hapishane ile cümle
hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.Η είσοδος είναι αδύνατη.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981 - Ο Μπόμπι Σαντς, μέλος του Ιρλανδικού Δημοκρατικού Στρατού, ξεκινά στη φυλακή απεργία πείνας.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.Στη συνέχεια μεταφέρθηκε πίσω στη φυλακή της Προύσας.
Daha sonra şehir hapishanesini de ele geçirerek, birçok mahkûmu serbest bıraktı.Κατόπιν κατέλαβε την πόλη και συνέλαβε αρκετούς αιχμαλώτους.
Arhangelsk Oblastı'nda hapishanede öldü.Πέθανε στο Ghergani της επαρχίας Dâmbovița.
14 Mayıs 1957 tarihinde 19 ay hapis cezası aldı ve Landsberg Hapishanesi'ne konuldu.Στις 14 Μαΐου 1957 καταδικάστηκε σε 19 μήνες και επέστρεψε στην στρατιωτική φυλακή των ΗΠΑ στο Λάντσμπεργκ.
Olaylarla hiç ilgisi olamayan kişiler hapishaneye sokulmuştu.Όσοι δεν πορούσαν να πληρώσουν φυλακίστηκαν.
1982 - Lech Walesa, 11 ay bir Polonya hapishanesinde kaldıktan sonra tekrar serbest kaldı.1982 - Έπειτα από περιορισμό 11 μηνών, απελευθερώνεται ο Λεχ Βαλέσα, ηγέτης της «Αλληλεγγύης» στην Πολωνία.
1953 yılına kadar hapishanede kaldı.Παρέμεινε στη φυλακή μέχρι το 1936.
1892’de hapishaneden kaçtı.Δύο χρόνια μετά το 1890 αποχώρησε από την εταιρεία.
Uzayda tehlikeli bir hapishanede suçlular uyutulmaktadır.Στην πόλη τής Νέας Υόρκης στο διαστημοδρόμιο δολοφονείται ένας διαστημικός.
Hapishanedeki İtiraflar.Οι εξομολογήσεις.
1963 - Alkatraz Hapishanesi kapatıldı.1963 - Κλείνει η ομοσπονδιακή φυλακή του Αλκατράζ στην Καλιφόρνια.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Αργότερα, χρησίμευσε σαν φυλακή.
Uzun süre yaşadığı hapishane hayatına alışmış, dışarıdaki düzene ayak uydurmak zorunda kalmak ona zor gelir.Δυσκολεύεται να προσαρμοστεί στη ζωή έξω από τη φυλακή και φοβάται πως ποτέ δε θα τα καταφέρει.
ABD Savaş Suçluları Hapishanesinde Bavyera'daki Landsberg am Lech de 1 No'lu bölüme hapsedildi.Εισήλθε στη φυλακή εγκληματιών πολέμου των ΗΠΑ στο Λάντσμπεργκ στη Βαυαρία.
Altı yıl hapis cezasına çarptırıldı, Phnom Penh ve Kampong Thom'daki hapishanelerde kaldı.Καταδικάστηκε για 6 χρόνια και εξέτισε την ποινή του στις φυλακές της Σρέμσκα Μιτρόβιτσα και της Λεπόγκλαβα.
O 1896 yılında tutuklandı ve Erivan'ın hapishanede bir yıl geçirdi.Συνελήφθη το 1896 και εξορίστηκε στο Οριόλ για τρία χρόνια.
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.Για αυτό και οι δύο μένουν στη φυλακή.
Günümüzde Spaç Hapishanesi ikinci sınıf bir ulusal anıt olarak tescil edilmiştir.Σήμερα, η σήραγγα αυτή διατηρείται ως εθνικό μνημείο.
Suçlananlardan en az beş kişi hapishanede ölmüştür.Mindst fem personer døde i fængsel.
Hapishane olarak kullanıldı.Det blev brugt som et fængsel.
Bütün hapishane boşalır.Fængslerne står tomme.
Maltsev Hapishanesinde yoğun işkence görür.Meretskov var blevet slemt tortureret i fængslet.
Liu Xiaobo, Nobel Barış Ödülü'nü hapishanedeyken kazanmıştır.China dissident Liu Xiaobo awarded Nobel Peace Prize in absentia.
Derek hapishaneye kapatılır.Nu blev Erik fængslet.
Susan Atkins hapishanede yakalandığı beyin kanseri sebebiyle 24 Eylül 2009 tarihinde ölmüştür.Susan Atkins, kvinden der slog Sharon Tate ihjel, døde i fængsel den 24. september 2009 af kræft i hjernen.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Efter dette blev fæstningen en tid benyttet som fængsel.
Mahkûmlar, Batı Berlin'de İngiliz Sektöründe yer alan Spandau hapishanesi'ne götürülüp yerleştirildiler.Fangerne blev ført til Spandaufængslet i den britiske sektor i Vestberlin og fik fangenumre.
8 Ağustos tarihinde Plötzensee Hapishanesi'nde asılarak idam edildi.Han blev hængt nøgen den 8. august i Berlins fængsel i Plötzensee.
14 Temmuz- Paris hapishanesi Bastille düştü.14. juli: Stormen på Bastillen.
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.Hun opsøgte dem begge, da de bagefter sad i fængsel.
Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır.Men der blev høvdingen narret.
Azkaban Hapishanesi, suçlu büyücülerin tutulduğu bir hapishanedir.I Fangen fra Azkaban bryder Sirius ud fra troldmandsfængslet Azkaban.
Bina yıllar boyu hükümet merkezi ve hükümet ambarı, hapishane, polis ve yangın garı olarak kullanıldı.Fortet blev tidligere anvendt som residens for guvernøren, kirke, rådhus, politistation og fængsel.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981 - Den nordirske terrorist Bobby Sands dør i Maze-fængslet efter 66 dages sultestrejke.
Belediye Başkanı da hapishaneye gelip Ninetta'yla konuşur.Efter middagen vil Rektor snakke med Lyra.
1196dan beri "Lancaster Kalesi" mahkeme binası ve hapishane olarak kullanılmaya başlamıştır.Tidligt i 1200-tallet blev slottet brugt som domstol og fængsel.
Bu sırada Poly Peachum da hapishaneye gelir.Derfor havner Egon nok en gang i fængsel.
Hapishaneye hiç sorunsuz girerler çünkü kimse yoktur.Når man befærdes på et åbent område, besvær ikke andre.
Ancak Genovese; hapishane'den Genovese ailesini yönetmeye devam eder.Genovese fortsatte å styre familien ifra fengselet.
Ömer hapishaneden bir gün erken çıkar.To innsatte rømmer tidlig en morgen fra fengselet.
1934 - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1934 – Alcatraz blir et føderalt fengsel.
En sonunda 1165'te hapishaneden kaçmayı başardı.Etter gjentatte forsøk klarte han å flykte i 1165.
1982 - Lech Walesa, 11 ay bir Polonya hapishanesinde kaldıktan sonra tekrar serbest kaldı.1982 – Lech Wałęsa, leder av Solidaritet i Polen, blir løslatt etter 11 måneders internering.
4 Eylül'de 1944'te Berlin'de Plötzensee Hapishanesinde idam edildi.Han ble henrettet 4. september 1944 i Plötzensee fengsel i Berlin.
Üç yıl sonra hapishanede ölmüştür.Han døde i fengsel tre år senere.
6 Mart 1952 tarihinde Varşova Mokotów Hapishanesi dışında asılarak idam edildi.6. mars 1952 kl. 19.00 ble han hengt i Mokotów-fengselet i Warszawa.
Hapishanede ise onları bekleyen sürpriz bir konuk vardır.I kjelleren, ber fangen om en sjanse til å snakke.
Quantum hapishanesi olarak da adlandırılır) büyüktür bu durum mutlak sıfır noktasında bile geçerlidir.Høyde uten tilløp (også kalt stille høyde) er en hoppøvelse i friidrett.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Det ble også brukt som et politisk fengsel.
Theofanis iki yıl hapishanede kaldı ve sert işkencelere maruz kaldı.Theophanes ble etter dette kastet i fengsel og i to år ble han utsatt for grusom behandling.
Hapishanedeki vaziyetler artık „La Onda“'nın aleyhine dönüşür.Men hvem skal beskytte oss mot La Fayette?»
1784'te Vincennes hapishanesi kapatıldı ve Sade Bastille’ye gönderildi.Château de Vincennes ble stengt i 1784 og Sade ble overført til Bastillen.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Samtidig ble politiske fanger løslatt og bevæpnet.
Hapishanede rejim düşmanı olarak adlandırılan kişilerin yeniden eğitimi hedeflenmekteydi.Regimet satt politiske motstandere i konsentrasjonsleire kalt Anhaltelager.
Suçlananlardan en az beş kişi hapishanede ölmüştür.Fem av de ledende personene i gruppen ble dømt til døden.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Etter dette ble festningen en tid benyttet som fengsel.
Şehirde, bir okul, bir kilise, bir mahkeme ve bir hapishane vardır.På øya finnes det en grunnskole, politistasjon, kirke og et fyrtårn.
Almanlar toplama kampları ve hapishanelerde tutsak edildi.Mange tyske sivile ble sendt til internerings- og arbeidsleirer.