hapishane ile cümle

hapishane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kalenin bir kısmı, özellikle siyasi mahkumlar için hapishane görevi gördü.One part of the fortress served as a prison, especially for political prisoners.
Etâsî bunun üzerine tutuklandı ve Şam'daki Mezzeh Hapishanesi'ne hapsedildi.[1]Atassi was consequently arrested and jailed in Damascus's Mezzeh Prison.[2]
Abu Ghraib Hapishanesi'nde Mahkum TaciziPrisoner abuse at Abu Ghraib Prison
Lucifer Etkisi, Stanford Hapishane Deneyine dair sonuçlar bulmak için yazılmıştır.The Lucifer Effect was written in response to his findings in the Stanford Prison Experiment.
Stanford Hapishane ÇalışmasıStanford prison study
Ocak 2004'te hapishanede öldü. [1]He died in prison, January 2004.[8]
Ancak Cole hiç kimsenin hapishaneden kaçamayacağını söyleyerek gemiye ateş eder.However, Cole intervenes and shoots down the ship, stating nobody is allowed to escape.
Hem askeri hem de siyasi mahkumlar Mezzeh Hapishane'sinde tutuluyordu.Both military and political prisoners were held at Mezzeh prison.
Hapishane, Suriye hükûmetinin baskısının kötü şöhretli bir örneğiydi.The prison was an infamous embodiment of Syrian government repression.
Polis teşkilatı karargahı ve hapishane de Fongafale'de bulunur.The police service has its headquarters and the jail on Fongafale.
24 Mayıs 1945'te hapishanede intihar etti.He committed suicide in prison on 24 May 1945.
Tokyo mahkemesinde yargılandı, ancak cezası infaz edilmeden hapishanede öldü.He was tried before the Tokyo tribunal but died in prison before his sentence was carried out.
24 Ocak 1948'de, 46. yaş gününden yaklaşık bir hafta önce hapishanede asıldı . [1]She was hanged in prison on 24 January 1948, about a week before her 46th birthday.[1]
Tutuklanması ve hapishane itirafıArrest and jailhouse confession
1964'te Bird, Spandau Müttefik Hapishanesinin ABD Komutanlığına atandı.In 1964, Bird was appointed U.S. Commandant of the Spandau Allied Prison.
Daha sonra dCorreggio, muhtemelen bazı arkadaşlarının yardımıyla hapishaneden kaçtı. [1]Later da Correggio escapes from prison, possibly with the assistance of some friends.[8]
Parashqevi'nin iki yeğeni (Sevasti'nin oğulları) hapsedildi ve sonunda biri hapishanede öldü.Parashqevi's two nephews (Sevasti's sons) would be imprisoned, and eventually one died in prison.
Popüler kültürde Attica Hapishanesi isyanıAttica Prison riot in popular culture
Hapishane isyanı sadece birkaç hafta önce meydana gelmişti.[1]The riots had occurred only weeks beforehand.[2]
Hapishanedeki yaşam bir hayvanın yaşamından daha kötüdür.Das Leben im Gefängnis ist schlimmer als das Leben eines Tieres.
Hapishaneden nasıl kaçabildin?Wie konntest du aus dem Gefängnis entkommen?
Ülke koskocaman bir hapishaneye döndü.Das Land ist zu einem riesigen Gefängnis geworden.
Fikir ve düşüncelerini kendine hapishane yapma.Mache deine Ideen und Gedanken nicht zu deinem Gefängnis.
Altı yıl hapis cezasına çarptırıldı, Phnom Penh ve Kampong Thom'daki hapishanelerde kaldı.Er wurde zu sechs Jahren Gefängnis verurteilt und in Gefängnisse in Phnom Penh und Kampong Thom verbracht.
1954 yılında Leopoldov'da hapishanede ölmüştür.Er starb 1954 im Gefängnis Leopoldov.
Nürnberg Mahkemesi sırasında, Edda'ya hapishanede babasını ziyaret edebilmesi için izin verildi.Während des Nürnberger Prozesses durfte sie ihren Vater im Gefängnis besuchen.
Sonradan Hobart'ta Risdon hapishanesinde 19 gün geçirdi.Anschließend musste er 19 Tage im Risdon-Gefängnis der Inselhauptstadt Hobart verbringen.
1899 - Sing Sing Hapishanesi'nde Martha M. Place, elektrikli sandalyede idam edilen ilk kadın oldu.1899: Im Sing-Sing-Gefängnis wird Martha M. Place als erste Frau auf dem elektrischen Stuhl hingerichtet.
Mahmudnizhad 38 gün boyunca Seppah hapishanesinde tutulmuştur.Mahmudnizhad wurde insgesamt 38 Tage im Seppah-Gefängnis gefangen gehalten.
Bunlardan biri de Museo Presidio isimli, hapishane tarihini anlatan bir müzedir.Zum einen befindet sich dort das Museo Presidio zur Geschichte des Gefängnisses.
Günümüzde Spaç Hapishanesi ikinci sınıf bir ulusal anıt olarak tescil edilmiştir.Das ehemalige Gefängnis ist als Denkmal der zweiten Kategorie eingetragen.
Suçlananlardan en az beş kişi hapishanede ölmüştür.Von ihnen verstarben fünf in der Haft.
Eşi Irma Eckler ise Gestapo tarafından alıkonmuş ve 1938'de Fuhlsbüttel adında bir hapishaneye atılmıştır.Irma Eckler wurde 1938 von der Gestapo festgenommen und in das Zuchthaus Fuhlsbüttel eingeliefert.
Bundan sonraki perdede Macheath tekrar hapishane hücresindedir.In der Zwischenzeit wird Macheath wieder eingesperrt.
San Quentin hapishanesinde Miklo protezi yüzünden hapishane kütüphanesinde çalışmaya başlar.Im Gefängnis San Quentin arbeitet Miklo aufgrund seiner Prothese fortan in der Gefängnisbibliothek.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Es wurde auch als Gefängnis genutzt.
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.Im Zuchthaus werden Frauen geprügelt.
14 Temmuz- Paris hapishanesi Bastille düştü.Am 14. Juli erfolgte in Paris der Sturm auf die Bastille.
Çamaşırların yıkanma işi hapishanede bilgi alışverişini de sağlıyordu.Im Knast habe er zudem in der Wäscherei gewirkt.
Hapishane yıllarında gırtlak kanserine yakalandı, 1991'de sağlık gerekçeleriyle tahliye edildi.An Kehlkopfkrebs erkrankt, wurde sie 1991 aus gesundheitlichen Gründen entlassen.
Belediye Başkanı da hapishaneye gelip Ninetta'yla konuşur.Dann geht er los zum Dorf, um Nita zu suchen.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Letztendlich führten sie auch dazu, dass die politischen Gefangenen frei gelassen wurden.
Sonra, Singapur'da Changi hapishanesine transfer edildi.Das Urteil wurde im Changi-Gefängnis in Singapur vollstreckt.
Hapishaneyi basan Vali'yi ikna etmeye çalışan Rick başarısız olur ve Vali Hershell'ı öldürür.Weil Rick auf sein Angebot, das Gefängnis zu verlassen, nicht eingeht, tötet der Governor Hershel.
Bachmann 24 Şubat 1970 tarihinde hapishanede intihar etti.Bachmann beging jedoch am 24. Februar 1970 im Gefängnis im sechsten Versuch Suizid.
Hapishane Kitabı.Gefängnistagebuch.
Hapishanenin Doğuşu.Die Geburt des Gefängnisses.
Viktor Rydberg, bir hapishane memuru ve bir ebenin oğlu olarak doğdu.Abraham Viktor Rydberg wurde als Sohn eines Gefängnisbeamten und einer Hebamme geboren.
Miklo'da 1980 senesinde tecilli hapishaneden çıkmak için izin ister ama bu reddedillir.Miklo hat 1980 ebenfalls ein Bewährungsgesuch eingereicht, das jedoch abgelehnt wurde.
Onun düşüşünden sonra da hapishane olarak kullanılmıştır).Nach dem Sündenfall).
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.Die Kammern sind Halbgeschosse.
Müttefikler onu özel bir hapishanede mahkûm eder.Die Männer foltern ihn in einem geheimen Gefängniszug.
Hapishane Defterleri, Antonio Gramsci, Belge yayınları.Antonio Gramsci: Gefängnisbriefe.
Hapishane olarak kullanıldı.Diese diente als Gefängnis.
Uzun yıllar hapishanede kaldı.Er verbrachte etliche Jahre im Gefängnis.
Hapishanede tüberküloz hastalığına yakalandı.In Gefangenschaft erkrankte er an Tuberkulose.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.Er wird in der Conciergerie eingekerkert.
Kaldığı hapishaneden kaçtı.Aus dem Gefängnis gelang ihm die Flucht.
Barmen Moustache'ın yardımıyla hapishaneden kaçar.Nestor kann mit Moustaches Hilfe aus dem Gefängnis fliehen.
1262 yılında Guglielmo Boccanegra'nın sürgüne gönderilmesi ile saray hapishaneye dönüştürülmüştür.1262 wurde Guglielmo Boccanegra gezwungen ins Exil zu gehen und der Palast wurde als Gefängnis genutzt.

İlgili Sayfalar