İlk olarak Hapisten Kaçış bölümünde gözükmüştür.Han satt tidvis i fängelse för lösdriveri.
Çamaşırların yıkanma işi hapishanede bilgi alışverişini de sağlıyordu.Även tvättinrättning skull inrymmas i huset.
Ancak hapisten kaçtı ve ABD'ye gitti.Han lyckades undkomma att bli tillfångatagen, och åkte tillbaka till USA.
1 Nisan 1924’te 5 yıllık hapis cezasına çarptırıldı.Den 1 april 1924 dömdes han till det mildaste straffet, fem års fängelse.
Bina yıllar boyu hükümet merkezi ve hükümet ambarı, hapishane, polis ve yangın garı olarak kullanıldı.Fortet användes tidigare som bostad för guvernören, kyrka, rådhus, polisstation och fängelse.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Det har även varit fängelse.
1939 yılında da çocuk hapishanesi olarak kullanılmak üzere bir bina daha yapılmıştır.År 1939 byggdes sanatoriet till med en barnavdelning.
38 gün hapiste sebepsiz bir şekilde tutulmuş, daha sonra ev hapsinde bulunması şartıyla serbest bırakılmıştır.Efter 38 dagar släpptes han fri efter att ha betalat den sistnämnda summan.
Sonrasında teslim olacak ve Tokyo’daki hapishaneye sevk edilecektir.Han grips efter det och förs till ett fängelse i öknen.
Ensestten suçlu bulunma en fazla 10 yıllık hapisle cezalandırılabilir.Om någon befinns skyldig till anklagelserna riskerar de upp till tio års fängelse.
Daha sonra hapis cezasına çarptırıldı.Hon fängslades senare för skuld.
1981 - Arjantin'in eski Başkanı Isabel Peron, rüşvet suçundan 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı.6 juli – Argentinas tidigare president Maria Estela Perón friges efter drygt sex års husarrest.
Göçmenlik suçları, hapis, para cezası ve dayak ile cezalandırılır.Medlemmarna dömdes till fängelse, straffarbete och böter.
Grup bir hapishane bulur ve orayı yeni evleri yapmaya karar verir.De hittar till slut ett fängelse som de lyckas att göra till ett nytt och säkert hem.
Dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı.Han satt i fyra och ett halvt år i fängelse.
Hapiste başkan olur ve yine komikliğine devam eder, daha sonra hapisten çıkar.I fängelset får han en uppenbarelse och låser upp fängelsedörren och går ut i friheten.
Hapisten çıkınca Moskova’ya gider ve Komintern bünyesinde çalışmaya başlar.Efter att han frisläppts reste han till Sovjetunionen och arbetade för Komintern.
13 Haziran 2017 tarihinde MİT Tırları davasında suçlu bulunarak 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.I augusti 1958 dömdes Böhme till femton års fängelse för medhjälp till mord i 3 907 fall.
Mafya babası da hapisten çıkmıştır.Hon lyckades också hjälpa fadern att rymma ur fängelset.
Tommy bütün yaptıklarından dolayı bir süre hapiste yatar.Han har avtjänat flera fängelsestraff i Sverige på grund av sin verksamhet.
Ancak Celâl Bayar'ın cezası, 65 yaşının üstünde bulunması sebebiyle müebbet hapis cezasına çevrildi.Garantipensionen betalas ut först när man fyllt 65 år.
4 Eylül'de 1944'te Berlin'de Plötzensee Hapishanesinde idam edildi.I september 1944 upplöstes direktionen i Berent.
Hasbî, İbrahim Paşa'nın katlinden sonra hapisten çıkar (1536).Till sist omnämns Jojakins befrielse ur fängelset (561).
Burada 1989 yılında uyuşturu kaçakçılığından hüküm giyip 3 yıl hapis yattıktan sonra sınır dışı edildi.I juli 2001 skickades han till drogrehabilitering istället för fängelse och fick tillbringa tre år där.
Bu sisteme uygun olarak, 1829 yılında kurulan Doğu Eyalet Hapishanesi ilk olma özelliğini taşır.Första fängelse byggt efter systemet var Eastern State Penitentiary, som stod färdigt 1829.
Bunun üzerine iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.Hon får två års fängelse för det.
Emniyet amiri- Hapishane idarecisi.Hotell Gripen – Häktet.
Bu grupta hapisten kurtulanların çoğu kısa süre sonra ölmüşlerdir.Av de få fångarna dödades de flesta efteråt.
30 Ocak 2004 tarihinde, Meiwes cinayetten mahkum edildi ve sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı.Meiwes dömdes 9 maj 2006 till livstids fängelse för mord.
İsmail ağa 10 yıl hapis yatar.Rimdahl dömdes till 10 års fängelse.
1982 - Lech Walesa, 11 ay bir Polonya hapishanesinde kaldıktan sonra tekrar serbest kaldı.14 november - Polens myndigheter friger Lech Wałęsa efter elva månaders internering.
Sonuç olarak, Hitler tutuklandı ve hapis cezasına çarptırıldı.Han föreslog istället att Hitler skulle arresteras och dömas i domstol.
İlk şiirini Kayseri hapishanesi’nde yazdı.Zamani skrev sina första dikter i fängelset.
Leontias iki yıl hapisde kaldı.Josef satt ytterligare två år i fängelse.
Güvenliğin en yüksek seviyeye çıkarıldığı hapishaneden bile kaçmayı başarırlar.I fångenskap kan de uppnå ännu högre ålder.
Yaptığı savunmada bunun meşru müdafaa olduğunu söyledi ve bir yıl hapis cezası aldı.I utbyte mot ett erkännande fick han ett års fängelse då han hävdade att det var i nödvärn.
Berger, başka bir kişinin ölümüne neden olmaktan İsveç'te bir ay hapis cezasına çarptırıldı.Berger dömdes till en månads fängelse för vållande till annans död.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Без сумніву, він психічно хворий, не здатний постати перед судом або відбувати покарання.
Sugamo Hapishanesi 1920’li yıllarda siyasi mahkumlar için inşa edildi.В'язниця Суґамо побудована у 1920-ті роки для політичних в'язнів.
Hapishane 30 Aralık 1988 tarihinde kapatıldı 1989 yılında tamamen boşaltıldı.В'язницю було закрито 30 грудня 1988, а повністю покинуто 1989 року.
Hapishanenin duvarları yıkılıp kaybolur ve Marguerite'nin ruhu gökyüzü cennetine çıkar.Стіни в'язниці розсуваються, і душа Маргарити піднімається на небо.
Diğer altı Yahudi ise nisan başına kadar hapiste kaldılar.Решта шість євреїв залишалися у в'язниці до початку квітня.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.Сестри Волстонкрафт були впевнені, що вона ув'язнена.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.Здавалось, що жодна цензура, штрафи, ув'язнення та депортація не зможе зупинити критику.
Jack hapisteyken Kade'in aslında isyancı gruplarla çalıştığını öğrenir.У в'язниці Джек дізнається, що Кейд працює з групою повстанців.
1986 yılında hapisten çıkar.Вийшов з ув'язнення в 1986 році.
1954 yılında Leopoldov'da hapishanede ölmüştür.1954 року помер у в'язниці у Леопольдові.
Rick, Glenn, ve Maggie hapishaneye geri dönmüştür ve Carl ile Carol onları geçitin orada karşılar.Рік, Глен та Меггі повертаються до в'язниці і біля воріт їх зустрічає Карл та Керол.
2004'te hapisten çıkmıştır.Вийшов із в'язниці у 2004 році.
Hapiste olduğu sırada, bir rahip onu ziyaret eder.Після того, як він прокрався через нього, хлопця зустрів священик.
O sırada hapishanede Hershel, Beth ve Axel, Tyreese, Sasha, Allen ve Ben'in koğuşunu ziyaret eder.Тим часом у в'язниці Гершель, Бет та Аксель відвідують Тайріза, Сашу, Аллена та Бена.
Ömer hapishaneden bir gün erken çıkar.Незабаром він повинен вийти з в'язниці.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.У 1909 році Камо був екстрадований у Російську в'язницю, де він продовжував симулювати неосудність.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Імпровізовану в'язницю влаштували на базі кафедри психології Стенфорду.
Londra'ya getirldi ve Londra Kulesi'nde hapise atıldı.За це вони обидва були поміщені у в'язницю в Лондонський Тауер.
Hapishane olarak da kullanılmıştır.Його використовували також як в'язницю.
Rus hapishanelerinde uzun yıllar geçirmiştir.Багато років прожив у Російській імперії.
Hiram Lodge (Mark Consuelos): yasadışı aktiviteleri dolayısıyla hapisten yeni çıkmış olan Veronica'nın babası.Марк Консуелос у ролі Гірама Лоджа: батько Вероніки, якого нещодавно ув'язнили за нелегальну діяльність.
Sonunda Enver Arpalı hapisteyken intihar etmiştir.Аппій Клавдій здійснив самогубство у в'язниці.
Bastille Baskını veya Bastille Hapishanesi Baskını, 14 Temmuz 1789'da Paris, Fransa'da gerçekleşmiştir.Штурм Бастилії — подія, що відбулася в Парижі вранці 14 липня 1789 року.