Hücre 211 (İspanyolca: Celda 211) 2009 yapımı İspanyol hapishane filmi.Cela 211 (hiszp. Celda 211) – hiszpańsko-francuski dramat filmowy z 2009 r. w reżyserii Daniela Monzóna.
Plötzensee Hapishanesi'nde idam edildi.Wyrok wykonano w więzieniu egzekucyjnym B-Plötzensee.
Güvenliğin en yüksek seviyeye çıkarıldığı hapishaneden bile kaçmayı başarırlar.Kto znajdzie najszybszy sposób bezpiecznej ucieczki?
Halen, Kaliforniya, Corcoran'da yer alan eyalet hapishanesinde müebbet hapis cezasını çekmektedir.Manson odbywał swój wyrok w kalifornijskim więzieniu stanowym w Corcoran.
Hapishane 1857 yılında yıktırılmıştır.Wieża została zniszczona w 1857 roku.
Böylece hapishaneden de şartlı tahliye olabileceklerdir.Udaje mu się uzyskać zwolnienie z więzienia.
Tom hapishaneye gitmeyecek.Tom nie pójdzie do więzienia.
Landsberg hapishanesi'nden dolayı meşhurdur.Landsberg är känt för Landsbergfängelset.
1 Ocak - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1 januari Det amerikanska fängelset Alcatraz blir federalt.
1934 yılında başka bir hapishaneye transfer oldu.Fängelset flyttades 1934 till en ny anläggning.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Nästan hälften av de som sitter i fängelse delar på osteril tatueringsutrustning.
1967'de Ilse Köhler hapishanede kendini asarak intihar etmiştir.1967 begår hon självmord i fängelset.
Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.På 1400-talet användes det även som fängelse.
1937 yılında Berlin hapishanesinden Hannover'e gönderildi.1937 flyttades han från Berlin till Hannover.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.År 1909 utlämnades Kamo till ett ryskt fängelse där han fortsatte att spela sinnesförvirrad.
1954 yılında Leopoldov'da hapishanede ölmüştür.Han avled i fängelset i Leopoldov.
Binanın giriş katındaki hapishane, Aleksandr Solzhenitsyn'in Gulag Takımadaları yapıtında tasvir edilmiştir.Det fängelse som finns i byggnadens källarvåning skildras i Aleksandr Solzjenitsyns bok Gulagarkipelagen.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Dessa användes därefter som fängelse.
Azkaban Hapishanesi, suçlu büyücülerin tutulduğu bir hapishanedir.Dementorerna är väktare på trollkarlsfängelset Azkaban.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Han berättade för Lenin om sin arrestering och tiden av simulerat vansinne i fängelset.
1956 yılında ilan edilen afla hapishanedeki yaklaşık 35 bin savaşçı serbest bırakılır.Vid amnestin 1956 blev 35 000 tidigare hemarmésoldater frigivna.
Film Bruno (Bruno S.)'nun Berlin'de bir hapishaneden tahliye olma sahneleriyle başlar.Bruno Stroszek (Bruno S) är en gatusångare i Berlin, frigiven från fängelset.
Bu şehirde 1846'da o zamana göre modern stilde çok büyük bir büyük güvenlikli hapishane yapıldı.1846 påbörjade staden bygget av ett för tiden modernt cellfängelse vid Myntgatan.
Rikers Island, New York'ta bir ada ve hapishane kompleksidir.Rikers Island är en ö och ett centralfängelse som upptar hela ön i New York.
1917 Şubat Devrimiyle hapishaneden serbest bırakılmıştır.Han släpptes från fängelset efter Februarirevolutionen 1917.
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.För andra betydelser, se Puolivälinsaari.
San Francisco'nun dünyaca ünlü hapishanesi olan Alcatraz'da bu oyunda yer almaktadır.Namnet Alcatraz refererar till det beryktade fängelset i San Francisco, USA.
Hapishane ve mahkûmlar İrlanda tarihinde önemli rol oynadı.Jarlarnas flykt var en viktig händelse i Irlands historia.
Mahkeme sonucu 14 ay hapse mahküm olan Wallraff, Korydallos hapishanesine gönderildi.Han dömdes till 14 månaders ensamcell och kom till fängelset Korydallos.
1946 yılında genel aftan yararlanarak hapishaneden çıktı.I augusti högg han en 46-årig kvinna i ryggen.
Derek hapishaneye kapatılır.Sylvi blir skickad till fängelset.
Çamaşırların yıkanma işi hapishanede bilgi alışverişini de sağlıyordu.Även tvättinrättning skull inrymmas i huset.
Bina yıllar boyu hükümet merkezi ve hükümet ambarı, hapishane, polis ve yangın garı olarak kullanıldı.Fortet användes tidigare som bostad för guvernören, kyrka, rådhus, polisstation och fängelse.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Det har även varit fängelse.
1939 yılında da çocuk hapishanesi olarak kullanılmak üzere bir bina daha yapılmıştır.År 1939 byggdes sanatoriet till med en barnavdelning.
Sonrasında teslim olacak ve Tokyo’daki hapishaneye sevk edilecektir.Han grips efter det och förs till ett fängelse i öknen.
Grup bir hapishane bulur ve orayı yeni evleri yapmaya karar verir.De hittar till slut ett fängelse som de lyckas att göra till ett nytt och säkert hem.
4 Eylül'de 1944'te Berlin'de Plötzensee Hapishanesinde idam edildi.I september 1944 upplöstes direktionen i Berent.
Bu sisteme uygun olarak, 1829 yılında kurulan Doğu Eyalet Hapishanesi ilk olma özelliğini taşır.Första fängelse byggt efter systemet var Eastern State Penitentiary, som stod färdigt 1829.
Emniyet amiri- Hapishane idarecisi.Hotell Gripen – Häktet.
1982 - Lech Walesa, 11 ay bir Polonya hapishanesinde kaldıktan sonra tekrar serbest kaldı.14 november - Polens myndigheter friger Lech Wałęsa efter elva månaders internering.
İlk şiirini Kayseri hapishanesi’nde yazdı.Zamani skrev sina första dikter i fängelset.
Güvenliğin en yüksek seviyeye çıkarıldığı hapishaneden bile kaçmayı başarırlar.I fångenskap kan de uppnå ännu högre ålder.
Sugamo Hapishanesi 1920’li yıllarda siyasi mahkumlar için inşa edildi.В'язниця Суґамо побудована у 1920-ті роки для політичних в'язнів.
Hapishane 30 Aralık 1988 tarihinde kapatıldı 1989 yılında tamamen boşaltıldı.В'язницю було закрито 30 грудня 1988, а повністю покинуто 1989 року.
Hapishanenin duvarları yıkılıp kaybolur ve Marguerite'nin ruhu gökyüzü cennetine çıkar.Стіни в'язниці розсуваються, і душа Маргарити піднімається на небо.
1954 yılında Leopoldov'da hapishanede ölmüştür.1954 року помер у в'язниці у Леопольдові.
Rick, Glenn, ve Maggie hapishaneye geri dönmüştür ve Carl ile Carol onları geçitin orada karşılar.Рік, Глен та Меггі повертаються до в'язниці і біля воріт їх зустрічає Карл та Керол.
O sırada hapishanede Hershel, Beth ve Axel, Tyreese, Sasha, Allen ve Ben'in koğuşunu ziyaret eder.Тим часом у в'язниці Гершель, Бет та Аксель відвідують Тайріза, Сашу, Аллена та Бена.
Ömer hapishaneden bir gün erken çıkar.Незабаром він повинен вийти з в'язниці.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.У 1909 році Камо був екстрадований у Російську в'язницю, де він продовжував симулювати неосудність.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Імпровізовану в'язницю влаштували на базі кафедри психології Стенфорду.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Його використовували також як в'язницю.
Rus hapishanelerinde uzun yıllar geçirmiştir.Багато років прожив у Російській імперії.
Bastille Baskını veya Bastille Hapishanesi Baskını, 14 Temmuz 1789'da Paris, Fransa'da gerçekleşmiştir.Штурм Бастилії — подія, що відбулася в Парижі вранці 14 липня 1789 року.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Згодом замок на деякий час використовувався як в'язниця.
River, hapishanesinde günlüğünü okumaktadır.Так писав Рей у своєму щоденнику.
12 Eylül 2015'te Adra Hapishanesine saldırı başlatmış ve iki binayı ele geçirmiştir.12 вересня 2015 Jaysh al-Islam обстріляли і штурмували в'язницю, взявши під контроль дві будівлі.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.У 1946, у віці 20 років, він був ув'язнений за злом і проникнення.
Hapishane olarak kullanıldı.Нині використовується як в'язниця.