hapis ile cümle
hapis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kaçaklık yıllarından sonra dört yıl hapis yattı ve Ağustos 1988'de serbest bırakıldı.She spent four years in prison for attempted murder and was released in 1988.
Diğer üçü uzunca bir müddet hapiste kaldıktan sonra affedilip salıverildiler.All three, after imprisonment of nearly ten months, are now free.
Ömer hapishaneden bir gün erken çıkar.We need to get him out of prison as soon as possible.
Hapishanedeyken Kyoshi Savaşçılarıyla kaynaşmış ve onlara katılmıştır.They trap Fuuko in a prison and they have enjoyment.
Aynı soydan biriyle seks yapmak altı yıla kadar hapisle cezalandırılabilir.Sex with a descendant is punishable by up to 6 years' imprisonment.
1997'de 16 yaşında bir öğrenciye tecavüzden hapis yattı.In 1997, he raped a mentally disabled 16-year-old Chinese girl.
En sonunda oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer.However, he and his friends always get into trouble.
İmparatorun bağışlanması yönündeki uluslararası çağrılara rağmen ceza ömürboyu hapise çevrilmez.Regardless of the status accorded to detainees, international law still prohibits torture.
1855'te bu hapishane de kapatıldı ve bina yıkılarak yok edildi.It closed in around 1858 and the building was demolished.
Kraliçe, en genç kardeş olan Aleksander Yanay'ı hapisten çıkartıp tahta geçirdi.The queen released the younger brothers from prison, placing Alexander Jannaeus on the throne.
Ancak Celâl Bayar'ın cezası, 65 yaşının üstünde bulunması sebebiyle müebbet hapis cezasına çevrildi.However, by Venezuelan laws, he was granted parole for being older than 65 years.
1912'de altıncı kez tutuklandı ve 1917 Şubat Devrimi'ne değin hapiste kaldı.In May 1909 he was arrested again and remained in custody until the February Revolution of 1917.
1892’de hapishaneden kaçtı.1882: Released from prison.
Bu iç kale bir zamanlar İskoçya Kraliçesi Mary için bir hapishane olarak kullanıldı.One of the islands contains a castle, where Mary, Queen of Scots was once held prisoner.
Hapisten çıktıktan sonra büyük sıkıntı çekti..Since I left prison things have been hard.
Hapisten tanıştığı arkadaşı olan Katip onun kız kardeşi olan Zeynep'i Bilal'e emanet etmiştir.The only person whom he told of his encounter was Abu Jahl, who reproached him for his cowardice.
Vasılı Abdüllatif'i hapisten çıkardı, fakat Kırım'a yollamadı.Orlando has been freed from the cage, but not from his madness.
Aynı zamanda hapishane veya hücre anlamlarına da gelir.It is also a position for jail and prison terms.
İpekçi cinayeti sonrası hapisten kaçmış ve sahte pasaport ile Bulgaristan'a geçmişti.The detainee traveled to Afghanistan with a fake passport.
Liu Xiaobo, Nobel Barış Ödülü'nü hapishanedeyken kazanmıştır."Liu Xiaobo wins Nobel Peace Prize".
Ayrıca yasadışı fuhuş faaliyetleri maksimum 1 yıl hapis cezası cezalandırılır.Illegal possession of a firearm may be punished with imprisonment of no less than one year.
Sinop Cezaevi'nde 10 yıl hapis yattı.He spent ten years in prison at Szeged.
Wayne'in hapisten çıkmasının ardından, albüm çalışmalarına sıfırdan başlandı.Following Wayne's release from prison, the album was re-recorded from scratch.
2,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Sentenced to 2.5 years in prison.
15 Ağustos 1975'te hapishanede kanserden öldü.He died of cancer in prison on 25 September 1991.
Kurtarıldıktan sonra Stoliar altı hafta hapiste yattı.After his rescue Stoliar was detained in Turkey for six weeks.
Yakalanıp yüksek güvenlikli bir hapishane olan Ryker Adası'na gönderilir.He is arrested and held at Rikers Island.
Artık hapiste olan sosyoloğu ziyaret etme sırası ona gelmiştir.Therefore, it is the duty of the sociologist to carry out the study within society.
Hapishane fetişi: hapishane ortamındaymış gibi oynanan senaryodur.Prison fetish: situational play set in a prison environment.
1981 - IRA militanı Bobby Sands, açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü.1981 – Bobby Sands, an Irish Republican who died during a hunger strike while imprisoned.
Örneğin, hırsızlık yapan bir kişiye, özgürlüğünden mahrum kalması için hapis cezası verilmesi.For example, by limiting the freedom of a prisoner.
1957 yılında bazı mahkûmlar için af çıktı ve nihayet Landsberg Hapishanesi'nden serbest bırakıldı.However, in January 1950 he was given amnesty and was freed from Landsberg Prison.
O da topraktan uzak bir hapishanededir.He had escaped from a mainland prison.
1 Nisan 1924’te 5 yıllık hapis cezasına çarptırıldı.On 1 April 1924 he was sentenced to fifteen months imprisonment.
Yıllar içinde Bundy, Florida Devlet Hapishanesi'nde ölüm sırasını bekledi.Bundy was sentenced to death in Florida.
İki ay hapiste yattı.He spent two months in prison.
2. sezonda ise hapisten yardım için çıkarılmış, Nerissa'nın mührünü çalmaya çalışmıştır.During the final episodes of season two, Phobos is released to help defeat Nerissa.
Ancak bir şekilde hapishaneden çıkabildi.But somehow he escapes from the jail.
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.He served his sentence in Landsberg prison.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Protestors demanded political freedom and the release of political prisoners.
Alabama'da bir hapishane bahçesi.In the yard of a chain gang in Alabama.
İki: hayatınızın olabildiğince uzun bir kısmını hapiste geçirin.Second: spend as much of your life in prison as you possibly can.
Sonsuza kadar hapis köşelerinde çürüyeceğim.No, I'm just going to rot in prison forever.
Charles Dickens'ın babasının başına gelen buydu, kredi borçlusu olarak hapiste kaldı.And actually, Charles Dickens' dad was in debtor's prison.
Hapisteki her dört kişiden biri, her dört insandan birisi Amerikalı ve ülkede hapsedilmiş durumda.One out of four people, one out of four humans in prison are Americans, imprisoned in our country.
Hapisteki Amerikalılıarın sayısı 2005 yılında 2.3 milyondu.The number is 2.3 million Americans were incarcerated in 2005.
Şu anda hapisteler.At the moment, they're incarcerated.
Beyninin içi bir hapisane.A prison for your mind.
Paran ancak vasat bir avukata yetiyorsa, iki yılını hapiste geçirebilirsin.And if you can afford only a mediocre attorney you might wind up two years in jail.
Bakalım hapishanelerin mahkumlar ve gardiyanlara ne yaptığına bakalım:Let's see the effects that prisons have among prisoners and guards.
Bu hapishane çalışması Milgrim'inkisi gibi, tipik bir sosyal psikoloji çalışması değil.The prison study, like Milgram's experiment, is not typical of research in social psychology.
Zaman zaman Zimbardo bile deney yaptığını unutarak, hapishane amiri gibi davranmaya başladı.At times even Zimbardo forgot it was an experiment and enacted like a prison warden.
Hapishanede gibi hissettim.It feels as a prisoner.
Zynga, tüketicinin sabit maliyetlere hapis kalmak istememesi sonucu yükseldi.Zynga has risen on the consumer's desire to not want to be locked in to fixed-cost.
Cümlelerden biri "Bazı işler hapisanedir," idi.One of the sentences was, "Some jobs are jails."
Eğer gardiyan değilseniz "Bazı işler hapisanedir" cümlesi anlam olarak yanlıştır.Now, unless you're a prison guard, the sentence "Some jobs are jails" is literally false.
35 yýl hapis ve bir milyon dolarlýk bir ceza ile karţý karţýyaydý.He was potentially facing 35 years in prison and 1 million dollar fine.
Yaklasik benim yasimda, ve San Quentin Devlet Hapishanesi'nde.He's about my age, and he's in San Quentin State Prison.
Sokrates hapishanede olmustur, felsefesi sapasaglam.Socrates died in prison, his philosophy intact.
Onun bedeni hapisteydi fakat akli ozgurdu.His body is in prison, but his mind is free.