Küçük küçük yumaklar alınır hamurdan.Die kleinen Ohren werden waagrecht getragen.
Daha sonra hamuru merdane ile açın.Sprechen Sie doch gleich mit Frst.
Yoğurulan hamur kalın yufka halinde açılır ve iki parmak kalınlığında boyuna kesilir.Das Ei ist rundlich und an beiden Enden abgeplattet.
9.4.Ekmek ve Hamur İşleri 9.4.1.Pfirsichsaft, 3.4.4.1.4.
Yapılışı Derin bir kap içerisinde un su ile karıştırılarak hamur haline getirilir.In ihr wird bei einer Taufe das abfließende Wasser aufgefangen.
Sıkılmış hamur görünümündedir.Perspektiven der Hegelschen Ästhetik.
Ekmekler Ekşili ekmek Hamur mayalanır bir köşede.Lachmöwen und Seeschwalben brüten in einer Kolonie.
Filo hamuru un, su ve yağ ile yapılır ve haddelenmiş yerine boylarına kadar gerilir.Geschlafen wird unter freiem Himmel und in Kohten und Jurten; gekocht wird auf offenem Feuer.
Hamurların hazır olmasını beklerken harcı hazırlayın.Sie wartet dabei ab, bis die Wirtslarve verpuppungsbereit ist.
Unun orta kısmı açılıp kabaran mayalı karışım dökülür ve hamura yedirilir.Er führt ein klägliches Dasein; ständig friert und hungert er.
Daha sonra o hamur enlemesine kare olacak şekilde kesilir.Er werde dann später dieses Lebkuchenherz kaufen.
Oldukça kaliteli bir hamur kullanılmıştır.Sie hat eine gute Stickstoffausnutzung.
Sıkılmış hamur görünümündedir.Sinus Asperitatis Vue du Sinus Asperitatis.
Stora Enso Oyj, Finlandiya ve İsveçli bir kâğıt ve kâğıt hamuru üreticisidir.Stora Enso, une entreprise finno-suédoise produisant du papier.
Bu hamur dinlenmeye bırakılır.La pâte est mise au repos.
Hamura maya eklenerek mayalanması beklenir.Son souhait est de surpasser Maya.
Bundan sonra hamur sıkıca sarılıp kabarması beklenir.Nous savons maintenant ce que signifie être trempé jusqu'aux os.
Çorbanın hamuru sonbaharda erişte ile hazırlanır.Les parcelles d'ail sont préparées à l'automne.
Akşamdan ılık bir bardak su ve aldığı kadar un ilavesiyle yumuşak bir hamur yapılır.On lui offrit une soupe bien chaude et un lit.
Yapılışı: Yumurtalı hamur açılır.Oophage : organismes qui se nourrit d'œufs.
Yemekler et ve hamur karışımıdır.Los colores son los de la carne y la sensualidad.
Yazın bir hamur haline geçmiş olan döküntüsü kış yaklaşınca ve tekrar donar ve katılaşır.En invierno se deposita un sedimento delgado y oscuro; y en verano, uno grueso y claro.
Hamur mutlaka iyi tutacak ve kumlu bir halde olamayacak hale gelmelidir.Lógicamente, tienen que estar sanos y poder hacerlo sin repercusiones adversas.
Ekmekler Ekşili ekmek Hamur mayalanır bir köşede.Pieza de madera de pino labrada a esquina.
Mayalama, hamuru ekşitip kabartır, pişirme ise ekmek haline getirir.Carnaval larafuzán, me comiste la carne y me dejaste el pan.
Resimler genellikle tamamen hamur işleri, şekerleme ve erime dondurmadan oluşan sahne özellikli idi.Las pinturas a menudo cuentan con un paisaje compuesto enteramente de pasteles, dulces y helados de crema.
Sıkılmış hamur görünümündedir.Vía de la ácido graso sintasa.
Hamurumuzda, geleneğimizde var bu. (...)"Esta es una buena tradición, somos sus sucesores. (..)
Çorbanın özelliği ekmek ile birlikte değil, beraberinde hamur yutularak yenmesidir.Así, la sopa al pistou no se hace, por ejemplo, con puerros.
Bunlar, yüksek değerli Çin sert hamur porselen’i ni taklit etmek için bir uğraşta geliştirildi.Estos tipos de porcelanas se fueron desarrollando para imitar la porcelana china de pasta dura.
Şekerli hamur işleri genellikle fırıncıların şekerlemesi olarak tanımlanır.Es frecuente ver este tipo de dulce en las pastelerías.
Genellikle birinci hamur kâğıt kullanılır.Normalmente este papel es asumido por la 1ª trompa.
Geleneksel yemekler hamur işi yemeklerdir.Artesanías y comidas tradicionales.
Etli, pide şeklinde hamur açılır.El ápice pronto toma la forma acuminada.
Hamur tepsiye yayılıp sıcak fırında pişirilir.Glasear con huevo y hornear en un horno caliente.
Hamur, her bir taraf için balık şeklinde bir kalıba dökülür.El rebozado se vierte en un molde con forma de pez por ambos lados.
Hamurlar geniş bir kaba konularak, üzerine tereyağı eritilir ve hamurun üzerine konulur.Quando catturano una preda, la sbattono violentemente e la divorano a parte.
Küçük ilan (leğen) bunda ise hamur yoğrulur.Si hanno poche notizie sui satrapi che risiedettero qui.
Hazırlanışı çok kolay bir hamurişidir.È una pozione molto difficile da preparare.
Hamurumuzda, geleneğimizde var bu. (...)E, alla fine, siamo noi che ne rispondiamo davanti al pubblico, con la nostra faccia. (...)
Unun orta kısmı açılıp kabaran mayalı karışım dökülür ve hamura yedirilir.Nell'acqua su cui siede è visibile il suo riflesso dal quale ha inizio la trasformazione.
Güveç ekmek hamuruna çeşni katmak için de kullanılır.In Corea viene usato anche come crema per i massaggi al viso.
Et yemekleri ve hamur işleri çok fazla tercih edilmez.L'agnello e il cavallo non sono molto consumati.
Un, hamur yoğurma kabına alınır.3 - Voglio riarrangiati in chiave acustica.
Bugün bu mevki "Eski Hamurcu" olarak bilinmektedir.Oggi viene chiamato «metodo cervese».
En azından temel tanımla bu, hamur işi (tatlı veya tuzlu) veya pudingler içermez.Лаб не уже ширины основания головотрубки или же равен ей.
Daha sıradışı kullanımlardan biri çikolatalı fondandır (şeker hamuru).Одно из самых необычных применений — шоколадная прокатанная помадка.
Çorbanın özelliği ekmek ile birlikte değil, beraberinde hamur yutularak yenmesidir.Не то хлеб, что на поле, а то хлеб, что в сусеке.
Şavuot ve Sukot’la birlikte, Hamursuz Bayramı, üç hac festivalinden (Şaloş Regalim) biridir.Песах, наряду с Суккот и Шавуот, — один из трёх «праздников паломничества» («Шлошет ха-регалим»).
Kahvehanelerde genellikle küçük çaplı yiyecekler ve hamur tatlıları ya da pastalar bulunur.К кофе иногда подают сладости, например, печенье или плюшки.
Sıkılmış hamur görünümündedir.Параллельно — Смольный проспект.
Flia, (fli veya flija), Arnavutluk ve Kosova mutfağından bir tür hamurişi yiyecektir.Флия (алб. flia или fli, также устар. flija) — блюдо албанской, а также косовской кухни.
Köyün hamur işi yemekleri meşhurdur.Залом высоко ценится по своим пищевым качествам.
Mutfağın bu bölümü hamur işleri, tatlılar ve diğer pişmiş ürünler yapmaktan sorumludur.ويكون هذا الجزء من المطبخ مسئولاً عن صنع المعجنات والحلويات وغيرها من السلع المخبوزة.
Artık hamur haline gelmiş hammadde, ağacın lignin denilen ve lifleri bir arada tutan maddeden arınmıştır.حظي الهواء (وأحيانًا يسمى الريح) قديمًا باهتمام الفلاسفة والمفكرين الذين اعتبروه قوة كونية أو مادة نقية.
Hazırlanan hamur küçük parçalara ayrılır.شحم يقطع إلى قطع صغيرة .
Açılan hamur yufka haline getirilir.يجب ترك الأذن مفتوحة.
Çorbanın özelliği ekmek ile birlikte değil, beraberinde hamur yutularak yenmesidir.والمتعة ليست في الكعكة نفسها ولكن في المعنى المرتبط بالكعكة بالنسبة لها.
Küçük tartlar ve diğer tatlı pişmiş ürünler hamur işleri olarak adlandırılır.وتعرف الكعكة والتارت الصغير وغيرها من المنتجات المخبوزة الحلوة باسم "معجنات."
Bu gevrek, tereyağlı bir hamur işi pişirir.ونطبخ الكل بملعقة زبدة.