80 to 90 percent of their time was spent on five things.
Bazı kadınlar bu miktarı toplamak için günde 8 saat harcar.And some women spend 8 hours/day collecting it
Ben koyu harcanmış tohumu seviyorum.I like dark spent grain.
Yaklaşık 15 watt enerji harcıyor.It consumes about 15 watts of power.
NASA Mars'ı daha fazla anlamak için zaman ve para harcamamalıdır."NASA should not spend any time or effort studying Mars anymore."
20 dolar harcayacağımı zannediyordum.I thought I would spend 20 bucks.
O gün sonunda 60 dolara yakın para harcadım.That day I ended up spending nearly 60.
Bugün yatırımcılar buna milyarlarca dolar harcıyor.Today donors are spending billions of dollars on this.
Bu, dünyamızda geçirdiğimiz zaman süresince harcadığımız sınırlı kaynaktır.It's the finite resource that we're spending while we're on this earth.
Eğer 600 resmi sakladığım dosyayı açacak olursam bir saatimi daha harcayabilirim.Now, if I had ever opened the folder with the 600 pictures in it, I would have spent another hour.
Ve toplam olarak bu süreçte harcadığı zaman ne kadar?And so what was the total amount of time that he traveled?
Bev yürümek için kaç dakika harcadı?How many minutes did Bev walk?
Fakat, hani şu kulelerden birisi için yüz milyon dolar harcamak gerekir.But it's a hundred million dollars to put up one of those towers.
Tabi, buna harcayacak paraları yoktur.They don't have that kind of money.
Bu yeni para banka tarafından oluşturulan yeni harcama gücü--veya para - ekonomi temsil eder.This new bank-created money represents new spending power -- or money - in the economy.
Robert harcamak 10.000 £ DIY henüz geçirmek için saklamak için onlar için mevcut değildir.The £10,000 that Robert spend isn't available to the DlY Store for them to spend just yet.
Ama yine de bu sorun için milyarlarca İsveç frankı harcıyoruz.And yet we're spending billions of Swiss francs on this problem.
Bu yaptıklarımı yapmak için, inşa sektöründe harcamaya neden olan şeyi anlamalısınız.In order to do what I do, you have to understand what causes waste in the building industry.
Ama harcamanın il sebebi büyük ihtimalle DNAlarımızda saklı.But the first cause of waste is probably even buried in our DNA.
Yani değer odaklı harcamaların, kapitalizmi gelişmeye zorlayacağına inanıyoruz.So, we believe that values-driven spending will force capitalism to be better.
Harcamak ne bilmiyordum. "I didn't know what to spend it on."
Araç sahipleri birbirinden güzel araçlar yapmak için para ve zaman harcıyorlar.0perators spend time and money trying to outdo each other.
Unutmamalıyız ki, yardımlar için milyar dolarlar harcadık.After all, we have spent billions of dollars on aid.
Dünya bunun için çok fazla para harcadı.And the world has spent a lot of money on it:
Çeşitli girişimlere 100 dolar harcadığınızı düşünün.Suppose you have 100 dollars to spend on various interventions.
Harcayacağınız her 100 dolar ile fazladan 40 sene eğitim almış olacaksınız.So for every hundred dollars you spend doing that, you get 40 extra years of education.
Araştırmacılar bunu anlamak için vergilerinizden milyarlarca dolar harcıyorlar.Well researchers spend billions of your tax dollars trying to figure that out.
Cumartesi gününüzü boşa harcamayın... ...ve mümkün olduğu kadar çalışın.Don't waste your Saturday... ...and study as much as you can.
Bunların hepsi suni. Ben bu paranın hepsini güvenlik için harcardım.I would spend all that money on safety devices instead of a tailfin
Pahalý ývýr zývýra para harcamasý imkansýzdý.The idea of him spending his money on fancy objects just seemed so implausible.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod