Ana içeriğe geç
Sözlük

hapis ile cümle

hapis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir roman eleştiri yazısı yüzünden 18 ay hapis yattı.Nel 1961 viene condannato a 18 mesi di prigione accusato di scrivere un romanzo comunista.
Bu dönemde Şah III. İsmail yine de Abadan kalesinde hapiste tutuldu.Hishām II, invece fu tenuto segretamente in prigione.
O sırada hapishanede Glenn, Maggie ile evlenmek için Hershel'in iznini ister ve Hershel bunu kabul eder.Nell'episodio L'inganno, Glenn chiede a Hershel il permesso di sposare Maggie, e l'uomo acconsente.
O yeni hapishane iş kollarının başkanına çalışmak için ayda 150$ vermişti.I cavalieri ricevevano 25$ a settimana per il loro lavoro.
1946 ve 1949 yılları arasında hapiste kaldı.Rimase in prigionia dal 1940 al 1946.
Hapishaneden uzaklaştıktan sonra, Michael ve Lincoln sezonun ilk yedi bölümde bir arada gösterilir.A differenza della prima stagione, Michael e Lincoln vengono molto spesso mostrati a stretto contatto.
Damien, Leïto'nun kaldığı hapishaneye mahkûm kılığında girer.Adelaide però rifiuta e viene fatta prigioniera nel Castello di Lierna sul lago di Como.
Whitworth 365 yıl hapis ve 410 bin dolar para cezasına çarptırılır.361 è punito con la multa fino € 516.".
Rio sürümde ise hapis kuşları serbest bırakmak veya maymunları yenmektir.Rete per Scimmie - Per catturare le scimmie.
2008 yılında silahlı saldırı suçundan sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı.Nel 2006 è stato condannato a venti anni di prigione per Traffico illegale di armi.
16 yaşında silahlı soygun suçundan ilk kez hapise girdi.A sedici anni è stato convocato per la prima volta nella nazionale italiana di tiro con l'arco.
Tedaviden sonra bir hapishane hücresine konuldu.Una volta guarita viene portata in carcere.
Hayatının büyük kısmını ülkesi İtalya'dan uzakta sürgünde ve on yıldan fazla bir süreyi hapishanede geçirdi.Passò più di dieci anni della sua vita in carcere e buona parte in esilio all'estero.
1936 Nisan'da Esterwegen'de siyasi suçlu hapishanesine tayin edildi.Nell'aprile 1936 fu assegnato a Esterwegen.
Yakalanacağını anlayınca "Asla hapishaneye dönmem.Dichiarò loro che "avrebbe preso qualsiasi misura per non tornare in prigione".
Marko eşini ve çocuğunu görmek için hapisten kaçar.Marco deve partire per Francoforte con suo figlio e la sua ex moglie.
Son olarak bir polise ırkçı (Nazi) dediği için 4 ay hapis yatmıştır.Ha scontato una pena di quattro anni di carcere per violenza razziale.
Alexandros Panagoulis hapis yattığı süre boyunca cunta tarafından yapılan zalimce işkencelere maruz kaldı.Panagulis fu quotidianamente oggetto di torture atroci durante tutta la sua detenzione.
2. derece cinayetten Fox River eyalet hapishanesine mahkûm sıfatıyla döner.Per poco tempo torna a Fox River come detenuto.
1961 yılında hapisten kaçmayı başarır ve Suriye’ye iltica eder.Nel 1961 provò a fuggire in Siria.
14 Temmuz- Paris hapishanesi Bastille düştü.Il 14 luglio partecipò a Parigi alla presa della Bastiglia.
Bu okul bir hapishane gibi.Эта школа напоминает тюрьму.
Tom hapiste öldü.Том умер в тюрьме.
Diğer altı Yahudi ise nisan başına kadar hapiste kaldılar.Остальные шесть евреев оставались в тюрьме до начала апреля.
Nürnberg Mahkemesi sırasında, Edda'ya hapishanede babasını ziyaret edebilmesi için izin verildi.Во время Нюрнбергского процесса Эдде было разрешено навещать отца в тюрьме.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Без сомнения, он психически болен, не способен предстать перед судом или отбывать наказание.
Sugamo Hapishanesi 1920’li yıllarda siyasi mahkumlar için inşa edildi.Тюрьма Сугамо была построена в 1920-х годах для политических заключённых.
New York dergisi video konseptinin Beyoncé'nin Gaga'yı hapisten kurtarması olduğunu yazdı.Журнал «New York» сообщал, что концепция видео состоит в том, что Бейонсе вытаскивает Гагу из тюрьмы.
Freeman suçlu bulundu ve yalnızca bir gün hapis yattı.Фриман был признан виновным, но был заключён в тюрьму на один день.
Bachmann 24 Şubat 1970 tarihinde hapishanede intihar etti.24 февраля 1970 г. Бахманн покончил с собой в тюрьме.
Jack hapisteyken Kade'in aslında isyancı gruplarla çalıştığını öğrenir.В тюрьме Джек узнает, что Кейд работает с группой повстанцев.
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.Тем временем в тюрьме вспыхивают беспорядки.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.Сёстры Уолстонкрафт были уверены, что она заключена в тюрьму.
Çoğu gazeteci 1974 yılındaki affa kadar hapis yatmıştır.Большинство лидеров Братства оказались в тюрьме к 1974 году.
2014'te cezası 10 yıl hapis ve 1000 kırbaca çıkarıldı.В 2014 году его заново приговорили к 10 годам лишения свободы, штрафу и 1000 ударов плетью.
Hayatının büyük kısmını ülkesi İtalya'dan uzakta sürgünde ve on yıldan fazla bir süreyi hapishanede geçirdi.Большую часть своей жизни провел вне родной Италии — в ссылке, более десяти лет просидел в тюрьме.
Uzun yıllar hapishanede kaldı.Долгие годы провел в тюрьме.
1960'lara kadar Birleşik Devletler'deki hapisanelerin büyük çoğunluğu ırksal olarak ayrılıyordu.До 1960-х годов в большинстве тюрем США была расовая сегрегация.
River, hapishanesinde günlüğünü okumaktadır.Так писал Рэй в своём дневнике.
Ryan'ın abisi Trey, hapishaneden çıkar.Трей — брат Райна выпущен из тюрьмы.
Ama bu sefer de hapis cezası verilmedi.Мир не был заключён и на этот раз.
Maddenin üretimi veya kaçakçılığının cezası $5.000.000 (HKD) para cezası ve ömür boyu hapistir.За торговлю или изготовление вещества — штраф 5 млн долларов и пожизненное заключение.
İdam edilecekleri gün hapishanenin yakınlarına hiç kimse yaklaştırılmamıştır.Он не просто обещал им оправдание в день суда, но уже сейчас вменял им праведность.
Derek hapishaneye kapatılır.Дика сажают в тюрьму.
Yaklaşıp 1000 Yahudi hapise atıldı.Около тысячи евреев было арестовано.
20 yıl hapis yattıktan sonra, Kadir şartlı tahliye olur.После 20 лет лишения свободы возможно освобождение.
Aralık 1758 yılında kırbaçlamaya, burun deliklerinin koparmasına ve ömür boyu hapise mahkûm edildi.В декабре 1758 года Батырша был приговорен к наказанию плетьми, вырыванию ноздрей и пожизненной каторге.
1937 yılında hapisten çıktı.В 1937 году вышел из тюрьмы.
Quantum hapishanesi olarak da adlandırılır) büyüktür bu durum mutlak sıfır noktasında bile geçerlidir.Но он столь же иллюзорен относительно уровня абсолютной, или высшей, истины (парамартха сатья).
Yassıada'da 17 ay hapis yattı.Впоследствии 17 дней провёл в тюрьме Мазас.
Fefè planladığı gibi 3 yıl yatar ve hapisten çıkınca da Angela'yla evlenir.Через неполные три года Фефе выходит из тюрьмы и сочетается браком с Анжелой.
15 yıl ev hapis dönemi yaşamıştır.Последние 15 лет жизни провёл под домашним арестом.
Bu yazılara göre Sokrates idam cezasından kurtulmak için hapisten kaçmayı reddeder.В этом диалоге Сократ отказывается предпринимать побег из тюрьмы для спасения жизни.
Örneğin: Hapishaneler yarı-kapalı bir sistemdir.Автоматика основана на полусвободном затворе.
1909 yılında Kamo ülkesine iade edilip, deli taklidi yapmaya devam edeceği Rus hapishanesine gönderildi.В 1909 году Камо был экстрадирован в Российскую тюрьму, где он продолжал симулировать невменяемость.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Условная тюрьма была устроена на базе кафедры психологии Стэнфорда.
Tony hapishanede onu ziyaret eder.Тони оказывается в тюрьме.
Fakat komplo ortaya çıktı ve Syrgiannes ömür boyu hapisle cezalandırıldı.Однако заговор был раскрыт, и Сиргиан приговорен к пожизненному заключению.
En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer.Из-за этого он и его коллеги часто оказываются в опасности.
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Камо рассказывал Ленину о своем задержании и как он симулировал умопомешательство, находясь в тюрьме.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod