hapishane ile cümle

hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.Foi recluso na prisão de Landsberg.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Posteriormente serviu como prisão.
1934 - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1934 Ilha de Alcatraz, na Baía de São Francisco, se torna uma prisão federal dos Estados Unidos.
Ortaya çıkan bu kısımda, hapishane hücreleri, birçok büyük oda, büyük bir ihtimal türbe bulunmuştur.Neste lugar foram encontradas celas de prisão, muitos quartos grandes, e, possivelmente, tumbas.
Muhaliflerin çoğu Goli otok'ta gulag benzeri hapishaneye gönderildi.Muitos deles foram enviados como prisioneiros para a ilha de Goli Otok.
Aynı zamanda annesi de bu süre içinde hapishaneden çıkacaktır.Maga logo se encontraria na prisão também.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Este espaço, posteriormente, foi utilizado como prisão.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Kamo disse a Lenin sobre sua prisão e como ele simulara insanidade enquanto estava encarcerado.
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.Neste era anunciado que uma prisioneira havia fugido da prisão.
Fakat Figüran Bob, Krusty ve Simpson ailesinden öç almak için hapishaneden kaçmaktadır.Como na série, Sideshow Bob escapou da prisão para se vingar de Krusty e da família Simpson.
"Muavin" Süreyya Gürok (İpek Bilgin): Melek'in yattığı hapishanenin müdür muavini.Diz também, que o ato de orar, é como uma invocação aos anjos de Deus.
1971 yılında ise hapishane bakımsızlıktan dolayı kapatıldı.Em 1971, devido a deterioração das estruturas, a prisão foi fechada.
Almanlar toplama kampları ve hapishanelerde tutsak edildi.Os outros foram enviados para campos de concentração alemães.
Asil Nadir halen Londra'da bulunan Belmarsh hapishanesinde tutulmakta idi.Lá, foi para a prisão de Belmarsh, em Londres.
Savaş suçları yüzünden savaştan sonraki beş senesini hapishanede geçirdi.Depois do conflito, ele passou cinco anos na prisão acusado de crimes de guerra.
Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır.Ali, o enganador é castigado.
Belediye Başkanı da hapishaneye gelip Ninetta'yla konuşur.O laureado com a palestra deve apresentar uma palestra na NTNU.
Daha sonra Woodbury halkı hapishaneye taşınır.Os poucos sobreviventes que restavam de Woodbury se mudam para a comunidade da prisão.
Theofanis iki yıl hapishanede kaldı ve sert işkencelere maruz kaldı.Simone viveu quase dois anos no reformatório penal, onde foi submetida a duros trabalhos forçados.
O sırada Andrea (Laurie Holden) hapishaneye giderek Rick'in grubu ile müzakere etmeye karar verir.Enquanto isso, Andrea decide viajar para a prisão para negociar com o grupo de Rick e é tratada com dureza.
Clara, hapishaneye girer.Rick leva-a para dentro da prisão.
Hamelin Hapishanesi'nde 16 Mayıs 1946 tarihinde Albert Pierrepoint tarafından idam edildi.Ele foi enforcado por Albert Pierrepoint na prisão de Hamelin em 3 de Maio de 1947.
Larry ise hapishane de aşçılık yapmaya başlar.Sarah se tornou a cozinheira e limpadora da prisão.
Michael Panama hapishanesi "Sona Federal Hapishanesi"ndedir.Penitenciária Estadual de Fox River Prison Break «Penitenciária Federal de Sona (Description)».
İyileştiklerinde ise cezalarını tamamlamak için tekrar hapishaneye gönderildiler.Na sua libertação da prisão, eles voltaram para a casa de detenção.
Derek hapishaneye kapatılır.Rui é condenado a prisão.
Avatar'ı kaçırmaya çalışırken yakalanmış ve yanardağlardaki bir hapishaneye atılmıştır.Eles tentam seqüestrar Louis e levá-lo para a prisão durante um baile de máscaras.
Grubun pek çok üyesi Japon askeri hapishanelerinde tutuklu kalmıştır.Ultimamente, vários membros do Exército Vermelho têm sido presos no Peru.
İtalya'nın maksimum güvenlikli hapishanelerinden biri Velletri'de kuruldu.Uma das maiores prisões de segurança máxima no país, a Prisão Welikada, está situada na cidade.
14 Temmuz- Paris hapishanesi Bastille düştü.14 de julho - Bicentenário da Tomada da Bastilha na França.
O da topraktan uzak bir hapishanededir.Veio o Largo da Cadeia.
Michael Scofield ve diğer yedi mahkûm Fox River Eyalet Hapishanesi'nden kaçarlar.Porém, tanto Sucre quanto Manche vão para a mesma penitenciária, Fox River.
1997'de 18 ay hapis cezası aldı ve Paris, La Santé hapishanesinde 6 ay boyunca yattı.Ele passou seis meses na prisão La Santé em Paris em 1997 depois de ter sido condenado a 18 anos.
Bunu şu sözleriyle açıkça belirtmiştir; “Kural insan için bir hapishanedir.Estes valores são: Verdade: "O homem tende naturalmente para a verdade.
1946'da hapishanede öldü.Ele morreu na prisão em 1940.
Hapishane Kitabı.Cadernos do Cárcere.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.Trata-se de uma dimensão de onde é impossível se escapar.
1700'de bir hapishane yapıldı.Foi fundada em 1700.
Hapishaneden yazdığı mektuplar önce bir gazetede yayımlandı, daha sonra kitap haline getirildi.Escreveu um diário de campanha que foi depois transformado em livro.
Hapishanede pedofillere acımasızca davranılır.Pedófilos são tratados cruelmente na prisão.
2. Sahne: Bir Hapishane Don Carlos hapishanede tutukludur.Scène 2: Een gevangenis Don Carlos is in de gevangenis geworpen.
Hitler'in hapishaneden çıkarılmasından sonra Nazi Partisi resmen yeniden kuruldu.Na Hitlers vrijlating werd de nazipartij weer officieel heropgericht.
İyileştikten sonra tekrar hapishaneye dönecekti).De eigenaar kan dan het goed revindiceren (terugeisen).
Alberto Ammann'ın canlandırdığı Juan Oliver karakteri hapishanede işbaşı yapacaktır.Juan Oliver (Alberto Ammann) heeft een nieuwe baan als gevangenisbewaarder.
Viktor Rydberg, bir hapishane memuru ve bir ebenin oğlu olarak doğdu.Viktor Rydberg was de zoon van een gevangenisbeambte en een vroedvrouw.
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.In de gevangenis hebben ze melaatsheid opgelopen.
Bu sırada Poly Peachum da hapishaneye gelir.Uiteindelijk belandt ook Kichijiro in de gevangenis.
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.Hij werd in de gevangenis van Landsberg opgehangen.
Hapishanede tüberküloz hastalığına yakalandı.Hij overleed in gevangenschap aan tuberculose.
Hapishanede ise onları bekleyen sürpriz bir konuk vardır.In de gevangenis mocht ze bezoek ontvangen.
1971 yılında ise hapishane bakımsızlıktan dolayı kapatıldı.Echter moest het juvenaat reeds in 1971 sluiten wegens gebrek aan belangstelling.
İyileştiklerinde ise cezalarını tamamlamak için tekrar hapishaneye gönderildiler.Later mochten ze thuis herstellen waarna ze teruggebracht werden naar de gevangenis.
1946'da hapishanede öldü.In 1946 stierf hij in de gevangenis.
Bu hapishanenin esas ismi Joliet Hapishanesidir.Zijn oudste nog bestaande ontwerp is de Joliet Prison.
Üçüncü kitap hapishane ve hastanede geçer.Lijn 1 komt daarvoor langs het ziekenhuis en de universiteit.
Suçlananlardan en az beş kişi hapishanede ölmüştür.Slechts vijf opdrachtgevers kwamen voor die moorden in de cel.
Daha sonra Vali ve adamları hapishaneye saldırır.De Gouverneur trekt met zijn leger naar de gevangenis.
Vali onların hapishane grubuna karşı savaşmalarını ister.De gevangenisoverheden trachten de formatie van gevangenisbendes te bestrijden.
Hapishane 1857 yılında yıktırılmıştır.Het huis werd in 1857 afgebroken.
7 Mayıs 1896'da, Holmes Moyamensing hapishanesinde asılarak idam edildi.Op 7 mei 1896 werd hij opgehangen in de Moyamensing Prison in Philidelphia.

İlgili Sayfalar