hapishane ile cümle

hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hapishanelerdeki durumu öğrenmek amacıyla bir komisyonun seçilmelidir.Es kommt zu einem Eklat, als die Staatssicherheit im Gefängnis Nachforschungen anstellt.
İyileştiklerinde ise cezalarını tamamlamak için tekrar hapishaneye gönderildiler.Nach seiner Genesung wurde er in die Untersuchungshaft überstellt.
Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.Ende dieses Jahrhunderts wurde sie in ein Gefängnis umgewandelt.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Später wurde er als Gefängnis genutzt.
Daha sonra şehir hapishanesini de ele geçirerek, birçok mahkûmu serbest bıraktı.Daraufhin hatte der Vater zusammen mit mehreren Kriegern die Gefangenen aus dem Gefängnis befreit.
Savaştan sonra savaş suçlusu bulunduğu için Hamelin hapishanesinde idam edildi.Deshalb wurde Feurstein nach dem Krieg in Hamburg wegen Kriegsverbrechen vor ein Gericht gestellt.
Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır.Auch der Gefängnisdirektor stattet ihr einen Besuch ab.
İkili daha sonra kendilerini hapishanede bulur.Die beiden küssen sich schließlich vor dem Gefängnis.
William, yeri Marcus'dan bile saklanan bir hapishanede 500 yıl boyunca kilitli tutuldu.Dieser ist seit 500 Jahren an unbekannter Stelle in einem Gefängnis eingekerkert.
"Muavin" Süreyya Gürok (İpek Bilgin): Melek'in yattığı hapishanenin müdür muavini.Sei gegrüßt, der Auferstehung leuchtende Spur; Sei gegrüßt, den Engeln gleich lebst du im Lichtschein.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Später wurde die Burg auch als Gefängnis genutzt.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.Textlich beziehe man sich fast ausschließlich auf Themen aus dem wirklichen Leben.
Hapishane yıkılarak 1978 yılında yerine döneminin Japonya’daki en uzun binası olan Sunshine 60 binası yapıldı.1978 wurde an dieser Stelle das Sunshine-60-Gebäude, zu dem Zeitpunkt das höchste Gebäude Japans, errichtet.
2005 yılının Mart ayında, uluslararası baskı sonucu hapishaneden erken bırakılmıştır.Im August 2005 wurde Quang nach internationalen Protesten vorzeitig aus der Haft entlassen.
Ahar Hapishanesindeki görevliler kırbaçlama cezasını uygulamayı kabul etmemişlerdir.Die Verurteilten verbüßten in der Bewährungstruppe nicht ihre Reststrafen.
1700'de bir hapishane yapıldı.Vor 1400 wurde ein Schloss gebaut.
İdam edilecekleri gün hapishanenin yakınlarına hiç kimse yaklaştırılmamıştır.Aber statt sie sich untertan zu machen, läßt er sich Tag für Tag von ihr mehr in die Knechtschaft drängen.
Bunun üzerine 1917'de tutuklandı ve Brixton Hapishanesi'nde birkaç ay tutuklu kaldı.1937 wurde er in Haft genommen und im Brixton Prison verwahrt.
Rikers Island, New York'ta bir ada ve hapishane kompleksidir.Rikers Island ist eine Gefängnisinsel im East River von New York.
Birkaç gün süren sorgularının ardından hapishaneye gönderildiler.Sie bat darum, anderntags im Gefängnis verhört zu werden.
Mahkeme sonucu 14 ay hapse mahküm olan Wallraff, Korydallos hapishanesine gönderildi.Nach seiner Verurteilung zu 14 Monaten Einzelhaft kam er in das Gefängnis in Korydallos.
Moabit hapishanesinde hücreye konuldu.Er wurde zur Untersuchungshaft in die Strafanstalt Moabit eingewiesen.
Takeaki yenilgi sonrası yargılanıp hapishaneye gönderilmiş, ancak 1872 yılında serbest bırakılmıştır.Enomoto wurde zu einer kurzen Gefängnisstrafe verurteilt, aber 1872 entlassen.
En sonunda 1165'te hapishaneden kaçmayı başardı.Um 1191 gelang ihm die Flucht aus dem Gefängnis.
Bununla birlikte, aynı dönemde Çoğunluk kadrolarının önemli bir bölümü İran hapishanelerinde tutuluyordu.Allerdings schafften sie es zumindest einen Teil ihres irischen Grundbesitzes zu behalten.
Eski bir halk şarkısı olan parça New Orleans'ta bulunan bir hapishaneyi anlatmaktaydı.Besonders populär war der Song Es steht ein Haus in New Orleans.
Aynı zamanda annesi de bu süre içinde hapishaneden çıkacaktır.Zu dieser Zeit setzte ihn auch seine Mutter vor die Tür.
Hemen ardında hapishanede kalan bir grup mahkûmla karşılaşırlar.Es folgten eine Reihe von Aufenthalten in Gefängnissen.
Adolf Hitler de 24 Haziran - 27 Temmuz 1922 tarihleri arasında Stadelheim Hapishanesi'nde kalmıştır.Adolf Hitler wurde vom 24. Juni bis 27. Juli 1922 wegen Landfriedensbruchs inhaftiert.
Burada bir ayaklanma çıkartır ve hapishaneden kaçar.Sie räumt eine Mauer weg und kann sich aus dem Gefängnis befreien.
Hamelin Hapishanesi'nde 16 Mayıs 1946 tarihinde Albert Pierrepoint tarafından idam edildi.Bruno Tesch wurde am 16. Mai 1946 im Zuchthaus Hameln durch den Henker Albert Pierrepoint hingerichtet.
Tony hapishanede onu ziyaret eder.Sonia besucht ihn in der Haft.
Hapishane yetkilileri davranışlarını "konuşkan ve öfkeli" olarak açıkladılar.Die Fälle erfüllten ihn „mit Scham und Empörung“.
Ryan'ın abisi Trey, hapishaneden çıkar.Ryans Bruder Trey kommt aus dem Gefängnis und lebt nun auch in Newport.
Hapishaneye hiç sorunsuz girerler çünkü kimse yoktur.Man kommt ihm nicht auf die Schliche, da niemand sein Haus betritt.
Hapishaneye gitmemize gerek yok." demiştir.Ich will nicht in ein Gefängnis.
Dolayısıyla cezalıların çoğunun ölümle cezalandırıldığı bir toplumda hapishaneler gereksizdi.Aber selbst als zeitlich beschränkte Strafe kam sie für viele einem verzögerten Todesurteil gleich.
Türkiye Büyülü Hapishanem (Eylül 2005 bas.).Die Präfekturparlamentswahl in Tokio 2005 (jap.
Ancak bir şekilde hapishaneden çıkabildi.Sie konnte kurz darauf aus dem Gefängnis fliehen.
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.Dieser hat mit einem Komplizen die Flucht aus dem Gefängnis geplant.
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.Abends werden sie von den Elternvögeln zum gemeinsamen Übernachten wieder ins Nest zurückgeführt.
Dahmer hapishanede iki kez saldırıya uğradı.Iwand wurde zweimal in der Steinwache inhaftiert.
Bu hapishanede kapalı kalmaya dayanamıyorum!Je ne peux supporter d'être enfermé dans cette prison !
Küçük salyangoz taştan hapishanesinde nasıl büyüyebilir?Comment le petit escargot dans sa prison de pierre peut-il grandir ?
Bachmann 24 Şubat 1970 tarihinde hapishanede intihar etti.Bachmann se suicide en prison le 24 février 1970.
Ayrıca 600 tutuklusu olan büyük bir hapishane de var.Par ailleurs, il héberge une grande prison de 600 détenus.
Nürnberg Mahkemesi sırasında, Edda'ya hapishanede babasını ziyaret edebilmesi için izin verildi.Lors du procès de Nuremberg, elle est autorisée à rendre visite à son père en prison.
1963 - Alkatraz Hapishanesi kapatıldı.1963 : fermeture de la prison d'Alcatraz.
1890 - Elektrikli sandalyenin ilk kullanımı New York'taki Auburn hapishanesinde gerçekleşti.1890 : première exécution par chaise électrique à la prison d'Auburn, de New York.
5 Temmuz 1969'da hapishaneden kaçtı.Il s'évada de la prison le 5 juin 1969.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.La prison se situait dans le sous-sol du bâtiment de psychologie de l'université Stanford.
Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.Il a été utilisé comme une prison au XIVe siècle.
Üç yıl sonra hapishanede ölmüştür.Il mourut en prison trois ans plus tard.
Hapishane Defterleri, Antonio Gramsci, Belge yayınları.Antonio Gramsci, Cahiers de prison.
Fakat Figüran Bob, Krusty ve Simpson ailesinden öç almak için hapishaneden kaçmaktadır.Cependant, Tahiti Bob s'est évadé de prison et tente de se venger de Krusty et de la famille Simpson.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Elle a aussi été utilisée comme prison.
Pope Fox River Eyalet Hapishanesi on sekiz yıllık müdürüdür.Henry Pope est le directeur de la prison de Fox River depuis 18 ans.
Hapishanelerde firar, mahkûm kişinin hapis olduğu yerden kaçmasıdır.Une évasion est le fait pour un prisonnier de s'échapper de la prison où il est détenu.
Moabit hapishanesinde hücreye konuldu.Il est incarcéré alors à la prison de Moabit.
1954'te Vladimir hapishanesinde tutsaklıkta ölmüştür.Il meurt en captivité à la prison de Vladimir en 1954.

İlgili Sayfalar