1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Tahun 1965, Tommy Williams (Gil Bellows) ditahan dengan tuduhan perampokan.
Landsberg hapishanesi'nden dolayı meşhurdur.Kota ini dikenal karena merupakan tempat berdirinya Penjara Landsberg.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Kamo memberitahu Lenin perihal penangkapannya dan bagaimana ia pura-pura gila saat di penjara.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.Pada tahun 1909, Kamo diekstradisi ke penjara Rusia, dan di situ ia masih pura-pura gila.
Diğer mahkûmlar 1947'de Spandau Hapishanesine nakledildiler.Para terdakwa yang dijatuhi hukuman penjara dikirm ke Penjara Spandau (Spandau Prison) pada tahun 1947.
Bu süre içerisinde pek çok hapishaneye tutuklu olarak girmiş ve bu hapishanelerden firar etmeyi başarmıştır.Sampai sekarang banyak yang tertangkap dalam usaha mereka untuk lari dari negara itu.
Bastille Baskını veya Bastille Hapishanesi Baskını, 14 Temmuz 1789'da Paris, Fransa'da gerçekleşmiştir.Penyerbuan Bastille (bahasa Prancis: Prise de la Bastille ) terjadi di Paris, Prancis, pada sore 14 Juli 1789.
Quantum hapishanesi olarak da adlandırılır) büyüktür bu durum mutlak sıfır noktasında bile geçerlidir.Ukuran mereka benar-benar besar—bahkan untuk jenisnya.
Trepper Lubyanka hapishanesinde götürüldü.Dia sempat dipindahkan ke Penjara Cipinang Batavia.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.Makhluk hidup tersusun hampir semuanya dari nonlogam.
Yakalanacağını anlayınca "Asla hapishaneye dönmem.Sebelum opium dimusnahkan, aku tidak akan pernah kembali ke ibukota.”
Ryan'ın abisi Trey, hapishaneden çıkar.Pada akhirnya, Ryan harus menjemput kakaknya, Trey, yang telah dibebaskan dari penjara.
Grubun pek çok üyesi Japon askeri hapishanelerinde tutuklu kalmıştır.Banyak suster ditangkap dan dimasukkan kamp tawanan Jepang.
O sırada yeni bir grup hapishaneye ulaşır.Selanjutnya kelompok baru orang tiba di semenanjung Pulisan.
Ancak bir şekilde hapishaneden çıkabildi.Ia baru saja keluar dari penjara.
Lenin'in 1895-1896 yıllarında hapishanedeyken yazdığı makaledir.Ia belajar menggambar di Kiev dari tahun 1895 1896.
Sonra, Singapur'da Changi hapishanesine transfer edildi.Di Changi terdapat penjara terbesar di Singapura, yaitu Penjara Changi.
2005 yılının Mart ayında, uluslararası baskı sonucu hapishaneden erken bırakılmıştır.Bulan Februari 2005, hasil dari keterangan administratif dikeluarkan.
1934 - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1934 - Đảo Alcatraz trở thành một nhà tù liên bang của Hoa Kỳ.
Altı yıl hapis cezasına çarptırıldı, Phnom Penh ve Kampong Thom'daki hapishanelerde kaldı.Bị kết án 6 năm tù, ông bị giam tại các nhà tù ở Phnom Penh và Kampong Thom.
1957 yılında bazı mahkûmlar için af çıktı ve nihayet Landsberg Hapishanesi'nden serbest bırakıldı.Năm 1957 đã có một ân xá cho một số tù nhân, và cuối cùng ông ta được thả ra từ Nhà tù Landsberg.
Rust, Sovyet hapishanesinde kendisine iyi muamele edildiğini bildirdi.Ông thông báo rằng ông đã được đối xử tốt trong nhà tù của Liên Xô.
Sonra, Singapur'da Changi hapishanesine transfer edildi.Bản án được thi hành tại Nhà tù Changi của Singapore.
Arhangelsk Oblastı'nda hapishanede öldü.Câu chuyện được ghi lại ở khu vực Arkhangelsk.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Sau đó, lâu đài được sử dụng như là một nhà tù.
Fransa’ya vardığında ise hapishanede ölecektir.Sau khi ra tù, ông được con gái bảo lãnh sang Pháp.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Ước tính có gần nửa bạn tù dùng chung dụng cụ xăm không vô trùng.
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.Ban ngày đến Sở Ngân khố làm thư ký, ban đêm trở về buồng giam.
Hapishanede ise onları bekleyen sürpriz bir konuk vardır.Rất nhiều thanh niên đã đến nhà tù để thăm ông.
Michael kardeşini hapishaneden çıkarmak için detaylı bir plan hazırlar.Trong suốt thời gian đó, Michael đã vạch ra một kế hoạch vượt ngục để đưa anh trai mình thoát khỏi nhà tù.
Clara, hapishaneye girer.Bèn sai giam vào ngục.
14 Mayıs 1957 tarihinde 19 ay hapis cezası aldı ve Landsberg Hapishanesi'ne konuldu.Tháng 10 năm 1948, ông ta bị kết án 15 năm tù giam tại trại Landsberg.
Rus hapishanelerinde uzun yıllar geçirmiştir.Bố mẹ Thu từng sống nhiều năm ở Nga.
Hapishaneden firar etmek için paraşütü tasarladı.Ông được tổ chức đảng giải cứu khỏi nhà tù.
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.Cả hai sau đó đã rời khỏi nhà tù.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Vào năm 1965, một tù nhân trẻ tuổi có tên Tommy Williams vào nhà tù Shawshank vì tội Trộm cắp.
Daha sonra 1989'a kadar açık kalan bir hapishaneye dönüştürüldü.Về sau bị Tưởng giam giữ cho tới năm 1989.
Rick ve Carl bahçeleri ile ilgilenirken, hapishane duvarlarının ardında uzakta bir adam belirir.Carl và Rick đang đi trên một con đường sau khi nhà tù bị tấn công.
Uzun yıllar hapishanede kaldı.Họ đã bị kết án nhiều năm tù.
Hawkins, Silver ve diğer arkadaşları artık hapishanededirler.Hilderic, Hoamer và người thân của họ đã bị ném vào tù.
Aynı zamanda hapishane veya hücre anlamlarına da gelir.Từ các trại tạm giam hay các nhà tù?
Müttefikler onu özel bir hapishanede mahkûm eder.Tù nhân là người đang bị giam giữ tại một nhà tù.
De Grieux Manon'u hapishaneden kurtarmak için elinden geldiğini yapar ama bunu başaramaz.Faust tìm cách cứu Gretsen thoát khỏi lao tù nhưng không được do nàng cự tuyệt bỏ trốn.
Jaquino beraberindeki askerlerle girer ve bakanın hapishane kapısında beklediğini açıklar.兵隊を伴ったヤキーノが現れ、大臣が門で待っていると告げる。
Alman sevgilisinin ve oğlunun çabaları sonucu serbest kalana kadar, üç ay boyunca, hapishanede kaldı.彼女はドイツ将校の恋人と息子との協調的な努力により首尾良く解放されるまでは3ヶ月獄中で過ごした。
Hapishanede ise onları bekleyen sürpriz bir konuk vardır.鉱山にある監獄の見張り番だが、監獄に捕らえられている人間には優しく接している。
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.施設により、半閉鎖的なものもある。
İdam edilecekleri gün hapishanenin yakınlarına hiç kimse yaklaştırılmamıştır.書類等に不備がなければ標識(ナンバープレート)と共に即日交付される。
Hücre 211 (İspanyolca: Celda 211) 2009 yapımı İspanyol hapishane filmi.『プリズン211』(プリズンにいちいち、スペイン語: Celda 211)は、2009年のスペイン=フランス合作映画(サスペンス・アクション)。
Hapishanedeki İtiraflar.刑務所で知り合う。
1967'de Ilse Köhler hapishanede kendini asarak intihar etmiştir.そして1967年、獄中で首吊り自殺した。
Onun düşüşünden sonra da hapishane olarak kullanılmıştır).連座して左遷後)。
Hapishanede zaman geçirdi ve geçmişinden bir perde kapalı.過去に刑務所に服役していて、前科がある。
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.後には監獄として使用された。
Grubun pek çok üyesi Japon askeri hapishanelerinde tutuklu kalmıştır.多くの男性は北軍の捕虜収容所に抑留された。
Piper, Alex'le aynı hapishaneye düşer.パイパーは刑務所でアレックスと再会し再び肉体関係を持つ。
Hapishanede Cavaradossi idamını beklemektedir.カヴァラドッシは夜明けに行われる処刑を牢屋で待っている。
Paris'te bir hapishaneye konuldu.パリで逮捕される。
Hapishaneye gitmemize gerek yok." demiştir.アメリカへ行く必要はない」と主張した。
11 Mart'ta talepleri kabul edilmezse hapishane yolunun görüneceği bir celse duruşma daha düzenlendi.翌30年3月2日に公判が開始され、11日刑が確定したが、高根屋米蔵が持ち逃げされた件は無罪になった。