hapishane ile cümle

hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hapishanede hasta olanlar iyileşmeye başlamıştır.A kegyhelyen sokak meggyógyultak.
Aynı gün Ceyşül İslam Şam'daki Adra Hapishanesi'ne saldırdı.Nappal az ISIL a Tadmor börtönt és a repülőteret támadta.
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, bu hapishaneyi oldukça geniş bir şekilde betimler.A Harry Potter és az azkabani fogoly termelte e legkevesebb bevételt.
Uzun yıllar hapishanede kaldı.Hosszú időt töltött börtönben.
Her bir tutsak adını ünlü bir hapishaneden almıştır.Minden rabot valamilyen börtön után neveztek el.
Hapishane olarak kullanıldı.Alagsorát börtönként használták.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981-ben Bobby Sands kezdett éhségsztrájkba az észak-írországi Maze börtönében.
Toplu tutuklamalar ve muhalif avı sonucu, mevcut hapishanelerde yer kalmadı.Mivel a dombon ma nagyszabású fejlesztések folynak, a börtönmaradványokat már nem látjuk.
Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır.Ez csak azt jelentheti, hogy a férfi megcsalja.
Hayatının geri kalan kısmını hapishanede geçirmeyi gerçekten istiyor musun?Valóóban börtönben szeretnéd tölteni életed hátra levő részét?
1892’de hapishaneden kaçtı.1882: vapautui vankilasta.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.Sehän on loistava tilaisuus paeta vankilasta.
Aynı zamanda annesi de bu süre içinde hapishaneden çıkacaktır.Samoihin aikoihin Tommy vapautuu vankilasta.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.Hänet vietiin Conciergerien tutkintavankilaan.
11 Ocak: Küba'daki Amerikan üssü Guantanamo'da hapishane açıldı.11. tammikuuta – Yhdysvaltain Guantanamo Bayn vankileirille Kuubassa tuotiin ensimmäiset vangit.
Erwin von Witzleben, Berlin'de Plötzensee Hapishanesi'nde idam edildi.Erwin von Witzleben teloitettiin samana päivänä Plötzenseen vankilassa Berliinissä.
En sonunda 1165'te hapishaneden kaçmayı başardı.Viimein vuonna 1164 hänen onnistui paeta.
Şubat 2006'da, San'a'da tutulduğu hapishaneden 22 mahkûmla birlikte kaçtı.Helmikuussa 2006 hän ja 22 muuta al-Qaidan jäsenyydestä epäiltyä ihmistä pääsi karkaamaan vankilasta.
Halen, Kaliforniya, Corcoran'da yer alan eyalet hapishanesinde müebbet hapis cezasını çekmektedir.California State Prison, Corcoran -vankila sijaitsee kaupungissa.
Hapishanede "Oyun Nasıl Oynanmalı?"yı yazdı.Kappaleessa ”How Do You Sleep?”
1957 yılında bazı mahkûmlar için af çıktı ve nihayet Landsberg Hapishanesi'nden serbest bırakıldı.Hänet armahdettiin kuitenkin jo vuonna 1957 ja vapautettiin Landsbergin vankilasta.
Bu olay ile Killa Hakan ilk kez hapishaneye girmiştir.Niin Haihattelija joutui ensimmäisen kerran vankilaan.
Daha sonra Vali ve adamları hapishaneye saldırır.Sitten poliisi ja armeija rynnäköivät vankilaan.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.Kellotornia on aiemmin käytetty kansanedustajien vankilana.
Jonathan komadadır ve Lionel ise hapishanedeki yeni hayatına alışmaya çalışmaktadır.Sairaalassa Jonathan makaa koomassa kolmatta kuukautta ja Lionel totuttelee elämäänsä vankilassa.
Hapishanelerdeki durumu öğrenmek amacıyla bir komisyonun seçilmelidir.On valittava komitea tutkimaan niiden juttuja, joita pidetään vankiloissa ja pidätysleireillä.
Hapishanede Cavaradossi idamını beklemektedir.Cavaradossi vangitaan.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Myöhemmin linna oli vankilana.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Linnoitusta käytettiin toisinaan myös vankilana.
1954'te Vladimir hapishanesinde tutsaklıkta ölmüştür.Hän kuoli Vladimirovkan vankilassa vuonna 1954.
Rick, Morgan'dan hapishanedeki gruba katılmasını ister.Morgan ei suostu lähtemään Rickin mukaan vankilaan.
Bastille Baskını veya Bastille Hapishanesi Baskını, 14 Temmuz 1789'da Paris, Fransa'da gerçekleşmiştir.Ranskan vallankumous alkoi Pariisissa Bastiljin valtauksella 14. heinäkuuta 1789.
1890 - Elektrikli sandalyenin ilk kullanımı New York'taki Auburn hapishanesinde gerçekleşti.1890 – New Yorkissa suoritettiin ensimmäinen teloitus sähkötuolissa.
Bachmann 24 Şubat 1970 tarihinde hapishanede intihar etti.Kärsittyään tuomiostaan vajaat kaksi vuotta Bachmann teki itsemurhan vankilassa helmikuussa 1970.
Suçlarından birisi dolar satın almak olan Tony, bu yüzden hapishaneye girmiştir.Tony oli kuitenkin sortunut maanpetokseen, minkä vuoksi hän joutuu vankilaan.
Ayrıca hapishanede hayatta kalan mahkûmlarla karşılaşmışlardır.Vankilasta löytyy vankeja elossa.
Güvenliğin en yüksek seviyeye çıkarıldığı hapishaneden bile kaçmayı başarırlar.He joutuivat korkeimman turvallisuusluokan vankilaan.
8 Ağustos tarihinde Plötzensee Hapishanesi'nde asılarak idam edildi.Hänet hirtettiin 8. elokuuta Plötzenseen vankilassa useiden muiden salaliittolaisten kanssa.
Hapishanedeki doktor da hastalığa yakalanınca Hershell tedavi etmeye başlar.Kun Infektio iskee vankilaan, Hershel vahtii jokaista potilastaan.
1430-1800- Kuleler Devlet Hapishanesi olarak kullanılıyordu.1600 ja 1700-luvuilla linnaa käytettiin vankilana.
Eski hapishaneler şampiyonu artık lağımlarda yaşamaktadır.Entinen huvilan työntekijöiden asuinrakennus sijaitsee peltojen laidassa.
Şehirde, bir okul, bir kilise, bir mahkeme ve bir hapishane vardır.Kaupungissa on kaupunginkirjasto, poliisiasema ja vankila.
1934 - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1934 – Yhdysvalloissa avattiin liittovaltion vankila Alcatrazin saarella San Franciscon lahdella.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Niitä kasvatetaan myös vankeudessa.
Bunun üzerine Rick ve hapishanedeki diğerleri, Vali'nin adamlarına ateş açar.Rick ja muut eivät suostu lähtemään, jolloin Kuvernööri hyökkää vankilaan.
Diğer mahkûmlar 1947'de Spandau Hapishanesine nakledildiler.Hänet vapautettiin Spandaun vankilasta 1966.
Videoda Rihanna hapishane hücresi, kazan dairesi gibi çeşitli yerlerde görüntülendi.Videolla Rihanna esiintyy lukuisissa kohteissa, kuten tyrmässä ja kaasukammiossa.
Klip, hapishane konseptiyle çekilmiştir.Nettiherjaukset veivät vankilaan Iltalehti.
Hapishanede kocasını ziyaret etti.Hän vieraili vankilassa miehensä luona.
2. Sahne: Bir Hapishane Don Carlos hapishanede tutukludur.Σκηνή 2: Μία φυλακή Ο Δον Κάρλος έχει φυλακισθεί.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Το 1965, ο Τόμυ Γουίλιαμς φυλακίζεται για κλοπή.
Suçlananlardan en az beş kişi hapishanede ölmüştür.Από αυτούς οι πέντε πέθαναν στη φυλακή.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.Το 1946, σε ηλικία 20 ετών, οδηγήθηκε στην φυλακή για διάρρηξη.
Libya gazetesi Quryna'ya göre politik suçlar hariç 1.000 kişi hapishaneden kaçtı.Σύμφωνα με την εφημερίδα Quryna 1.000 κρατούμενοι δραπέτευσαν από τις φυλακές.
Ekvtime Takaişvili, kalede bir hapishane bulunduğunu belirtmiştir.Ο Εκβτίμε Τακαϊσβίλι ανέφερε την ύπαρξη φυλακής εντός του κάστρου.
1954 yılında Leopoldov'da hapishanede ölmüştür.Πέθανε στη φυλακή Λεοπόλντοφ το 1954.
Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.Τον 15ο αιώνα χρησιμοποιούνταν ως φυλακή.
Larry ise hapishane de aşçılık yapmaya başlar.Παράλληλα, ξεκίνησε και τις σπουδές του στη μαγειρική, στη Σχολή Μαγειρικής.
Hapishane olarak kullanıldı.Χρησιμοποιήθηκε παλαιότερα ως φυλακή.
Şehirde, bir okul, bir kilise, bir mahkeme ve bir hapishane vardır.Υπάρχει ένα δημοτικό σχολείο, μια εκκλησία και μια πλατεία.

İlgili Sayfalar