hapishane ile cümle
hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hapishanede hasta olanlar iyileşmeye başlamıştır.Те, кто больными были, исцелились сразу.
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.Он получил отпуск и 27 декабря отбыл домой, где представил жену родственникам.
Hapishane anlamına da gelir.Считают, что это может быть тюрьмой.
Bunun üzerine Cesar maymun hapishanesine atılır.Фрэнк подаёт на обезьяну в суд.
1954'te Vladimir hapishanesinde tutsaklıkta ölmüştür.Скончался в 1955 году во Владимирской тюрьме.
Hapishanede isteği dışında belli veya belirsiz bir süre kalması mecburileştirilmiştir.Наказания могут быть назначаемыми на определённый срок или без определённого срока.
Hapishane Kitabı.ТЮРЕМНЫЕ ТЕТРАДИ.
Onun düşüşünden sonra da hapishane olarak kullanılmıştır).Действительна до её отзыва).
Bu konser ardından Cash, hapishanelerde konser vermeye devam etti.Позднее Кэш исполнял этот куплет на своих концертах.
Mayıs 1902'ye kadar Manastır hapishanesinde tutuldu.С марта по май 1902 года находился под арестом.
Hapishanedeki İtiraflar.Расправа в тюрьме.
1946'da hapishanede öldü.Умер в заключении в 1946 году.
8 Ağustos tarihinde Plötzensee Hapishanesi'nde asılarak idam edildi.Приговорён к повешению и казнён 8 мая в Шлиссельбургской крепости.
Hapishanede Hummatov tüberküloz hastalığına yakalandı ve hemen hemen bütün dişlerini kaybetti.В тюрьме он пориобрел целый ряд болезней, включая туберкулез; у него выпали почти все зубы..
Yakalanıp yüksek güvenlikli bir hapishane olan Ryker Adası'na gönderilir.Он был заключён в тюрьму на острове Райкерс.
Bina 14. yüzyıldan itibaren Papalık Devleti tarafından kale ve hapishane olarak kullanılmıştır.С начала 1400 году морская башня замка, имевшая форму бутылки, использовалась как государственная тюрьма.
O 1896 yılında tutuklandı ve Erivan'ın hapishanede bir yıl geçirdi.Был в 1896 г. арестован, один год просидел в Эриванской тюрьме, после чего выслан в Одессу.
1899 - Sing Sing Hapishanesi'nde Martha M. Place, elektrikli sandalyede idam edilen ilk kadın oldu.Марта Плейс (1899, Нью-Йорк) — первая женщина, казнённая на электрическом стуле.
1262 yılında Guglielmo Boccanegra'nın sürgüne gönderilmesi ile saray hapishaneye dönüştürülmüştür.В 1262 году Гульельмо Бокканегра был смещён и отправлен в ссылку.
Kádár'ın bulunduğu hapishane boşaltılarak tüm tutuklular Nazi toplama kamplarına gönderildi.Перед тем, как отпустить их, всех арестованных передали Сербии.
1963 - Alkatraz Hapishanesi kapatıldı.21 марта 1963 года тюрьму на Алькатрасе закрыли.
Grup bir hapishane bulur ve orayı yeni evleri yapmaya karar verir.Она нашла Землю и решила сделать её новым домом для своего народа.
1948 yılında hapishanede ölecektir.Умер в 1948 году в заключении.
Hapishane, 1949 - 1989 yılları arasında faal olarak kullanıldı.Ввод предприятия в эксплуатацию проходил поэтапно в 1949 - 1958 годы.
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.وأفرج عنه من السجن ليعود إلى عائلته ليلة 27 مارس من نفس العام.
Hayatının büyük kısmını ülkesi İtalya'dan uzakta sürgünde ve on yıldan fazla bir süreyi hapishanede geçirdi.عاش جل حياته في المنفى بعيداً عن وطنه إيطاليا ومكث في السجن ما يزيد عن عشر سنوات.
Sonradan Hobart'ta Risdon hapishanesinde 19 gün geçirdi.قضى بعد ذلك 19 يوما في سجن ريسدون هوبارت.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.في عام 1909، تم ترحيل كامو إلى سجن روسي وتابع إدعائه بالجنون هناك أيضاً.
Hapishane ele geçirilip mahkûmlar salındı.وفتحوا السجن وحرروا المساجين.
14 Temmuz- Paris hapishanesi Bastille düştü.14 يوليو: سقوط سجن الباستيل.
Bir yandan, 1941 yılında Osman Sabri iki yıl önce Ferzende'nin Hoy'daki hapishanede öldürülmüş olduğunu yazar.من جانب كتب عثمان صبري عام 1941 عن مقتل فيرزينده قبل عامين في السجن الذي في مدينة خوي.
1997'de 18 ay hapis cezası aldı ve Paris, La Santé hapishanesinde 6 ay boyunca yattı.وخلال عام 1997 ،عوقب بالسجن لمدة 18 شهرا قضى منها 6 أشهر في السجن في باريس.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.وفي عام 1946م، أي عندما كان عمره عشرين سنة، سُجن بتهمة السطو والسرقة.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.يتشارك نصف عدد نزلاء السجن تقريبا في استعمال معدات رسم الوشم غير المعقمة.
O 1896 yılında tutuklandı ve Erivan'ın hapishanede bir yıl geçirdi.اعتُقل إساهاجيان في 1896 وقضى سنة في سجن في يريفان.
Alman sevgilisinin ve oğlunun çabaları sonucu serbest kalana kadar, üç ay boyunca, hapishanede kaldı.أمضت مدة ثلاثة أشهر في السجن قبل أن ينجح المجهود المشترك بين حبيبها الألماني وابنها بإطلاق سراحها.
Bastille Baskını veya Bastille Hapishanesi Baskını, 14 Temmuz 1789'da Paris, Fransa'da gerçekleşmiştir.حادثة اقتحام سجن الباستيل وقعت في باريس في الرابع عشر من تموز عام 1789.
1892’de hapishaneden kaçtı.1882: أطلق سراحه من السجن.
Yakalanacağını anlayınca "Asla hapishaneye dönmem.وقد نُقل عنها قولها: "لم أكن لأعود إلى المنزل حاملاً.
Türkiye'de pek çok gazeteci, ülkenin çeşitli yerlerindeki hapishanelerde tutuklu bulunmaktadır.ولا يزال بعض الرهبان القياديين محتجزين في سجون مختلفة في أنحاء البلاد.
Kaldığı hapishaneden kaçtı.بعد خروجه من السجن.
Babası daha sonra çocuk tacizinden suçlu bulunur ve hapishanede kendini asar.وبعد ذلك أتهم والدها باغتصاب الأطفال وانتحر شنقاً وهو في السجن.
Suçlananlardan en az beş kişi hapishanede ölmüştür.قتل خمسة على الأقل من المعتقلين نتيجة لذلك.
20. yüzyılın başlarında İngiliz hapishanelerindeki süfrajetler sık sık açlık grevi yapıyorlardı.خاضت المُطالِبات بحق اقتراع المرأة في مطلع القرن العشرين إضراباً عن الطعام في السجون البريطانية.
Miguel de Cervantes'in ünlü Don Kişot romanını Sevilla'nın hapishanesinde kaldığı sırada tasarladı.جعل ميغيل دي ثيربانتس إحدى مراحل روايته الشهيرة دون كيخوتي تقع في وهران.
Ölümlerin çoğu terör yüzünden ve hapishanelerdeki korkunç şartlardan dolayı meydana gelmişti.معظم الوفيات كانت بسبب حملات الإرهاب السياسي ومعدلات الوفيات العالية بمعسكرات الاعتقال.
Bütün hapishane boşalır.سجن تدمر.
İdam edilecekleri gün hapishanenin yakınlarına hiç kimse yaklaştırılmamıştır.No dia marcado, porém, ninguém aparece para levar Jacob; ao passo que todos os outros já haviam ido.
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.Foi libertado e devolvido à família na noite de 27 de março.
Sonradan Hobart'ta Risdon hapishanesinde 19 gün geçirdi.Posteriormente, ele passou 19 dias na Prisão Hobart Risdon.
Birkaç gün sonra, bir kez daha hapishaneden alınmış ve bir İslam Devrimi hakiminin önünde sorguya çekilmiştir.Alguns dias depois, foi novamente interrogada em frente de um Juiz Revolucionário Islamico.
Hapishaneden uzaklaştıktan sonra, Michael ve Lincoln sezonun ilk yedi bölümde bir arada gösterilir.Fora da prisão, Michael e Lincoln aparecem quase sempre juntos nos primeiros sete episódios.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Estima-se que cerca de metade dos reclusos partilhem equipamento de tatuagem não esterilizado.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Tommy Williams é preso por roubo em 1965.
Ölümünün hemen ardından Spandau hapishanesi, bir neo-Nazi türbesi haline gelmesini önlemek için yıkılmıştır.Após a sua morte, a prisão foi demolida para evitar que se tornasse um local de culto neo-nazi.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.Em 1909, Kamo foi extraditado para uma prisão russa, onde continuou a fingir insanidade.
Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.No século XIX, foi utilizada como prisão.
En sonunda 1165'te hapishaneden kaçmayı başardı.Depois de sucessivas tentativas, conseguiu finalmente escapar em 1165 .
Bir sonraki gün, Rick ve diğerleri hapishanenin bahçesini aylaklardan temizleyi başarır.No dia seguinte, Rick e os outros conseguem limpar o pátio da prisão, matando todos os zumbis.
11 Ocak: Küba'daki Amerikan üssü Guantanamo'da hapishane açıldı.10 de janeiro: Os Estados Unidos inauguram o centro de detenção especial na Baía de Guantánamo, Cuba.