hapishane ile cümle

hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İyileştiklerinde ise cezalarını tamamlamak için tekrar hapishaneye gönderildiler.Po návrate z väzenia bol plne rehabilitovaný.
Hapishanelerdeki bu ırksal ayrımın sona ermesiyle tutuklular ırklarına göre organize olmaya başladılar.Keď sa väznice prestali rozdeľovať podľa rasy, väzni vo vnútri sa začali organizovať do rasových oddielov.
Abel Magwitch; yani hapishaneden kaçan mahkûm çok geçmeden yakalanır.B. PRIECEL: Rozhodnutie o právnom statuse bývalých väzňov bude v krátkom čase .
Atton da kendisi gibi bir hapishaneye kapatılmıştır.Tower sa taktiež preslávil ako väzenie.
Mayıs 1947'de kaldığı hapishanenin 4. katından atlayarak intihar etti.Na členstvo v parlamente rezignoval na 47. schôdzi v máji 1919.
1943 yılının Mart ayında hapishaneden ayrıldıktan çıktıktan sonra, parti çalışmalarına devam etti.Od marca 1942, po prepustení z väzby na základe amnestie začal znovu pracovať v odboji.
En azılı suçlular bir anda hapishanede özgür kalır.Do tohoto väzenia posielajú len tých najhorších zločincov.
Belediye Başkanı da hapishaneye gelip Ninetta'yla konuşur.Kniha obsahuje rozprávanie o samotnom prorokovi, ktorý bol poslaný do mesta Ninive ohlasovať pokánie.
Mahkumlar ölümüne dövüşürken hapishane işletmenleri izlenme oranlarından ciddi miktarda kâr elde etmektedir.Záujem väzňov o prácu je vysoký, keďže pracujúci väzni majú viacero výhod.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.V inej obdobe tohto zápasu vylezenie z klietky nie je možné.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Veža bola využívaná i ako väzenie.
En sonunda 1165'te hapishaneden kaçmayı başardı.Leta 1165 mu je beg končno uspel.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Leta 1965 v zapor prispe Tommy Williams, ki je obsojen zaradi ropa.
1997'de 18 ay hapis cezası aldı ve Paris, La Santé hapishanesinde 6 ay boyunca yattı.V letu 1997 je služil 6 mesecev zaporne kazni (od skupnih 18), v zaporu La Santé v Parizu.
Azkaban Hapishanesi, suçlu büyücülerin tutulduğu bir hapishanedir.Azkaban je čarovniški zapor, ki ga stražijo morakvarji.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Po oceni skoraj polovica zapornikov uporablja opremo za tetoviranje, ki ni sterilizirana.
Spandau Hapishanesi, Berlin'in batısında Spandau'da bir hapishaneydi.Zapor Spandau je bivši zapor v četrti Spandau v Berlinu.
Marguerite bu hapishanede çocuğunu öldürmesi suçuna sanıklık ile tutuklu olarak kalmaktadır.Margareta leži v ječi in čaka obsodbe, ker je v blaznosti umorila svojega otroka.
Bu sırada Poly Peachum da hapishaneye gelir.Takrat pride v zapor tudi Rozalinda.
Onu hapishaneye götüren araç yolda bir arabaya çarpar.Zbudi ga policist, ki ga z avtomobilom odpelje do hiše.
Hemen ardında hapishanede kalan bir grup mahkûmla karşılaşırlar.Štirje zaporniki stojijo v vrsti v zaporu.
Üç yıl sonra hapishanede ölmüştür.Umrl je v zaporu 10 let kasneje.
Daha sonra 1989'a kadar açık kalan bir hapishaneye dönüştürüldü.Spremenili so ga v zapor, ki je bil ukinjen leta 1908.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Kasnije je grad služil kot zapor.
Bu öğretiye göre amaç, ölümsüz olan ruhu, ruh için bir hapishane sayılan bedenin esiri olmaktan kurtarmaktı.Po njihovem prepričanju je bila duša oblika duhovne zavesti, ki je bila obsojena na zapor v določenem telesu.
O sırada yeni bir grup hapishaneye ulaşır.V tem času se je približeval prisončju.
Ortaya çıkan bu kısımda, hapishane hücreleri, birçok büyük oda, büyük bir ihtimal türbe bulunmuştur.Arheologi so na tem mestu odkrili zaporniške celice, mnogo velikih sob in mogočih grobov.
Hapishane 30 Aralık 1988 tarihinde kapatıldı 1989 yılında tamamen boşaltıldı.Kalėjimas nustojo veikti 1988 m. gruodžio 30 d., 1989 m. galutinai uždarytas.
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.Už muštynes jiems gresia kalėjimas.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Tuo metu ji buvo naudojama ir kaip kalėjimas.
Ancak bir şekilde hapishaneden çıkabildi.Gali būti, kad ji susiklostė būtent kalėjime.
Hapishanede tüberküloz hastalığına yakalandı.Kalėjime susirgo pleuritu.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Vėliau pilis buvo naudojama kaip kalėjimas.
Birkaç gün süren sorgularının ardından hapishaneye gönderildiler.Savaitėmis ir dienomis laukiau, kada busiu suimtas.
Tommy 15 yıl sonra 1986'da hapishaneden çıktı.1986 metais, po 15 metų kalėjimo, Tomis buvo paleistas į laisvę.
Bir gün Indio (Gian Maria Volontè) hapishaneden kaçar ve başına 10.000 dolar ödül konur.Vienas ką tik išėjo iš kalėjimo ir vis dar skolingas mafijai 15 tūkstančių dolerių.
Ancak hapishanenin hemen yakınındaki ahırda saklanan Mihrali bulunamadı.Šalia bažnyčios stovėjusi mūrinė varpinė neišliko.
1946'da hapishanede öldü.1943 m. kalėjime mirė.
Ardından hapishaneye gönderildi ve bir gardiyan tarafından çenesi kırıldı.Buvo atiduota į viešnamį, vėliau įmesta į kalėjimą, kur jai buvo nupjautos krūtys.
Ana madde: Bastille Baskını 14 Temmuz 1789'da Parisliler Bastille Hapishanesi'ne hücum ettiler.Lygiai po metų, 1789 m. liepos 14 d., Paryžiuje užimta Bastilija.
1700'de bir hapishane yapıldı.Apie 1700 m. įkurtas dvaras.
Bu suçtan girdiği hapishanede Müslüman oldu ve Malik Abdülaziz ismini aldı.Kalėjime boksininkas atsivertė į islamą ir pasikeitė savo vardą į Malik Abdul Aziz.
Hapishanenin Doğuşu.Kalėjimo gimimas.
Moabit hapishanesinde hücreye konuldu.Kalintas Maskvos kalėjime.
İyileştiklerinde ise cezalarını tamamlamak için tekrar hapishaneye gönderildiler.Grįžusi iš kalėjimo per teismus susigrąžino teisę į sūnaus globą.
Hapishane olarak kullanıldı.Jos paskirtis buvo kalėjimas.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Hiljem oli ta kasutusel vanglana.
14 Temmuz- Paris hapishanesi Bastille düştü.14. juuli – rahvas vallutas Pariisis Bastille' vangla.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Kindlust on kasutatud ka vanglana.
Spandau Hapishanesi, Berlin'in batısında Spandau'da bir hapishaneydi.Spandau vangla oli Berliini kõige läänepoolsemas linnarajoonis Spandaus (Lääne-Berliin) tegutsenud vangla.
1934 - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1934 – Ameerika Ühendriikides San Francisco lahes Alcatrazi saarel avati föderaalvangla.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Samuti nõuti meeleavaldusel poliitvangide vabastamist.
Hapishaneye gelmeden önce bulduğu kimyasal formülün yapılışı için ona ihtiyacı vardır.Ta võttis kasutusele tänaseni kasutatava ravimainete klassifikatsiooni keemilise toime järgi.
Hapishanedeki İtiraflar.Vangi mälestused.
River, hapishanesinde günlüğünü okumaktadır.Vanglas toimetas ta ajalehte Vangimaja Kiir.
Said Nursi ile aynı hapishanede bulunmuştur.Sarnased reeglid kehtivad ka Viru vanglas.
Sağlık sorunlarını bahane eden Michael, ağabeyinin bulunduğu Fox River Eyalet Hapishanesi'ne gönderilir.Michael saadetakse Fox Riveri vanglasse, samasse vanglasse, kus on juba tema surmamõistetud vend.
1946'da hapishanede öldü.Ta suri vanglas 1956. aastal.
Hapishanede tüberküloz hastalığına yakalandı.Ta suri tuberkuloosi, millesse ta oli vanglas haigestunud.
Güvenliğin en yüksek seviyeye çıkarıldığı hapishaneden bile kaçmayı başarırlar.Linnas on ka tänapäeval kõige kõrgema turvatasemega vangla.

İlgili Sayfalar