hapishane ile cümle

hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
(Nurmengard: Grindelwald'ın kendisine karşı çıkanları hapsettiği hapishanedir.גרינדלוולד נכלא בנירמנגרד - כלא שהוא בנה כדי לכלוא את מתנגדיו.
Hemen ardında hapishanede kalan bir grup mahkûmla karşılaşırlar.אחרי הילדים רודפים חבורה של פושעים שברחו מהכלא.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.העובדים דרשו גם את שחרורים של אסירים פוליטיים.
Babası 13 Ağustos 1917 gecesi hapishanedeyken öldürülecekti.אביו נחנק למוות בכלא פרסנה בלילה של 13 באוגוסט 1917.
Derek hapishaneye kapatılır.דיקון נלקח לכלא.
Hapishaneden kaçar ve Jackal'ı aramaya devam eder.בפרק האחרון בורח מהכלא וחוזר לרדוף את קובי.
1999'da dokuz aydan sonra Didier hapishaneden kaçmayı tercih etti.לאחר עשרים שנה הצליח דייגו לברוח מהכלא.
O 1896 yılında tutuklandı ve Erivan'ın hapishanede bir yıl geçirdi.През 1896 година е арестуван и прекарва една година в затвора в Ереван.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Използвана е и като затвор.
Aktör bu saldırı için suçlu bulundu ve hapishanede iki ay geçirdi.Актьорът бил осъден за нападение и прекарал още два месеца в затвор.
Savaş suçları yüzünden savaştan sonraki beş senesini hapishanede geçirdi.Прекарва пет години в затвор за военни престъпления след войната.
Theofanis iki yıl hapishanede kaldı ve sert işkencelere maruz kaldı.Теофан е хвърлен в тъмница и в продължение на две години търпи жестоко отношение.
Sonra, Singapur'da Changi hapishanesine transfer edildi.По-късно е преместен в затвора Чанги, близо до Сингапур.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Почти половината от затворниците използват едни и същи нестерилизирани материали за татуиране.
ABD Savaş Suçluları Hapishanesinde Bavyera'daki Landsberg am Lech de 1 No'lu bölüme hapsedildi.Затворен е в 1-ви американски затвор за военнопленници в Ландсберг на Лех, Бавария.
Hapishanenin Doğuşu.Раждането на затвора.
Paris'teki Orta Çağ kalesi ve hapishanesi Bastille, monarşik otoriteyi temsil etmekteydi.Средновековната крепост и затвор, наречена „Бастилия“ (Le Bastille), показва обхвата на кралската власт.
Hapishanede hasta olanlar iyileşmeye başlamıştır.Съществуват случаи на обречени хора, които оздравяват.
Azkaban Hapishanesi, suçlu büyücülerin tutulduğu bir hapishanedir.Азкабан е затвор за магьосници е мястото, където провинилите се вещици и магьосници излежават присъдите си.
Binanın giriş katındaki hapishane, Aleksandr Solzhenitsyn'in Gulag Takımadaları yapıtında tasvir edilmiştir.Затворът на приземния етаж на сградата присъства в книгата на Александър Солженицин Архипелаг Гулаг.
4 Temmuz'daki programda Orton, Mahal'ı Pencap Hapishanesi maçında hırpalayacağını söyledi.На 4 юли Ортън казва, че ще накаже Махал в Пенджабския затвор.
Bütün hapishane boşalır.Алеята е пуста.
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.Апсидите са полукръгли.
3.5 milyon Alman siyasi suçlardan dolayı hapishanelerdeydi.За политическа дейност е осъден на 7,5 г. затвор по ЗЗД.
İyileştiklerinde ise cezalarını tamamlamak için tekrar hapishaneye gönderildiler.След освобождаването от затвора е реабилитиран.
Sonrasında teslim olacak ve Tokyo’daki hapishaneye sevk edilecektir.По–късно се предава и е затворен в затвора в Джеферсън.
1890 - Elektrikli sandalyenin ilk kullanımı New York'taki Auburn hapishanesinde gerçekleşti.1890 г. – За първи път в затвора Обърн в Ню Йорк е екзекутиран човек с електрически стол.
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.Появяват се слухове, че той е успял да избяга от затвора.
Dahmer hapishanede iki kez saldırıya uğradı.Зигоманис е избиран два пъти в драфта.
Kaldığı hapishaneden kaçtı.По-късно бяга от затвора.
Hapishanede ise onları bekleyen sürpriz bir konuk vardır.Под нея е имало изби, служещи за затвор.
Bu hapishanenin alanı o zamanki şehri alanından büyük idi.Имотът е бил в края на града по онова време.
Örnek olarak onaltıncı yüzyıldan beri saray İç çekme Köprüsü'yle hapishaneye bağlanmıştır.През първата половина на ХХ век, към църквата е пристроен притвор с камбанария.
Ayrıca iki hapishane dışında devlet suçlularının hapsedildiği zindanlardan da birisiydi.Освен него са били обесени в различни затвори още шестима главатари на сектата.
Şehirde, bir okul, bir kilise, bir mahkeme ve bir hapishane vardır.В града има средно училище, хотел, читалище и църква.
Bu olay ile Killa Hakan ilk kez hapishaneye girmiştir.С този инцидент Кила Хакан влезе в затвора за първи път.
Baiji Hapishanesi, IŞİD militanları tarafından basıldı ve bütün mahkumlar serbest bırakıldı.Затворът Байджи беше нападнат от бойци на Ислямска държава и затворниците са освободени.
Desmond Hume (Henry Ian Cusick), bilinmeyen bir sebeple askeri hapishaneden tahliye edilir.Desmonda Humea (Henry Ian Cusick) upravo puštaju iz vojnog zatvora iz nepoznatih razloga.
Frank her şeyi bırakarak hapishanede cezasını çekmeye başlar, Carl da ara sıra onu ziyaret etmektedir.Frank odustaje i biva osuđen na zatvorsku kaznu, dok mu s vremena na vrijeme u posjet dolazi Carl.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Ispitanike je smjestio u lažni zatvor u podrumu zgrade odsjeka za psihologiju na sveučilištu Stanford.
1934 - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1932. - Otok Alcatraz postaje američki savezni zatvor.
Hemen ardında hapishanede kalan bir grup mahkûmla karşılaşırlar.Nedugo potom nailaze na nekoliko preživjelih zatvorenika koji se nalaze zatočeni u kafeteriji.
Hapishanenin Doğuşu.Rađanje zatvora.
Kaldığı hapishaneden kaçtı.Pobjegao je iz zatvora.
14 Mayıs 1957 tarihinde 19 ay hapis cezası aldı ve Landsberg Hapishanesi'ne konuldu.Dne 14. svibnja 1957., osuđen je na devetnaest mjeseci zatvora u Landsbergu.
Suçlananlardan en az beş kişi hapishanede ölmüştür.U prosvjedima je poginulo najmanje pet osoba.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Kasnije je dvorac služio kao zatvor.
Aktör bu saldırı için suçlu bulundu ve hapishanede iki ay geçirdi.Bio je optužen za umiješanost u toj aferi pa je proveo dva mjeseca u istražnom zatvoru.
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.Zatvorsku kaznu je izdržavao u zatvoru Landsberg, u blizini Münchena.
Spandau Hapishanesi, Berlin'in batısında Spandau'da bir hapishaneydi.Kaznu je služio u zatvoru Spandau, tadašnji Istočni Berlin.
Negri bu kitap üzerine çalıştıkları sırada Roma'daki Rebbia Hapishanesinde bulunmaktaydı.Nakon Padove, kaznu je izdržavao u rimskom zatvoru Rebibbia.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.Godine 1941. uhićen je i osuđen na deset godina zatvora zbog provale.
Azkaban Hapishanesi, suçlu büyücülerin tutulduğu bir hapishanedir.Zbog toga je Black poslan u čarobnjački zatvor, Azkaban.
Müttefik kontrolüne sevk edilmeden önce Milano'daki San Vittore Hapishanesi'nde birkaç gün geçirdi.Lav je nekoliko mjeseci proveo u kućnom pritvoru u Beneventou prije nego što je pušten.
Bir süre sonra yıllar geçer ve Monroe gittikçe hapishane gururu olmaya başlar.Godine prolaze, a Barry je postao omražen na dvoru.
Bir gün o yakalanıp hapishaneye atılmıştır.Nakon toga je uhićen i odveden u zatvor.
Hayatının büyük kısmını ülkesi İtalya'dan uzakta sürgünde ve on yıldan fazla bir süreyi hapishanede geçirdi.Väčšinu svojho života strávil mimo Talianska, a spolu desať rokov života vo väzení.
1945 tarihinde 2.500 mahkûmun hayatını kaybettiği hapishane aynı yıl Kasım ayında kapatılmıştır.Tábor, v ktorom prišlo o život asi 2 500 väzňov počas roku 1945, bol zatvorený v novembri.
Azkaban Hapishanesi, suçlu büyücülerin tutulduğu bir hapishanedir.Azkaban je fiktívne čarodejnícke väzenie.
Moskova'daki Lefortovo Hapishanesi'nde, 9 Kasım 1938 tarihinde öldü.Zomrel 9. novembra 1938 vo väznici Lefortovo v Moskve.

İlgili Sayfalar