Ana içeriğe geç
Sözlük

hapis ile cümle

hapis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tanrı’ya küfretme gerekçesiyle sekiz defa hapis cezası almıştır.Régebben 8. bűnként a hazugságot is említették.
1949 yılında cezaevinde 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı.1979-ben három év börtönbüntetésre ítélték.
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.A csillagok félkörívben vannak elrendezve.
Henry Clay Finch suikast girişiminden yaralanarak kurtuldu, Berkman 22 yıllık hapis cezasına mahkûm edildi.Berkman gyilkossági kísérlet vádjával állt bíróság elé, 22 év börtönbüntetésre ítélték.
Toplam 11 sene hapis, 18 sene zorunlu sürgün yaşadı.18 évet töltött börtönben, ebből 11 évet magánzárkában.
Hapishanede tüberküloz hastalığına yakalandı.A börtönben sikerült leszoknia az amfetaminról.
Çünkü, o sene içerisinde hapisteydi.Még ugyanebben az évben internálták.
Hakkında 36 yıl hapis cezası istenmiştir.Ezért 36 nap börtönre ítélték.
Hapishane Kitabı.Börtönnapló.
En sonunda 1165'te hapishaneden kaçmayı başardı.Uralkodása békében ért véget 1166-ban.
Sonunda hapisten salıverilmiştir.Sikerült kiszabadulniuk a börtönből.
1986 yılında hapisten çıktıktan sonra inşaatta çalışmak zorunda kaldı.1986-os nyugalomba vonulásakor emeritálták.
Güven hapiste yatmaktadır.Az ágy alvásra való.
Fakat eksik teşebbüs indirimi nedeniyle 20 yıl hapis cezasına çevrildi.A szökési kísérletek miatt azonban a büntetését húsz évre súlyosbították.
Zaheer yeniden hapise atılır.Nastase ismét börtönben.
Biri kaçarken kalanları 1 ila 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.A letartóztatottakat egy és hat év közötti börtönbüntetésre ítélték.
1997'de 18 ay hapis cezası aldı ve Paris, La Santé hapishanesinde 6 ay boyunca yattı.27 hónapot töltött váltakozva a párizsi La Santé börtönben és kórházban.
1965 yılında tutuklanmış ve 10 sene hapis yatmıştır.1963-ban letartóztatták és tíz év börtönre ítélték.
Valinin ailesine hakları geri verilmiş olsa da kendisi hapiste öldü.A kommunista hatalomvétel után letartóztatták, a börtönben halt meg.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Nincs bűnözés és pereskedés, ezért nincs szükség börtönre és bíróságra sem.
Klip, hapishane konseptiyle çekilmiştir.A másik klipet egy börtönben forgatták.
Hapishanede hasta olanlar iyileşmeye başlamıştır.A kegyhelyen sokak meggyógyultak.
Sonraki yaşamının çoğunu hapiste, yeraltında ve sürgünde geçirdi.Legtöbbjük életét vesztette a csatában vagy fogságba került.
Aynı gün Ceyşül İslam Şam'daki Adra Hapishanesi'ne saldırdı.Nappal az ISIL a Tadmor börtönt és a repülőteret támadta.
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, bu hapishaneyi oldukça geniş bir şekilde betimler.A Harry Potter és az azkabani fogoly termelte e legkevesebb bevételt.
Savcı, İskilipli Âtıf için 3 yıl hapis cezası istedi.A bíróság három év letöltendő szabadságvesztésre ítélte.
Uzun yıllar hapishanede kaldı.Hosszú időt töltött börtönben.
Her bir tutsak adını ünlü bir hapishaneden almıştır.Minden rabot valamilyen börtön után neveztek el.
Yetmişli yıllarda defalarca hapis yattı.Fiatal kora óta szinte folyamatosan börtönben ül.
Yaklaşık altı ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı.Janšát mintegy hat hónap letöltése után szabadon engedték.
Hapishane olarak kullanıldı.Alagsorát börtönként használták.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981-ben Bobby Sands kezdett éhségsztrájkba az észak-írországi Maze börtönében.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Heißmeyer bir savaş suçlusu olarak bir hapis cezasına çarptırıldı.A második világháború után, mint háborús bűnöst kivégezték.
Cinayet suçundan mahkum edildi ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Bűnösnek találták és életfogytiglani börtönbüntetésre ítélték.
Toplu tutuklamalar ve muhalif avı sonucu, mevcut hapishanelerde yer kalmadı.Mivel a dombon ma nagyszabású fejlesztések folynak, a börtönmaradványokat már nem látjuk.
Hapiste bulunduğu süre içinde derginin 12 cildini yayıma hazırladı.Halálának évében 12 könyvbe rendezte leveleit.
Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır.Ez csak azt jelentheti, hogy a férfi megcsalja.
Hayatının geri kalan kısmını hapishanede geçirmeyi gerçekten istiyor musun?Valóóban börtönben szeretnéd tölteni életed hátra levő részét?
1892’de hapishaneden kaçtı.1882: vapautui vankilasta.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.Sehän on loistava tilaisuus paeta vankilasta.
Savaştan sonra bir süre Fransa'da hapis yattı.Istui sodan jälkeen jonkin aikaa vankilassa.)
Aynı zamanda annesi de bu süre içinde hapishaneden çıkacaktır.Samoihin aikoihin Tommy vapautuu vankilasta.
Conciergerie Hapishanesi'ne geri götürüldü.Hänet vietiin Conciergerien tutkintavankilaan.
11 Ocak: Küba'daki Amerikan üssü Guantanamo'da hapishane açıldı.11. tammikuuta – Yhdysvaltain Guantanamo Bayn vankileirille Kuubassa tuotiin ensimmäiset vangit.
Yassıada'da 17 ay hapis yattı.17 vuotta vankilassa, Maraton edessä.
Erwin von Witzleben, Berlin'de Plötzensee Hapishanesi'nde idam edildi.Erwin von Witzleben teloitettiin samana päivänä Plötzenseen vankilassa Berliinissä.
En sonunda 1165'te hapishaneden kaçmayı başardı.Viimein vuonna 1164 hänen onnistui paeta.
Şubat 2006'da, San'a'da tutulduğu hapishaneden 22 mahkûmla birlikte kaçtı.Helmikuussa 2006 hän ja 22 muuta al-Qaidan jäsenyydestä epäiltyä ihmistä pääsi karkaamaan vankilasta.
Halen, Kaliforniya, Corcoran'da yer alan eyalet hapishanesinde müebbet hapis cezasını çekmektedir.California State Prison, Corcoran -vankila sijaitsee kaupungissa.
Hapishanede "Oyun Nasıl Oynanmalı?"yı yazdı.Kappaleessa ”How Do You Sleep?”
Hapiste olduğu sırada, bir rahip onu ziyaret eder.Kun teitä vielä ei ollut, oli pappi rauhassa.
Hapisten çıktıktan sonra eski koruması Bernard Shaw ile evlendi.Vankilasta vapautumisen jälkeen Hearst avioitui entisen henkivartijansa, Bernard Shaw'n, kanssa.
1957 yılında bazı mahkûmlar için af çıktı ve nihayet Landsberg Hapishanesi'nden serbest bırakıldı.Hänet armahdettiin kuitenkin jo vuonna 1957 ja vapautettiin Landsbergin vankilasta.
Bu olay ile Killa Hakan ilk kez hapishaneye girmiştir.Niin Haihattelija joutui ensimmäisen kerran vankilaan.
Ray, 99 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Ray tunnusti syyllisyytensä ja tuomittiin 99 vuodeksi vankilaan.
Şubat 1952 yılında SSCB Yüksek Mahkemesi Askeri Kurulu tarafından 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Helmikuussa 1952 Neuvostoliiton korkeimman oikeuden sotatuomioistuin tuomitsi hänet 25 vuodeksi vankeuteen.
12 Temmuz 2018'de yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında 13 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildi.Hänet tuomittiin heinäkuussa 2018 kolmentoista vuoden vankeusrangaistukseen.
Daha sonra Vali ve adamları hapishaneye saldırır.Sitten poliisi ja armeija rynnäköivät vankilaan.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.Kellotornia on aiemmin käytetty kansanedustajien vankilana.
Jonathan komadadır ve Lionel ise hapishanedeki yeni hayatına alışmaya çalışmaktadır.Sairaalassa Jonathan makaa koomassa kolmatta kuukautta ja Lionel totuttelee elämäänsä vankilassa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod