hapishane ile cümle
hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hapishaneye gitmemize gerek yok." demiştir.A la Policía no podemos ir"».
Hapishane o günden bu yana boş olarak çürümeye terk edilmiştir.Desde entonces la cárcel quedó abandonada.
1982 - Lech Walesa, 11 ay bir Polonya hapishanesinde kaldıktan sonra tekrar serbest kaldı.1982: Lech Walesa, líder del partido polaco Solidaridad, es liberado de la prisión después de once meses.
O da topraktan uzak bir hapishanededir.El exterior de una prisión.
Bir fırıncı kamyonu hapishanenin dış ve iç geçitlerini geçerek hapishanenin avlusunda durur.Un camión derriba las puertas interiores y exteriores de la prisión y se detiene en el patio.
Hücre 211 (İspanyolca: Celda 211) 2009 yapımı İspanyol hapishane filmi.El edificio aparece en una escena de la película española del año 2009 Celda 211.
Bastille Baskını veya Bastille Hapishanesi Baskını, 14 Temmuz 1789'da Paris, Fransa'da gerçekleşmiştir.La toma de la Bastilla se produjo en París el martes 14 de julio de 1789.
Cengiz’i hapishaneye göndermenin bir bedeli vardır.Kellerman debe pagar sus cuentas en la cárcel.
Qanatir Kadın Hapishanesin'nde tutulan kadınlardan birisidir.Rea se llama a una mujer que está en prisión.
Bu sırada Poly Peachum da hapishaneye gelir.En cuanto al coronel Picquart, se encontraría una vez más en prisión.
Hitler'in hapishaneden çıkarılmasından sonra Nazi Partisi resmen yeniden kuruldu.Después de que Hitler saliera de prisión, el Partido Nazi fue nuevamente legalizado y refundado oficiosamente.
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.Möser fue ahorcado en la prisión de Landsberg en 1948.
Stadelheim Hapishanesi, Münih'in Giesing semtinde bulunan Almanya'nın en kapsamlı hapishanelerinden biri.La Prisión Stadelheim, en el distrito de Giesing en Múnich, es una de las prisiones más grandes de Alemania.
Abruzzi, Scofield 'in Fibonacci'nin yerini bildiğini düşünür ve hapishane iş kollarına onu dahil eder.Abruzzi entonces se da cuenta que Scofield sabe donde esta Fibonacci y lo deja entrar a PI.
Hapishanenin Doğuşu.El nacimiento de la prisión.
Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.Durante el siglo XIX se utilizó como prisión.
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, bu hapishaneyi oldukça geniş bir şekilde betimler.La cinta Harry Potter y el prisionero de Azkaban es actualmente la más taquillera de este director.
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.Las puertas son arcos de medio punto.
Cezasını çekeceği hapishane her türlü pisliğin yer aldığı korkunç bir yerdir.La casa es un desastre, pues hay basura por todas partes.
1934 - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.La que fue, hasta 1963, prisión federal de Alcatraz, en la isla de Alcatraz.
Ancak bir şekilde hapishaneden çıkabildi.Algunos lograron fugarse de la prisión.
Olaylarla hiç ilgisi olamayan kişiler hapishaneye sokulmuştu.Los que no quisieron luchar, normalmente fueron encarcelados.
10 Kasım 1943'te tutuklanmış, işkenceden geçirilmiş ve Fresnes Hapishanesi'ne gönderilmiştir.El 4 de noviembre de 1961, fue arrestado por las autoridades francesas y encarcelado en Fresnes.
1948 yılında hapishanede ölecektir.Falleció en prisión en 1948.
Ergastula terim olarak bazı küçük Roma hapishaneleri için de kullanılırdı.Asimismo, en los campos de labor de su base se excavaron parte de unas termas romanas.
Landsberg hapishanesi'nden dolayı meşhurdur.Es conocido como el Coupé de Ville Binder.
Hapishane olarak kullanıldı.Fue utilizado como prisión.
Yunan rebetika şarkılarında Yedi Kule hapishanesine atıflar bulunmaktadır.Las referencias a la infame prisión Yedi Kule abundan en las canciones griegas.
Schleinstein yıllarını genelde çocuk evlerinde, akıl hastanelerinde ve hapishanelerde geçirmişti.Pasó sus años de adolescencia en psicoterapias y en hospitales psiquiátricos.
Michael Scofield ve diğer yedi mahkûm Fox River Eyalet Hapishanesi'nden kaçarlar.Michael y los demás convictos han escapado de Fox River.
Hapishane Kitabı.La Cárcel de Papel.
Bu iç kale bir zamanlar İskoçya Kraliçesi Mary için bir hapishane olarak kullanıldı.Debido a esto, ella fue durante un tiempo llamada princesa de Escocia.
Hapishane 1857 yılında yıktırılmıştır.Fue desguazado en 1857.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.También fue utilizada como prisión en algunas ocasiones.
Oyun, oyuncunun kendini bir hapishane hücresinde bulması ile başlar.El cuento comienza con el protagonista en el calabozo tras haber cometido un crimen de asesinato.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Después se utilizó como prisión.
Bu karakterlerin hapishaneyi kaybetmeleri yeterli değildi.Non era sufficiente per questi personaggi perdere la prigione.
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.È stato rilasciato dal carcere alla sua famiglia la notte del 27 marzo.
Sonradan Hobart'ta Risdon hapishanesinde 19 gün geçirdi.Successivamente ha trascorso 19 giorni nella prigione Risdon di Hobart.
Sonra, Singapur'da Changi hapishanesine transfer edildi.Successivamente lo trasferirono nella prigione di Changi a Singapore.
20. yüzyılın başlarında İngiliz hapishanelerindeki süfrajetler sık sık açlık grevi yapıyorlardı.All'inizio del XX secolo le suffragette portarono spesso avanti scioperi della fame nelle prigioni inglesi.
1945 tarihinde 2.500 mahkûmun hayatını kaybettiği hapishane aynı yıl Kasım ayında kapatılmıştır.Il campo, nel quale morirono circa 2,500 prigionieri nel 1945, fu chiuso nel novembre dello stesso anno.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Si stima che quasi la metà dei detenuti abbiano utilizzato attrezzature per tatuaggi non sterili.
Fakat Figüran Bob, Krusty ve Simpson ailesinden öç almak için hapishaneden kaçmaktadır.Però, Telespalla Bob è evaso dalla prigione per vendicarsi di Krusty e della famiglia Simpson.
Altı yıl hapis cezasına çarptırıldı, Phnom Penh ve Kampong Thom'daki hapishanelerde kaldı.Fu condannato a sei anni di prigione da scontare a Phnom Penh e nella Provincia di Kampong Cham.
Hapishane anlamına da gelir.Sono pronto ad andare in prigione, vero?
Hapishanede tüberküloz hastalığına yakalandı.In prigione contrasse la tubercolosi.
Amerikanlar Kabil'de bu tekniklerin uygulandığı bir hapishane bulundurmaktadır.Gli Stati Uniti utilizzarono queste tecniche in una prigione segreta di Kabul.
1 Ocak - Alcatraz adası, Amerika Birleşik Devletleri'nin bir hapishanesi haline getirildi.1º gennaio : Alcatraz diventa una prigione federale.
Fransa’ya vardığında ise hapishanede ölecektir.Al suo rilascio, resterà in Francia.
1950'de Moskova'daki bir hapishanede Tüberküloz hastalığından dolayı öldü.Morì in prigionia di tubercolosi nel 1950, nella prigione di Butyrka a Mosca.
İdam edilecekleri gün hapishanenin yakınlarına hiç kimse yaklaştırılmamıştır.Non ci sono cure verso le uova, che si schiudono in circa un giorno.
Glenn'i vurmayı tehdit ettiğinde Maggie, hapishanenin yerini Vali ile paylaşır.Ma quando il Governatore minaccia di sparare a Glenn, Maggie crolla e rivela l'ubicazione della prigione.
Şarkının orijinal videosunda Jackson bir hapishanede şarkıyı söylerken gözükmektedir.Il video originale, mostrava Jackson che cantava in una prigione degli Stati Uniti.
Charlie, hapishaneden kaçar ve yüzmekte olan bir papazın giysilerini çalıp hapishane kıyafetlerinden kurtulur.Un pescatore ruba gli abiti di un vescovo che si è spogliato per andare a nuotare.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Fu anche utilizzata come prigione.
Artık yakalansa dahi hapishane koşullarında yaşayabileceğini düşünmektedir.Ben presto ci si renderà conto che la responsabilità è della stessa prigione.
Erwin von Witzleben, Berlin'de Plötzensee Hapishanesi'nde idam edildi.Il 4 settembre, Fellgiebel fu giustiziato nella prigione berlinese di Plötzensee.
Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.Nel XIX secolo fu usata come carcere.
Şehirde, bir okul, bir kilise, bir mahkeme ve bir hapishane vardır.Sono presenti una scuola, una chiesa e una piazza.