hapis ile cümle

hapis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ölümünden önce, 1 milyon dolar para ve 35 yıl hapis cezasına çarptırılması bekleniyordu.Risca o amendă de maximum 1 milion de dolari și peste 35 de ani în închisoare.
Daha sonra cezası 21 yıl hapis cezasına çevrildi.În cele din urmă, el a primit o pedeapsă maximă cu închisoarea de 21 de ani.
Yaklaşık altı ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı.După 6 luni de închisoare a fost eliberat.
Kendini çoğu zaman, elbetteki yanlışlıkla, hapishanede bulur.În timpul zilei stă, de cele mai multe ori, ascuns în vizuină.
Kasım 1954'te tutuklanmış ve Nisan 1955'e kadar hapiste kalmıştır.Ca urmare, este arestat în 14 august 1952 și este anchetat până în toamna anului 1954.
Said Nursi ile aynı hapishanede bulunmuştur.Aflat și el în închisoare, ing.
Askerliğini sekiz gün eksik yaptığı gerekçesiyle 2,5 aylık hapis cezasına çarptırıldı.A executat doi ani și opt luni din pedeapsa de cinci ani de închisoare pentru abuz în serviciu.
Ana madde: Bastille Baskını 14 Temmuz 1789'da Parisliler Bastille Hapishanesi'ne hücum ettiler.Cetățenii Parisului s-au răsculat, la 14 iulie 1789 luând cu asalt închisoarea regală Bastilia.
Ancak bir şekilde hapishaneden çıkabildi.Era ca și o evadare de la închisoare.
Kurduğu dernek kapatıldıktan sonra yeniden bir dernek kurma taşebbüsünde bulununca dokuz ay hapis yattı.Acesta, după ce meditase în fața unui zid timp de nouă ani, s-a întâmplat să adoarmă.
Hapishanelerdeki durumu öğrenmek amacıyla bir komisyonun seçilmelidir.Trebuia aleasă o comisie care să cerceteze dosarele celor deținuți în închisori și lagăre de concentrare.
Hawkins, Silver ve diğer arkadaşları artık hapishanededirler.Hilderic, Hoamer și rudele lor au fost aruncate în închisoare.
Mitchell, cinayetten dolayı suçlu bulundu ve en az 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Chapman a fost găsit vinovat pentru crimă de gradul al doilea și a fost condamnat la 20 de ani de închisoare.
(2010- I'm Not A Human Being: Lil Wayne'in hapiste olduğu dönemde yapılmıştır.Al optulea al album al lui Wayne, I Am Not a Human Being (2010), a fost lansat în timpul încarcerării sale.
Gheorghe Popescu, Aralık 2012'de mahkeme tarafından 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.La 23 decembrie 1996 Gheorghe Popilean este condamnat și el la trei ani închisoare.
Popescu üç yıl bir ay hapis cezasına çarptırıldı.Coposu a fost condamnat la trei luni și o zi de închisoare.
2011 Ekim ayında 4 yetkili ömür boyu hapis cezası aldı.În februarie 2012 a fost condamnat la 4 ani de închisoare.
Emir Kitbuğa katledilmedi; sonradan hapisten saliverildi.S-a ordonat încarcerarea sa; sentința a fost ulterior comutată în arest la domiciliu.
Abd el Nebi ve başka bir köylü ömür boyu hapis cezası verildi.Dean și ceilalți vinovați au fost condamnați la închisoare pe viață.
6 ay hapis yattı."Trebuia să facă 6 luni de închisoare.
FBI'a hiç yakalanmamış ve bir kez dahi hapis yatmamıştır.A fost prins de FBI dar a evadat din închisoare de două ori.
20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Acesta a fost condamnat la 20 ani de închisoare.
Kamo hapisten çıktıktan sonra Sovyet gümrük idaresinde çalışmaya başladı.După ce s-a mutat la Moscova, el a lucrat în guvernul Uniunii Sovietice.
Kornilov Olayına dek hapiste kalacaklardır.În prezent se află la închisoarea din Callao.
Yurtdışına kaçmaya teşebbüs etmenin cezası 1 ila 3 yıl arasında hapis idi.Pedeapsa prevăzută în lege pentru o astfel de faptă era închisoare de la 1 la 5 ani.
Hapishanede sorgulamalardan sorumlu olan Klaus Barbie tarafından sorguya çekildi.Se bănuiește că la torturi a participat și Klaus Barbie.
Ensestten suçlu bulunma en fazla 10 yıllık hapisle cezalandırılabilir.Dacă ar fi fost găsit vinovat, Morrison ar fi riscat zece ani de închisoare.
Dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı.A stat în închisoare un an și jumătate.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.A börtönlakók közel fele használ közösen nem steril tetováló felszerelést.
29 Haziran 2009 tarihinde, Madoff maksimum 150 yıl hapis cezasına çarptırıldı. ^2009 júniusában Madoffot 150 év börtönre ítélték, a legnagyobb lehetséges időtartamra.
1954 yılında Leopoldov'da hapishanede ölmüştür.1954-ben a leopoldovi börtönben halt meg.
Kasım 1947'de hapiste 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.1947 novemberében 30 év börtönbüntetésre ítélték.
O 1896 yılında tutuklandı ve Erivan'ın hapishanede bir yıl geçirdi.1896-ban letartóztatták és egy évet töltött a jereváni börtönben.
Däniken 2. kitabı Yıldızlara Dönüş’ü hapishanedeyken yazmıştır.Második könyvét, a Vissza a csillagokhozt a börtönben írta meg.
Sara'nın hapishanede olduğu haberini alan Krantz, onun kafası için 100.000 $ ödül koyar.Amikor Krantz tudomást szerez Sara bebörtönzéséről, 100 000 dolláros vérdíjat tűz ki a fejére.
Söz konusu suçun cezası 8 günden 6 aya kadar hapis veya para cezasıdır. ...A büntetés 8 naptól 6 hónapig terjedő szabadságvesztés vagy pénzbüntetés..
Cantat 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Az énekest 8 évi börtönbüntetésre ítélték.
Hapisteyken Keisha Morris ile evlendi fakat daha sonra 1996 yılında boşandılar.Büntetése alatt feleségül vette Keisha Morrist; a pár 1996-ban vált el.
Freeman suçlu bulundu ve yalnızca bir gün hapis yattı.Freemant elítélték, de csak egy napot töltött börtönben.
Onun düşüşünden sonra da hapishane olarak kullanılmıştır).(Halála után adták ki.)
1982 - Lech Walesa, 11 ay bir Polonya hapishanesinde kaldıktan sonra tekrar serbest kaldı.1982 – Lech Wałęsa kiszabadul a börtönéből Lengyelországban.
Ama hapisten kaçar.Megszökött a börtönből.
28 Mart 1959 tarihinde hapiste öldü.Börtönben halt meg 1959. március 28-án.
Bachmann 24 Şubat 1970 tarihinde hapishanede intihar etti.Bachmann 1970-ben öngyilkosságot követett el a börtönben.
1945 tarihinde 2.500 mahkûmun hayatını kaybettiği hapishane aynı yıl Kasım ayında kapatılmıştır.1945-ben kb. 2500 rab veszítette életét a táborban, amit novemberben végül bezártak.
1954'te Vladimir hapishanesinde tutsaklıkta ölmüştür.A vladimiri fogolytáborban halt meg 1954-ben.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.A párizsi Conciergerie-be zárták őket.
Bir hapishane denetimi sırasında, siyasi tutuklular tarafından linç edilerek öldürülmüştür.Rendőrségi vizsgálati fogsága során kínzói agyonverték.
Martin Bormann ise bir yıl hapis cezası aldı.Bormannt szintén elítélték, egy év börtönbüntetést kapott.
Ray, 99 yıl hapis cezasına çarptırıldı.99 év börtönbüntetésre ítélték.
Bunun üzerine iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.Emiatt két hét büntetést kapott.
Humeynî olaylardan sorumlu tutularak tutuklandı, 18 ay hapiste tutuldu.Lefokozták, és 18 hónap börtönre ítélték.
Bütün hapishane boşalır.A börtön falai leomolnak.
Hapishaneyi tanımak için bir gün önceden hapishaneye gider.Jogaival nagyon is tisztában léve vonul be másnap a börtönbe.
Bu iç kale bir zamanlar İskoçya Kraliçesi Mary için bir hapishane olarak kullanıldı.Az épület tornyában raboskodott egykor I. Mária skót királynő.
Genelkurmay Askeri Mahkemesi Muğlalı'ya 20 yıl hapis cezası verdi.Az aradi hadbíróság húsz év várfogságra ítélte.
Tommy bütün yaptıklarından dolayı bir süre hapiste yatar.Tonyt börtönbe fogják csukni a szabályszegéseiért, amiket a feleségéért tett.
1992 yılında hapisten çıktı ve bir hamburgercide temizlikçi olarak işe başladı.1992-ben végzett, és terapeutaként kezdett dolgozni.
Daha sonra verilen 14 günlük hapis cezası 120 saatlik kamu hizmetine çevrildi.200 ezer fontra és 14 nap letöltendő börtönbüntetésre ítélték, utóbbit később 120 óra közmunkára módosították.
Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır.Így tehát a férfi megmenekül a börtöntől.

İlgili Sayfalar