Ana içeriğe geç
Sözlük

hapishane ile cümle

hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Queen Latifah - Matron "Mama" Morton, Cook County Hapishanesi'nin gardiyanı.Queen Latifah - Matroana "Mama" Morton; matroana coruptă a închisorii din districtul Cook.
Gaga hapishaneden çıkıyor ve Beyoncé onu "Pussy Wagon"da bekliyor.Gaga este scoasă pe cauțiune din închisoare și iese pentru a o găsi pe Beyoncé ce o așteaptă în „Pussy Wagon”.
Her bir tutsak adını ünlü bir hapishaneden almıştır.Fiecare deținut este numit după o închisoare reală.
Hapishanede ise onları bekleyen sürpriz bir konuk vardır.Aceasta are o soră vitregă care este la închisoare.
Sonra, Singapur'da Changi hapishanesine transfer edildi.După un timp a fost mutat la închisoarea Changi, lângă Singapore.
Muhaliflerin çoğu Goli otok'ta gulag benzeri hapishaneye gönderildi.Mulți au fost trimiși în lagăre asemănătoare gulagurilor, închiși la Goli Otok.
Diğer mahkûmlar 1947'de Spandau Hapishanesine nakledildiler.Prizonierii condamnați la închisoare au fost transferați în 1947 la închisoarea Spandau (Berlin).
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.În 1946, la 20 de ani, a mers la închisoare pentru intrare prin efracție.
Trepper Lubyanka hapishanesinde götürüldü.Aici a fost ținut prizonier în închisoarea Lubianka.
1956 yılında ilan edilen afla hapishanedeki yaklaşık 35 bin savaşçı serbest bırakılır.A eliberat mai mult de 93.000 de prizonieri de război pakistanezi în cinci luni.
1 Ocak - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1 ianuarie: Alcatraz devine închisoare federală.
Kendini çoğu zaman, elbetteki yanlışlıkla, hapishanede bulur.În timpul zilei stă, de cele mai multe ori, ascuns în vizuină.
Said Nursi ile aynı hapishanede bulunmuştur.Aflat și el în închisoare, ing.
Ana madde: Bastille Baskını 14 Temmuz 1789'da Parisliler Bastille Hapishanesi'ne hücum ettiler.Cetățenii Parisului s-au răsculat, la 14 iulie 1789 luând cu asalt închisoarea regală Bastilia.
Ancak bir şekilde hapishaneden çıkabildi.Era ca și o evadare de la închisoare.
Hapishanelerdeki durumu öğrenmek amacıyla bir komisyonun seçilmelidir.Trebuia aleasă o comisie care să cerceteze dosarele celor deținuți în închisori și lagăre de concentrare.
Hawkins, Silver ve diğer arkadaşları artık hapishanededirler.Hilderic, Hoamer și rudele lor au fost aruncate în închisoare.
Hapishanede sorgulamalardan sorumlu olan Klaus Barbie tarafından sorguya çekildi.Se bănuiește că la torturi a participat și Klaus Barbie.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.A börtönlakók közel fele használ közösen nem steril tetováló felszerelést.
1954 yılında Leopoldov'da hapishanede ölmüştür.1954-ben a leopoldovi börtönben halt meg.
O 1896 yılında tutuklandı ve Erivan'ın hapishanede bir yıl geçirdi.1896-ban letartóztatták és egy évet töltött a jereváni börtönben.
Däniken 2. kitabı Yıldızlara Dönüş’ü hapishanedeyken yazmıştır.Második könyvét, a Vissza a csillagokhozt a börtönben írta meg.
Sara'nın hapishanede olduğu haberini alan Krantz, onun kafası için 100.000 $ ödül koyar.Amikor Krantz tudomást szerez Sara bebörtönzéséről, 100 000 dolláros vérdíjat tűz ki a fejére.
Onun düşüşünden sonra da hapishane olarak kullanılmıştır).(Halála után adták ki.)
1982 - Lech Walesa, 11 ay bir Polonya hapishanesinde kaldıktan sonra tekrar serbest kaldı.1982 – Lech Wałęsa kiszabadul a börtönéből Lengyelországban.
Bachmann 24 Şubat 1970 tarihinde hapishanede intihar etti.Bachmann 1970-ben öngyilkosságot követett el a börtönben.
1945 tarihinde 2.500 mahkûmun hayatını kaybettiği hapishane aynı yıl Kasım ayında kapatılmıştır.1945-ben kb. 2500 rab veszítette életét a táborban, amit novemberben végül bezártak.
1954'te Vladimir hapishanesinde tutsaklıkta ölmüştür.A vladimiri fogolytáborban halt meg 1954-ben.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.A párizsi Conciergerie-be zárták őket.
Bir hapishane denetimi sırasında, siyasi tutuklular tarafından linç edilerek öldürülmüştür.Rendőrségi vizsgálati fogsága során kínzói agyonverték.
Bütün hapishane boşalır.A börtön falai leomolnak.
Hapishaneyi tanımak için bir gün önceden hapishaneye gider.Jogaival nagyon is tisztában léve vonul be másnap a börtönbe.
Bu iç kale bir zamanlar İskoçya Kraliçesi Mary için bir hapishane olarak kullanıldı.Az épület tornyában raboskodott egykor I. Mária skót királynő.
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.Így tehát a férfi megmenekül a börtöntől.
Hapishane 30 Aralık 1988 tarihinde kapatıldı 1989 yılında tamamen boşaltıldı.A börtönt 1988-ban zárták be, de véglegesen csak 1989-ben hagyták el.
Bu hapishanede Teksas'tan gelmiş bir banka soyguncusu olan James Lucas tarafından saldırıya uğradı.Többször összetűzésbe került James Lucasszal, egy texasi bankrablóval, aki egyszer hátba is szúrta.
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.Milch-et a Landsberg börtönben letöltendő életfogytiglani börtönbüntetésre ítélték.
Hapishane yetkilileri davranışlarını "konuşkan ve öfkeli" olarak açıkladılar.A tüntetők meghitt csendben vagy haraggal hallgatták az elnök beszédét.
2010'da Santiago'da bir hapishanede öldü.2010-ben Havířovban halt meg.
Hapishanede ise onları bekleyen sürpriz bir konuk vardır.A börtön egy régi cellájában megtekinthető néhány kínzóeszköz.
1934 - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1934-ben szállították át az Alcatraz-szigetre Atlantai börtönéből.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.A történet szinte végig egy börtönben játszódik.
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.A csillagok félkörívben vannak elrendezve.
Hapishanede tüberküloz hastalığına yakalandı.A börtönben sikerült leszoknia az amfetaminról.
Hapishane Kitabı.Börtönnapló.
En sonunda 1165'te hapishaneden kaçmayı başardı.Uralkodása békében ért véget 1166-ban.
1997'de 18 ay hapis cezası aldı ve Paris, La Santé hapishanesinde 6 ay boyunca yattı.27 hónapot töltött váltakozva a párizsi La Santé börtönben és kórházban.
Klip, hapishane konseptiyle çekilmiştir.A másik klipet egy börtönben forgatták.
Hapishanede hasta olanlar iyileşmeye başlamıştır.A kegyhelyen sokak meggyógyultak.
Aynı gün Ceyşül İslam Şam'daki Adra Hapishanesi'ne saldırdı.Nappal az ISIL a Tadmor börtönt és a repülőteret támadta.
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, bu hapishaneyi oldukça geniş bir şekilde betimler.A Harry Potter és az azkabani fogoly termelte e legkevesebb bevételt.
Uzun yıllar hapishanede kaldı.Hosszú időt töltött börtönben.
Her bir tutsak adını ünlü bir hapishaneden almıştır.Minden rabot valamilyen börtön után neveztek el.
Hapishane olarak kullanıldı.Alagsorát börtönként használták.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981-ben Bobby Sands kezdett éhségsztrájkba az észak-írországi Maze börtönében.
Toplu tutuklamalar ve muhalif avı sonucu, mevcut hapishanelerde yer kalmadı.Mivel a dombon ma nagyszabású fejlesztések folynak, a börtönmaradványokat már nem látjuk.
Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır.Ez csak azt jelentheti, hogy a férfi megcsalja.
Hayatının geri kalan kısmını hapishanede geçirmeyi gerçekten istiyor musun?Valóóban börtönben szeretnéd tölteni életed hátra levő részét?
1892’de hapishaneden kaçtı.1882: vapautui vankilasta.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.Sehän on loistava tilaisuus paeta vankilasta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod