Aynı zamanda annesi de bu süre içinde hapishaneden çıkacaktır.Samoihin aikoihin Tommy vapautuu vankilasta.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.Hänet vietiin Conciergerien tutkintavankilaan.
11 Ocak: Küba'daki Amerikan üssü Guantanamo'da hapishane açıldı.11. tammikuuta – Yhdysvaltain Guantanamo Bayn vankileirille Kuubassa tuotiin ensimmäiset vangit.
Erwin von Witzleben, Berlin'de Plötzensee Hapishanesi'nde idam edildi.Erwin von Witzleben teloitettiin samana päivänä Plötzenseen vankilassa Berliinissä.
En sonunda 1165'te hapishaneden kaçmayı başardı.Viimein vuonna 1164 hänen onnistui paeta.
Şubat 2006'da, San'a'da tutulduğu hapishaneden 22 mahkûmla birlikte kaçtı.Helmikuussa 2006 hän ja 22 muuta al-Qaidan jäsenyydestä epäiltyä ihmistä pääsi karkaamaan vankilasta.
Halen, Kaliforniya, Corcoran'da yer alan eyalet hapishanesinde müebbet hapis cezasını çekmektedir.California State Prison, Corcoran -vankila sijaitsee kaupungissa.
Hapishanede "Oyun Nasıl Oynanmalı?"yı yazdı.Kappaleessa ”How Do You Sleep?”
1957 yılında bazı mahkûmlar için af çıktı ve nihayet Landsberg Hapishanesi'nden serbest bırakıldı.Hänet armahdettiin kuitenkin jo vuonna 1957 ja vapautettiin Landsbergin vankilasta.
Bu olay ile Killa Hakan ilk kez hapishaneye girmiştir.Niin Haihattelija joutui ensimmäisen kerran vankilaan.
Daha sonra Vali ve adamları hapishaneye saldırır.Sitten poliisi ja armeija rynnäköivät vankilaan.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.Kellotornia on aiemmin käytetty kansanedustajien vankilana.
Jonathan komadadır ve Lionel ise hapishanedeki yeni hayatına alışmaya çalışmaktadır.Sairaalassa Jonathan makaa koomassa kolmatta kuukautta ja Lionel totuttelee elämäänsä vankilassa.
Hapishanelerdeki durumu öğrenmek amacıyla bir komisyonun seçilmelidir.On valittava komitea tutkimaan niiden juttuja, joita pidetään vankiloissa ja pidätysleireillä.
Hapishanede Cavaradossi idamını beklemektedir.Cavaradossi vangitaan.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Myöhemmin linna oli vankilana.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Linnoitusta käytettiin toisinaan myös vankilana.
1954'te Vladimir hapishanesinde tutsaklıkta ölmüştür.Hän kuoli Vladimirovkan vankilassa vuonna 1954.
Rick, Morgan'dan hapishanedeki gruba katılmasını ister.Morgan ei suostu lähtemään Rickin mukaan vankilaan.
Bastille Baskını veya Bastille Hapishanesi Baskını, 14 Temmuz 1789'da Paris, Fransa'da gerçekleşmiştir.Ranskan vallankumous alkoi Pariisissa Bastiljin valtauksella 14. heinäkuuta 1789.
1890 - Elektrikli sandalyenin ilk kullanımı New York'taki Auburn hapishanesinde gerçekleşti.1890 – New Yorkissa suoritettiin ensimmäinen teloitus sähkötuolissa.
Bachmann 24 Şubat 1970 tarihinde hapishanede intihar etti.Kärsittyään tuomiostaan vajaat kaksi vuotta Bachmann teki itsemurhan vankilassa helmikuussa 1970.
Suçlarından birisi dolar satın almak olan Tony, bu yüzden hapishaneye girmiştir.Tony oli kuitenkin sortunut maanpetokseen, minkä vuoksi hän joutuu vankilaan.
Ayrıca hapishanede hayatta kalan mahkûmlarla karşılaşmışlardır.Vankilasta löytyy vankeja elossa.
Güvenliğin en yüksek seviyeye çıkarıldığı hapishaneden bile kaçmayı başarırlar.He joutuivat korkeimman turvallisuusluokan vankilaan.
8 Ağustos tarihinde Plötzensee Hapishanesi'nde asılarak idam edildi.Hänet hirtettiin 8. elokuuta Plötzenseen vankilassa useiden muiden salaliittolaisten kanssa.
Hapishanedeki doktor da hastalığa yakalanınca Hershell tedavi etmeye başlar.Kun Infektio iskee vankilaan, Hershel vahtii jokaista potilastaan.
1430-1800- Kuleler Devlet Hapishanesi olarak kullanılıyordu.1600 ja 1700-luvuilla linnaa käytettiin vankilana.
Eski hapishaneler şampiyonu artık lağımlarda yaşamaktadır.Entinen huvilan työntekijöiden asuinrakennus sijaitsee peltojen laidassa.
Şehirde, bir okul, bir kilise, bir mahkeme ve bir hapishane vardır.Kaupungissa on kaupunginkirjasto, poliisiasema ja vankila.
1934 - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1934 – Yhdysvalloissa avattiin liittovaltion vankila Alcatrazin saarella San Franciscon lahdella.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Niitä kasvatetaan myös vankeudessa.
Bunun üzerine Rick ve hapishanedeki diğerleri, Vali'nin adamlarına ateş açar.Rick ja muut eivät suostu lähtemään, jolloin Kuvernööri hyökkää vankilaan.
Diğer mahkûmlar 1947'de Spandau Hapishanesine nakledildiler.Hänet vapautettiin Spandaun vankilasta 1966.
Videoda Rihanna hapishane hücresi, kazan dairesi gibi çeşitli yerlerde görüntülendi.Videolla Rihanna esiintyy lukuisissa kohteissa, kuten tyrmässä ja kaasukammiossa.
Klip, hapishane konseptiyle çekilmiştir.Nettiherjaukset veivät vankilaan Iltalehti.
Hapishanede kocasını ziyaret etti.Hän vieraili vankilassa miehensä luona.
2. Sahne: Bir Hapishane Don Carlos hapishanede tutukludur.Σκηνή 2: Μία φυλακή Ο Δον Κάρλος έχει φυλακισθεί.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Το 1965, ο Τόμυ Γουίλιαμς φυλακίζεται για κλοπή.
Suçlananlardan en az beş kişi hapishanede ölmüştür.Από αυτούς οι πέντε πέθαναν στη φυλακή.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.Το 1946, σε ηλικία 20 ετών, οδηγήθηκε στην φυλακή για διάρρηξη.
Libya gazetesi Quryna'ya göre politik suçlar hariç 1.000 kişi hapishaneden kaçtı.Σύμφωνα με την εφημερίδα Quryna 1.000 κρατούμενοι δραπέτευσαν από τις φυλακές.
Ekvtime Takaişvili, kalede bir hapishane bulunduğunu belirtmiştir.Ο Εκβτίμε Τακαϊσβίλι ανέφερε την ύπαρξη φυλακής εντός του κάστρου.
1954 yılında Leopoldov'da hapishanede ölmüştür.Πέθανε στη φυλακή Λεοπόλντοφ το 1954.
Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.Τον 15ο αιώνα χρησιμοποιούνταν ως φυλακή.
Larry ise hapishane de aşçılık yapmaya başlar.Παράλληλα, ξεκίνησε και τις σπουδές του στη μαγειρική, στη Σχολή Μαγειρικής.
Hapishane olarak kullanıldı.Χρησιμοποιήθηκε παλαιότερα ως φυλακή.
Şehirde, bir okul, bir kilise, bir mahkeme ve bir hapishane vardır.Υπάρχει ένα δημοτικό σχολείο, μια εκκλησία και μια πλατεία.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.Η είσοδος είναι αδύνατη.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981 - Ο Μπόμπι Σαντς, μέλος του Ιρλανδικού Δημοκρατικού Στρατού, ξεκινά στη φυλακή απεργία πείνας.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.Στη συνέχεια μεταφέρθηκε πίσω στη φυλακή της Προύσας.
Daha sonra şehir hapishanesini de ele geçirerek, birçok mahkûmu serbest bıraktı.Κατόπιν κατέλαβε την πόλη και συνέλαβε αρκετούς αιχμαλώτους.
Arhangelsk Oblastı'nda hapishanede öldü.Πέθανε στο Ghergani της επαρχίας Dâmbovița.
14 Mayıs 1957 tarihinde 19 ay hapis cezası aldı ve Landsberg Hapishanesi'ne konuldu.Στις 14 Μαΐου 1957 καταδικάστηκε σε 19 μήνες και επέστρεψε στην στρατιωτική φυλακή των ΗΠΑ στο Λάντσμπεργκ.
Olaylarla hiç ilgisi olamayan kişiler hapishaneye sokulmuştu.Όσοι δεν πορούσαν να πληρώσουν φυλακίστηκαν.
1982 - Lech Walesa, 11 ay bir Polonya hapishanesinde kaldıktan sonra tekrar serbest kaldı.1982 - Έπειτα από περιορισμό 11 μηνών, απελευθερώνεται ο Λεχ Βαλέσα, ηγέτης της «Αλληλεγγύης» στην Πολωνία.
1953 yılına kadar hapishanede kaldı.Παρέμεινε στη φυλακή μέχρι το 1936.
1892’de hapishaneden kaçtı.Δύο χρόνια μετά το 1890 αποχώρησε από την εταιρεία.
Uzayda tehlikeli bir hapishanede suçlular uyutulmaktadır.Στην πόλη τής Νέας Υόρκης στο διαστημοδρόμιο δολοφονείται ένας διαστημικός.
Hapishanedeki İtiraflar.Οι εξομολογήσεις.