Susan Atkins hapishanede yakalandığı beyin kanseri sebebiyle 24 Eylül 2009 tarihinde ölmüştür.Susan Atkins overleed in september 2009 in de gevangenis aan de gevolgen van een hersentumor.
İki yıl sonra Hükümet fonlarını zimmete geçirmek suçundan 7 yıl hapis cezasına mahkûm oldu.In oktober werd er tegen de twee agenten een gevangenisstraf van zeven jaar uitgesproken.
Şubat 1952 yılında SSCB Yüksek Mahkemesi Askeri Kurulu tarafından 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.In februari 1952 werd hij voor een Sovjet rechtbank veroordeeld tot 25 jaar gevangenisstraf.
Abd el Nebi ve başka bir köylü ömür boyu hapis cezası verildi.Hugo de Groot en Hogerbeets werden veroordeeld tot een levenslange gevangenisstraf.
Hapishaneye götürüldüğü araba kaza yapar ve firar eder.Hij raakt betrokken in een auto-ongeluk en wordt gearresteerd.
Burası kaçması imkânsız bir hapishanedir.Ontsnappen was een onmogelijke zaak.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.Het signaal wordt helaas door bijna alles wat het tegenkomt beïnvloed.
1957 yılında zimmete para geçirme iddiasıyla tutuklandı ve bir yıl hapis yattı.Hij werd in 1957 voor verduistering aangehouden en een jaar opgesloten.
En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer.Uiteindelijk weet hij, samen met zijn broer en nog enkele andere gevangenen, te ontsnappen uit de gevangenis.
Clara, hapishaneye girer.Dan komt Burg in het huis.
Ferrer 8 yıla kadar hapisle karşı karşıya kaldı.Cruz is tot acht maanden cel veroordeeld.
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.Het werd een halfgesloten complex.
2 gardiyan da suçlu bulundu ve ömür boyu hapis cezası aldılar.De twee overvallers werden later gearresteerd en veroordeeld tot een levenslange gevangenisstraf.
Yirmi yıl hapis cezası aldı.Hij krijgt twintig jaar celstraf.
Hapis cezası, 10 bin 100 lira adli para cezasına çevrildi.Justitie legde voor honderdtien miljoen pond schadevergoeding en boetes op.
Ayrıca yasadışı fuhuş faaliyetleri maksimum 1 yıl hapis cezası cezalandırılır.Op een overtreding staat maximaal één jaar hechtenisstraf.
Ayrıca iki hapishane dışında devlet suçlularının hapsedildiği zindanlardan da birisiydi.Waarschijnlijk betrof het in beide gevallen uit gevangenschap ontsnapte vogels.
Arınç yargılama sonunda 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı ancak Yargıtay hapis cezasını iptal etti.Het Openbaar Ministerie eiste 20 jaar tegen hem, maar zijn overlijden voorkwam een gerechtelijke uitspraak.
Savcı, İskilipli Âtıf için 3 yıl hapis cezası istedi.Het Openbaar Ministerie eiste drie jaar gevangenisstraf.
Buna rağmen içeri girenler ağır para cezası ve 1 aydan 6 aya kadar hapisle cezalandırılırlar.Uiteindelijk worden de daders opgepakt en krijgen een gevangenisstraf van zes jaar opgelegd.
Bir süre hapiste yattıktan sonra kefaletle serbest bırakıldı.Na enige tijd in de cel kwam hij weer vrij.
Bu şekilde gerçekleştirilen uzatmalar teoride ömür boyu hapis cezasına imkan tanımaktadır.In theorie kan dit neerkomen op een levenslange gevangenisstraf.
Moabit Hapishanesi Notları, Yazın Dergisi Yayınları 1995 Honecker, Erich.Archipel Magazine, zomernummer 2005 Op gevoel.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Het is later een gevangenis geworden.
20 yıl hapis yattıktan sonra, Kadir şartlı tahliye olur.Na twee jaar in de gevangenis wordt Maria vrijgelaten.
Hapiste başkan olur ve yine komikliğine devam eder, daha sonra hapisten çıkar.Hij wordt ontslagen bij het televisiestation en zelfs als komiek komt hij niet meer aan de bak.
O sırada yeni bir grup hapishaneye ulaşır.Op dat moment komt een ander team van de security echter binnen.
Şefik Hüsnü ve 12 arkadaşı İstiklâl Mahkemeleri’nde ağır hapis cezalarına çarptırılırlar.Later werden de eigenaar, zijn zoon en twaalf bouwinspecteurs veroordeeld tot gevangenisstraffen.
Örneğin, hırsızlık yapan bir kişiye, hırsızlık yağtığı için hapis cezasının verilmesi.Om er een te bemachtigen moet je een dief vangen.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Heißmeyer bir savaş suçlusu olarak bir hapis cezasına çarptırıldı.Na de Tweede Wereldoorlog werd hij als oorlogsmisdadiger veroordeeld.
Tom hapisten çıktı.Tom is uit de gevangenis.
Dün üç adam hapisten kaçtı.Gisteren zijn drie mannen uit de gevangenis ontsnapt.
Kitap, hapishanedeki bir kadının hayatı hakkındadır.Het boek gaat over het leven van een vrouw in de gevangenis.
Tom, o hapishaneden başarıyla kaçan tek kişiydi.Tom was de enige persoon die met succes uit die gevangenis ontvluchtte.
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.Został zwolniony z więzienia i wrócił do swojej rodziny w nocy 27 marca.
San Quentin Eyalet Hapisanesi (İngilizce San Quentin State Prison)(SQ).San Quentin State Prison (ang.).
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Eksperymentalne więzienie skonstruowano w piwnicy wydziału psychologii w Stanford.
New York dergisi video konseptinin Beyoncé'nin Gaga'yı hapisten kurtarması olduğunu yazdı.Magazyn New York napisał, że koncepcja teledysku zakłada, iż Beyoncé uwolni z więzienia Gagę.
2013'te çeşitli suçlardan hüküm giydi ve 7 yıl hapis ve 600 kırbaç ceza aldı.W 2013 roku uznano go za winnego i skazano na siedem lat więzienia i 600 batów.
Üç yıl sonra hapishanede ölmüştür.Zmarł w więzieniu trzy lata później.
Eşi Irma Eckler ise Gestapo tarafından alıkonmuş ve 1938'de Fuhlsbüttel adında bir hapishaneye atılmıştır.Irma Eckler została zatrzymana przez Gestapo w 1938 roku i przetrzymywana w więzieniu Fuhlsbüttel.
Tommy 15 yıl sonra 1986'da hapishaneden çıktı.W 1986 roku Tommy wychodzi z więzienia.
Daha sonra Sovyetler Birliği'ne iade edildi ve iki kez 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Następnie przekazany do Związku Radzieckiego i dwukrotnie skazany na 25 lat więzienia.
Ama bu sefer de hapis cezası verilmedi.Tym razem nie obyło się bez kary.
Hür olmak, esir veya hapis olmamak.Religia – schronienie czy więzienie?.
“Allah’ın düşmanı” olduğu gerekçesiyle Yalman’ı vuran Üzmez yakalandı; on yıl hapis yattı.Jego żonę (Donnę) skazano za zlecenie tego zabójstwa na dziesięć lat więzienia.
Hapishaneye gitmemize gerek yok." demiştir.Nie idę z Tobą do łóżka!”.
27 Ekim 1948 tarihinde cezaevinde 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.27 października 1948 został skazany na 15 lat więzienia.
Gaga hapishaneden çıkıyor ve Beyoncé onu "Pussy Wagon"da bekliyor.Gaga opuszcza więzienie, a na zewnątrz, w Pussy Wagonie, czeka na nią Beyoncé określana jako Honey Bee.
Aynı zamanda hapishanelerde ve kırsal bölgelerde vaizlik yapmaktaydı.Odbywały się również w budynku więzienia oraz w okolicznych wsiach.
Yaklaşıp 1000 Yahudi hapise atıldı.Dodatkowo ponad 1000 Żydów zostało uwięzionych.
Michael Scofield ve diğer yedi mahkûm Fox River Eyalet Hapishanesi'nden kaçarlar.Wraz z siedmioma innymi więźniami uciekł z Fox River (odcinek Go).
Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir.Po wyjściu z więzienia wraca bardzo odmieniony.
1946 ve 1949 yılları arasında hapiste kaldı.Był więziony od 1946 do 1949.
Ray, 99 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Został skazany na 99 lat więzienia.
Suudi Arabistan ve Yemen'de eşcinsellik hapis, kırbaç ve ölümle cezalandırılmaktadır.W Arabii Saudyjskiej istnieje kara śmierci, chłosta i tortury.
Hapishane anlamına da gelir.Więzienie jest tylko we mnie.
Hapisten çıkar.Wyjście z więzienia.
16 yaşında silahlı soygun suçundan ilk kez hapise girdi.Po raz pierwszy aresztowano go w wieku 16 lat za kradzież konia.
1899 - Sing Sing Hapishanesi'nde Martha M. Place, elektrikli sandalyede idam edilen ilk kadın oldu.1899 – W USA wykonano karę śmierci na Marcie M. Place, pierwszej kobiecie straconej na krześle elektrycznym.