Ana içeriğe geç
Sözlük

hapis ile cümle

hapis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
12 Temmuz'da FIS liderlerinden Abbasi Medeni ve Ali Belhac 12'şer yıl hapis cezasına mahkûm oldular.يوليو/تموز: الحكم على عباسي مدني و علي بن حاج بالسجن لمدة 12 عاما.
Dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı.انتهى بها الأمر إلى قضاء أربع سنوات ونصف في السجن.
Türkiye'de pek çok gazeteci, ülkenin çeşitli yerlerindeki hapishanelerde tutuklu bulunmaktadır.ولا يزال بعض الرهبان القياديين محتجزين في سجون مختلفة في أنحاء البلاد.
Kaldığı hapishaneden kaçtı.بعد خروجه من السجن.
Bu eylemler hükümeti cezaları ömür boyu hapis olarak hafifletmeye zorladı.في نهاية المطاف ، خفف مجلس الوزراء الاتحادي مدة عقوبتها إلى السجن مدى الحياة.
1961 yılında hapisten kaçmayı başarır ve Suriye’ye iltica eder.نجح في الهرب من السجن عام 1961م ولجأ إلى تونس.
Babası daha sonra çocuk tacizinden suçlu bulunur ve hapishanede kendini asar.وبعد ذلك أتهم والدها باغتصاب الأطفال وانتحر شنقاً وهو في السجن.
Suçlananlardan en az beş kişi hapishanede ölmüştür.قتل خمسة على الأقل من المعتقلين نتيجة لذلك.
İsmail ağa 10 yıl hapis yatar.ولبث يوسف في السجن عشر سنين.
Daha sonra sınırdışı edilmiş ve 2 yıl hapis yatmıştır.تم العفو عنهم وأطلق سراحهم بعد عامين في السجن.
Hapisten çıkıp işlerinin başına dönd.فزجه في السجن وصادر أملاكه.
Güven hapiste yatmaktadır.ويقضي الشِّتاء في النوم.
20. yüzyılın başlarında İngiliz hapishanelerindeki süfrajetler sık sık açlık grevi yapıyorlardı.خاضت المُطالِبات بحق اقتراع المرأة في مطلع القرن العشرين إضراباً عن الطعام في السجون البريطانية.
Cinayet suçundan mahkum edildi ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.وقد أدين بالقتل العمد وحكم عليه بالسجن مدى الحياة.
Bunun üzerine iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.وحُكم عليها بالسجن لمدة عامين.
10 ay hapis cezasına çarptırıldı.ليحاكم بالسجن لمدة 10 أشهر.
20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.وحكم عليها بالسجن 20 عاما.
Yasadışı çok eşliliğin cezası 2 yıla kadar hapis cezasıdır.ويُعاقَب الزوج الزاني بالسجن مدة لا تزيد على سنتين.
Albümün kayıtları, Wayne'in dokuz ay süren hapis cezasından önce 2010'da gerçekleşti.تقارير منظمة العفو الدولية تسعة أحكام جديدة بالإعدام في عام 2010.
Burada tutuklanıp 15 ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı.أطلق سراحه وفريق الويب الخاص به بعد 15 يوما في الحبس.
Muhalif görüşleri ve faaliyetleri nedeniyle birçok kez hapis yattı.دخل السجن أكثر من مرة بسبب قصائده ومواقفه القومية.
Miguel de Cervantes'in ünlü Don Kişot romanını Sevilla'nın hapishanesinde kaldığı sırada tasarladı.جعل ميغيل دي ثيربانتس إحدى مراحل روايته الشهيرة دون كيخوتي تقع في وهران.
Student suçlu bulundu ve beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.أدين يادلين بقبول رشوة وحكم عليه بالسجن لمدة 5 سنوات.
Aynı yıl sonbaharda hapisten çıktı, Fransa'ya gitti.في نفس السنة انتقل من مكان عمله وبلده إلى فرنسا.
Kendisi de Kasım 1938'de tutuklanarak yedi ay hapis yattı.وفي نوفمبر 1938 اعتقلت وحبست لمدة 7 شهور.
Ölümlerin çoğu terör yüzünden ve hapishanelerdeki korkunç şartlardan dolayı meydana gelmişti.معظم الوفيات كانت بسبب حملات الإرهاب السياسي ومعدلات الوفيات العالية بمعسكرات الاعتقال.
Bütün hapishane boşalır.سجن تدمر.
Londra'ya getirldi ve Londra Kulesi'nde hapise atıldı.أُقتيد الملك المخلوع إلى لندن وأصبح سجيناً في برج لندن.
7 Nisan 1553'te hapisten kaçmıştır.هرب من السجن في 7 أبريل.
2,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.و حُكم عليها بالسجن لمدة عامين ونصف العام.
Sansür, cezalar, hapis ya da sürgünler eleştirileri durdurmak için yeterli olmadı.لم يستطع ازدياد الرقابة والغرامات والحبس والنفي خفض الانتقادات.
Ömrünün son 4 yılını hapiste geçirdi.قضى في السجن أربعة سنوات.
Müebbet hapis, kişinin cezasının ömür boyu süreceği hapis cezası türüdür.العقوبة القصوى التي يمكن استخدامها هي السجن المؤبد.
Daha önce onanan hapis cezaları da buna eklenince infaz süresi 11 yıl 5 aya çıktı.يستثنى من ذلك الأحكام الصادرة في المسائل المستعجلة فتكون خمسة عشر يومًا.
Freeman suçlu bulundu ve yalnızca bir gün hapis yattı.وبالفعل ثبتت إدانة فريمان، إلا أنه لم يسجن سوى سنة واحدة.
Savaş sonrasında Nazilerle işbirliği yapmak suçundan hapiste tutulan Ferdinand Porsche özgürlüğüne kavuşur.حصل فارديناند بورشيه على حريته بعد أن أُلقي في السجن بتهمة التعاون مع النازيين.
Tom hapisten kaçmama yardım etti.توم ساعدني في الهروب من السجن.
İdam edilecekleri gün hapishanenin yakınlarına hiç kimse yaklaştırılmamıştır.No dia marcado, porém, ninguém aparece para levar Jacob; ao passo que todos os outros já haviam ido.
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.Foi libertado e devolvido à família na noite de 27 de março.
Sonradan Hobart'ta Risdon hapishanesinde 19 gün geçirdi.Posteriormente, ele passou 19 dias na Prisão Hobart Risdon.
Suçlu bulundu ve beş yıl hapis cezasına mahkûm edildi ama Fedor von Bock tarafından serbest bıraktırıldı.Foi considerado culpado e condenado a cinco anos de prisão, tendo Fedor von Bock conseguido a sua libertação.
Birkaç gün sonra, bir kez daha hapishaneden alınmış ve bir İslam Devrimi hakiminin önünde sorguya çekilmiştir.Alguns dias depois, foi novamente interrogada em frente de um Juiz Revolucionário Islamico.
Diğer altı Yahudi ise nisan başına kadar hapiste kaldılar.Os outros 6 judeus permaneceram presos até o início de abril.
1960'lara kadar Birleşik Devletler'deki hapisanelerin büyük çoğunluğu ırksal olarak ayrılıyordu.Até os anos 60, a maioria das prisões dos EUA eram racialmente segregadas.
30 Ocak 2004 tarihinde, Meiwes cinayetten mahkum edildi ve sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı.Em 30 de janeiro de 2004, Meiwes foi condenado por homicídio culposo e condenado a oito anos de prisão.
Hapishaneden uzaklaştıktan sonra, Michael ve Lincoln sezonun ilk yedi bölümde bir arada gösterilir.Fora da prisão, Michael e Lincoln aparecem quase sempre juntos nos primeiros sete episódios.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.Estima-se que cerca de metade dos reclusos partilhem equipamento de tatuagem não esterilizado.
Altı ülkede eşcinsel davranış ömür boyu hapis cezasıyla cezalandırılır, on ülkede ise ölüm cezasını getirir.Em seis países, o comportamento homossexual é punido com prisão perpétua, em outros dez, com a pena de morte.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Ele é, sem dúvida, mentalmente doente, é incapaz de comparecer perante um tribunal ou de cumprir uma sentença.
Richardson, sanat eserine zarar vermekten altı ay hapis cezasına mahküm edildi.Richardson foi sentenciada a seis meses de prisão, o máximo permitido pela destruição de uma obra de arte.
1965'te Tommy Willams hırsızlık yaptığı için hapishaneye alındı.Tommy Williams é preso por roubo em 1965.
1912 yılında hapisten çıkarak Sankt-Peterburg'a geri dönmüştür ve eşiyle boşanmıştır.Em 1912, ele retornou a São Petersburgo e se divorciou de sua esposa.
Kalan yedi kişi ise 10 ila 15 yıl arası hapis cezasına çarptırıldılar.Os outros foram condenados a penas de prisão de dez a quinze anos.
Mart ayı ortasında The Game'in hapisten çıkacağı duyuruldu.Foi relatado perto de meados de março, que The Game havia sido libertado da prisão.
Rollins 1950 yılında, silahlı soygun suçuyla göz altına alındı ve üç yıllık hapis cezası aldı.Em 1950, Rollins foi preso por roubo, tendo recebido uma sentença de três anos de prisão.
15 ay hapis cezası ertelenmiş hapis cezasına çevrildi ama polis işinden kovuldu.Recebeu uma sentença de prisão de quinze meses, suspensa, e foi demitido da polícia.
Ölümünün hemen ardından Spandau hapishanesi, bir neo-Nazi türbesi haline gelmesini önlemek için yıkılmıştır.Após a sua morte, a prisão foi demolida para evitar que se tornasse um local de culto neo-nazi.
29 Haziran 2009 tarihinde, Madoff maksimum 150 yıl hapis cezasına çarptırıldı. ^Em 29 de junho de 2009, Madoff foi condenado a 150 anos de prisão por um tribunal de New York.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.Em 1909, Kamo foi extraditado para uma prisão russa, onde continuou a fingir insanidade.
Son yüzyıl içinde hapishane olarak kullanıldı.No século XIX, foi utilizada como prisão.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hapis ile cümle - Sayfa 36 - hapis kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App