Ana içeriğe geç
Sözlük

harç ile cümle

harç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Erkekler video oyunları oynayarak kızlardan daha fazla zaman harcar.Boys spend more time playing video games than girls.
Erkekler bilgisayar ve internet üzerinde kızlardan daha fazla vakit harcarlar.Boys spend more time than girls on the computer and the Internet.
Sabah banyoda çok fazla zaman harcıyorsun.You spend too much time in the bathroom in the morning.
Yaz mevsiminizi nerede harcadınız?Where did you spend your summer?
Zamanın bolsa, dil öğrenmek için para harcamana gerek yok.If you have a lot of time, you don't have to spend money to learn a language.
Para harcamak seni mutlu eder mi?Does spending money make you happy?
Para harcamak beni mutlu etmez ama bir şeyler almak eder.Spending money doesn't make me happy, but buying things does.
Tom Mary'nin evinde çok zaman harcıyor.Tom spends a lot of time at Mary's.
Tom'un sana verdiği parayı zaten harcadın mı?Have you already spent the money Tom gave you?
TV izleyerek ne kadar süre harcıyorsun?How much time do you spend watching TV?
Tom okumaya çok zaman harcar.Tom spends a lot of time reading.
Tom okuyarak çok zaman harcar.Tom spends a lot of time reading.
Oyun oynamaya ne kadar zaman harcıyorsun?How much time do you spend playing games?
Tom Mary'nin Fransızca çalışarak zamanını boşa harcadığını düşündü.Tom thought Mary was wasting her time studying French.
Tom benim harcadığımın üç katı kadar çok harcadı.Tom spent three times as much as I did.
Tom benim harcadığımın iki katı kadar çok harcadı.Tom spent twice as much as I did.
Bilgisayarda ne kadar zaman harcarsın?How much time do you spend on a computer?
Giysilere ne kadar para harcarsın?How much money do you spend on clothes?
Orada saatler harcardık.We used to spend hours over there.
Biz orada saatler harcardık.We used to spend hours there.
Eşim kendine çok fazla para harcıyor.My wife spends too much money on herself.
Üçümüz birlikte çok zaman harcarız.The three of us spend a lot of time together.
Onu yaparken kaç saat harcadın?How many hours did you spend doing that?
Makyaj yapmak için ayda 20 dolardan daha fazla harcar mısın?Do you spend more than $20 per month buying makeup?
Hangi yola gitmem gerektiğini fark etmeden önce gezinerek bir saat harcadım.I spent an hour wandering before I realised which way I needed to go.
Mary arkadaşlarına mesaj atarak ya da e-posta yazarak telefonunda çok zaman harcar.Mary spends a lot of time on her phone, texting and e-mailing her friends.
Geçen ay telefon faturasına bir servet harcadım.Last month I spent a fortune on the telephone bill.
Tom Fransızca çalışarak yaklaşık olarak günde bir saat harcar.Tom spends about an hour a day studying French.
Boşa zaman harcamaktan vazgeç.Quit wasting time.
Tomás çalışarak çok fazla zaman harcıyor.Tomás spends too much time working.
O, su gibi para harcıyor.He spends money like water.
Paranın geriye kalanını harcayın.Spend what remains of the money.
Çok fazla zaman harcama!Don't waste so much time!
Bütün gün senin sorularına cevap vererek zaman harcayamam.I can't spend the whole day just answering your questions.
Bana kendi paramı nasıl harcayacağımı söyleme.Don't tell me how to spend my money.
Tom hiç sıkılmadı. O tüm boş zamanını cümleleri çevirerek harcar.Tom has never been bored. He spends all of his free time translating sentences.
Ütü çok elektrik harcar.The iron uses a lot of electricity.
Harcamayı kontrol altında tutmamız gerekir.We need to keep spending under control.
Birlikte daha fazla zaman harcamak isterdim.I wish we could spend more time together.
Harcamaları kısmamız gerekiyor.We need to cut spending.
Biz harcamayı kesmeliyiz.We must cut spending.
Hiçbir grup konuyu tartışarak çok zaman harcamadı.Neither group spent much time discussing the topic.
Biz önemli olmayan şeyler hakkında konuşarak çok fazla zaman harcıyoruz.We spend too much time talking about things that don't matter.
Neden onu yaparak boşa vakit harcamak istiyorsun?Why do you want to waste time doing that?
Boşa harcanacak zamanımız yok.We don't have time to waste.
Keşke bütün paramı harcamasaydım.I wish I hadn't spent all my money.
O projeye ne kadar kamu parası harcandı?How much public money has been spent on that project?
Biz mükemmellik için çaba harcıyoruz.We're striving for perfection.
Harcamalar düşürülmelidir.Expenditures must be reduced.
Profesyonel sporcular antrenmana saatler harcarlar.Professional athletes spend hours training.
Para çoktan harcandı.The money has already been spent.
Biz bunun için çok fazla harcadık.We spent too much for this.
Çok fazla harcarız.We spend too much.
Çok zaman harcıyoruz.We've been wasting a lot of time.
Parayı böyle harcayamazsın.You cannot spend money like this.
O düğüne hazırlanırken çok fazla zaman ve enerji harcadı.She spent so much time and energy preparing that wedding.
O, hayatının geri kalanını onunla harcamak istedi.She wanted to spend the rest of her life with him.
Ben harçları göze alamam.I can't afford the fees.
Tom karısının çok fazla para harcamasından dert yandı.Tom complained that his wife was spending too much money.
Evrak işlerine harcanan zamanı azaltmak istiyorum.I want to reduce the time it takes to deal with the paperwork.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod