hani ile cümle

hani kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.소파에 쳐박혀 즐거워하는 버드 라이트(맥주 이름) 애주가도 있습니다.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Mamy sączącego słabe piwko faceta, który siedzi bezczynnie przed telewizorem i dobrze mu z tym.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Poi abbiamo il nostro tipo Bud Light che passa tutto il tempo incollato davanti alla tivù.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Temos o rapaz da cerveja que é o feliz aficionado do sofá.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Μετά έχουμε το τύπο μας που πίνει την ελαφριά μπύρα ο οποίος είναι ένας χαρούμενος βαρεμένος του καναπέ.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Мужиків, які обожнюють пити пиво на дивані перед телевізором.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.След това имаме Bud Light пушача, който е щастлив да се излежава на дивана.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.וישנו שותה הבירה, שהוא המכור-לטלוויזיה המאושר.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.ثم هناك صورتنا عن رجل البيرة الذى يقضي وقته في مشاهدة التلفاز سعيداً .
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.バドライト (ビール) 男 驚くべき事に、アメリカに生存する最もセクシーな男性、
Bu durumda geriye küçük hanım kaldı.Då återstår problemet med den unga kvinnan.
Bu durumda geriye küçük hanım kaldı.Pozostaje kwestia tej panienki.
Bu durumda geriye küçük hanım kaldı.Resta a questão da jovem.
Bu durumda geriye küçük hanım kaldı.Resta la questione della ragazza.
Bu durumda geriye küçük hanım kaldı.Så er der problemet med den unge dame.
Bu durumda geriye küçük hanım kaldı.Sitten on vielä nuori neiti.
Bu durumda geriye küçük hanım kaldı.Solo nos queda pensar qué hacemos con la jovencita.
Bu durumda geriye küçük hanım kaldı.Απομένει το ζήτημα της δεσποινίδας.
Bu durumda geriye küçük hanım kaldı.Остаётся решить вопрос с юной девушкой.
Bu, espresso kahve gididir. Hani kahvenin özünü alırsınız ya. İşte ifade budur.Как в кофе эспрессо, где вы берете самую суть кофе, экспрессия - это суть архитектуры.
Bu, espresso kahve gididir. Hani kahvenin özünü alırsınız ya.이건 마치 커피의 에센스와 같은 에스프레소인 것입니다.
Bu, espresso kahve gididir. Hani kahvenin özünü alırsınız ya.To esencja kawy.
Bu, espresso kahve gididir. Hani kahvenin özünü alırsınız ya.זה כמו קפה אספרסו: לקחת את תמצית הקפה.
Bu, espresso kahve gididir. Hani kahvenin özünü alırsınız ya.وهو مثل القهوة الاسبرسو. تأخذ فيها روح القهوة
Bu, espresso kahve gididir. Hani kahvenin özünü alırsınız ya.それが表現というものです
Bu geç saatte böyle bir şey için üzgünüm, hanımefendi.Lamento imenso o tardio da hora, minha senhora.
Bu geç saatte böyle bir şey için üzgünüm, hanımefendi.Lo siento mucho. Sé que es muy tarde, señora.
Bu geç saatte böyle bir şey için üzgünüm, hanımefendi.Mi rincresce disturbarla a quest'ora, signora.
Bu geç saatte böyle bir şey için üzgünüm, hanımefendi.Ogromnie przepraszam za zamieszanie późną porą.
Bu geç saatte böyle bir şey için üzgünüm, hanımefendi.Olen pahoillani myöhäisestä ajankohdasta.
Bu geç saatte böyle bir şey için üzgünüm, hanımefendi.Undskyld, at jeg kommer så sent, frøken.
Bu geç saatte böyle bir şey için üzgünüm, hanımefendi.Ursäkta för det här så här sent, fröken.
Bu geç saatte böyle bir şey için üzgünüm, hanımefendi.Απολογούμαι γι' αυτό και για την ώρα, κυρία.
Bu geç saatte böyle bir şey için üzgünüm, hanımefendi.Приношу свои извинения в столь поздний час.
Bu hanım bunun makul bir fiyat olduğunu düşünüyor.Ella piensa que ese es un precio de oferta justo, justo aquí.
Bu hanım bunun makul bir fiyat olduğunu düşünüyor.Hän juuri vain ajattelee, että tämä tässä on käypä tarjoushinta.
Bu hanım bunun makul bir fiyat olduğunu düşünüyor.Ona si pomyslí, že to je férová cena.
Bu hanım bunun makul bir fiyat olduğunu düşünüyor.Sądzi, że jest to przyzwoita oferowana cena w danym momencie.
Bu hanım bunun makul bir fiyat olduğunu düşünüyor.Zij vindt dat best een redelijke biedprijs, daar aan de andere kant.
Bu hanım bunun makul bir fiyat olduğunu düşünüyor.И он думает что это подходжщее предложение цены
Bu hanım bunun makul bir fiyat olduğunu düşünüyor.هذه هنا تعتقد أن هذا العرض جيد
Bu hanım da buraya bunun için gelmiş.Cette personne est aussi ici à cause de ça.
Bu hanım da buraya bunun için gelmiş.Ez a hölgy ugyanezért jött.
Bu hanım da buraya bunun için gelmiş.Και αυτή η κοπέλα, για το ίδιο λόγο ήρθε.
Bu hanım da buraya bunun için gelmiş.لقد جاءت ايضا من اجل نفس الشيء
Bu hanım da diyor ki ' Bu 100 $'ı 1,000 Yuan'a çevirebilirim'Ale ona si taky řekne: "Tuhle stodolarovku vyměním za tisíc jüanů."
Bu hanım da diyor ki ' Bu 100 $'ı 1,000 Yuan'a çevirebilirim'I ta pani też powie: "Będę mogła wymienić moje sto dolarów na tysiąc yuanów".
Bu hanım da diyor ki ' Bu 100 $'ı 1,000 Yuan'a çevirebilirim'Maar zij zegf ook "Ik zou deze 100 dollar moeten kunnen wisselen tegen 1000 Yen."
Bu hanım da diyor ki ' Bu 100 $'ı 1,000 Yuan'a çevirebilirim'Mutta toinenkin henkilö sanoo, "minun olisi voitava vaihtaa nämä 100 dollaria 1,000 juaniksi."
Bu hanım da diyor ki ' Bu 100 $'ı 1,000 Yuan'a çevirebilirim'Pero ella también dice "Debería poder cambiar estos 100 dólares a mil yuan".
Bu hanım da diyor ki ' Bu 100 $'ı 1,000 Yuan'a çevirebilirim'Но она также может сказать" Я так же должна эти 100$ обменять на 1000 юаней"
Bu hanım da diyor ki ' Bu 100 $'ı 1,000 Yuan'a çevirebilirim'ولكنها تقول "سأكون قادرة على تحويل 100 دولار لألف يوان"
Bu hanım gelecekteki eşim, Oh Yoon Joo.Ez a lány, akit feleségül fogok venni, Oh Yun Ju, a Haeyoung Múzeum igazgatója.
Bu hanım gelecekteki eşim, Oh Yoon Joo.Voici la femme que je veux épouser, la directrice du musée Haeyoung, Oh Yun Ju.
Bu hanım gelecekteki eşim, Oh Yoon Joo.Η κυρία από δω είναι η μέλλουσα σύζυγός μου, η Ο Γιουν Τζου.
Bu hanım gelecekteki eşim, Oh Yoon Joo.هذه هي المرأة التي سأتزوج بها مستقبلا اوه يون جاي
Bu hanımın adı Leslie Eiello. Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Mowa o Leslie Aiello, której praca pokazuje, że jeden rodzaj tkanek jest wymieniany na ten drugi.
Bu hanımın adı Leslie Eiello.Bola to dáma menom Leslie Aiellová.
Bu hanımın adı Leslie Eiello.C'est une femme qui s'appelle Leslie Aiello.
Bu hanımın adı Leslie Eiello.Die Dame heißt Leslie Aiello.

İlgili Sayfalar