Hamid onlara saldırmak için ne yaptı?!What did he do for them to attack him?!
Ne eski eşi Jaine, hamileliğinin üçüncü trimesterinde aniden çocuğunu düşürdüğünde ağlayabilmişti.Y'all feel that. It's a crazy world on the playground... (guitar strumming finale) (awkward silence)
Hayvanat bahçesinde 14 okapimiz vardı ve içlerinden biri hamileydi.We have a zoo of 14 Okapis, and one of them was pregnant.
Egzersiz ve hamilelik.Exercise and pregnancy.
Hamilelik süresince egzersiz çok önemlidir.Exercise is very important during pregnancy.
Hamileyken egzersiz yaparken yeterince sıvı almak çok önemli.It's really important to stay hydrated while exercising and pregnant.
Hamileyken çok sıcak havada egzersiz yapmaktan kaçının.You want to avoid vigorous exercise in the heat when you are pregnant.
Hamileyken dengeli bir egzersiz planı oluşturup uygulamak önemlidir.So when exercising during pregnancy, you should try to maintain a healthy balance exercise regime.
Suger, okumakta olduğu belgelerin bu kilisenin hamisi olan St Denis'e ait olduğunu düşünmekteymiş.Suger thought he was reading the writing of St. Denis, the patron saint of this church.
Eğer hamileyseniz, bebeğinize bakın.If you're pregnant, take care of your pregnancy.
Eğer hamile değilseniz, bizden kredi alabilirsiniz."If you're not pregnant, you can take a loan out from us."
Kendilerini hamile bulurlardı. O bir tür... İçine düştüğü durumun farkında değilmiş.And she sort of, she had no idea of the context in which she'd landed.
Ve o zamanlar hamileydim.I was also pregnant at the time.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Pregnancies are meant to be happy and fulfilling moments in any woman's life.
Hamilelik çok güzeldi, çok sevmiştim.I enjoyed being pregnant. I loved it.
Hamileliklerin % 15 - 20'si düşükle sonlanıyor. Bence son derece sarsıcı.Fifteen to 20 percent of all pregnancies result in miscarriage, and I find this astounding.
Olay zamanı kadın hamileydi ve elinde sigara yanıkları vardı.She was pregnant at the time. She had cigarette burns on her.
Kaç aylık hamilesin?How many months pregnant are you?
Anneme sorarsanýz... 29 her bekar erkek kýzlarý hamile býrakmak için vardýr.According to my mother, every rich, single guy is put on this planet to impregnate her daughters.
Aşa yukarı yarınız bayan olanlar hayatınızın bir noktasında hamilelik testi almışınızdır.Those half of you, roughly, who are women, at some point may have had a pregnancy test.
Yarım hamile ya da hamile kalmayi düşünüyorsunuz gibi bir durum yoktur.You're not partially pregnant or thinking about being pregnant or something of that sort.
Rama, ben hamileyim!Rama, I'm pregnant!
Tam olarak ne zaman hamile kaldığını bilmiyoruz.We don't know exactly when she got pregnant -
Ama çok kısa süre, bu yüzden Ram'dan hamile olmadığını düşünebiliriz.Very soon thereafter, which is why it is conceivable that she wasn't pregnant because of Ram.
Ama bence Ram'dan hamileydi.But I think it was Ram.
Sonrasında Sita'yı hep hamile olarak gösterirler.She's always shown to be pregnant - -afterwards
Hamilelik süresinde çocuğunuzla yakınlaşmanız için farklı yöntemler vardır.There are many ways to bond with your baby during pregnancy.
Geçmişten bugüne, neredeyse hamile olduğumu sanıyordum.So far backward, I thought I was half pregnant.
Hamile misiniz?You are pregnant?
Gün gelecek sen de öyle hamile olacaksın Öyle değil mi??You will one day get pregnant, too Won't you?
Malcolm, hamile eşi ve dört çocuğu uyuyorlardı.Asleep in the house were Malcolm, his pregnant wife, his four children.
Adı Hamilton Smith.His name is Hamilton
Erkekler, hamilelik sürecinin bir parçası değillerdir.Men are not frequently part of pregnancy care.
Bizim buradaki amacımız, hamile kadınlara, yetişkin ve çocuk hastalara sağlık hizmeti vermektir.We are here to give medical care to pregnant women, sick children and sick adults.
Ve kanamalı çiçek, içlerinde en kötüsü, hamile bayanlarda daha çok görülür.And hemorrhagic smallpox, the most cruel of all, which had a predilection for pregnant women.
Bu hastalıktan ölen ama hamile olmayan bayan görmedim.I've never seen anybody die from it who wasn't a pregnant woman.
Hamileler için tüy alımı önemlidir.Being pregnant before, hair removal for pregnancy is important.
Eğer evlenmeden önce hamile kalırsa, anne suçlanır ve cezalandırılırdı.If she got pregnant before she got married, the mother is blamed for that, and she's punished.
Hamile miydi?Was she in love with him?
Öldüğünde hamile miydi?Did she want his baby? Was she pregnant when she died?
Harry. Ben hamileyim. -Gerçekten mi?I think I'm expecting
Beni sen hamile bıraktın! Yapmasaydın herşey çok farklı olurdu. Monika!We wouldn't be like this if you hadn't put me in the family way
Hamile misin?Are you with child?
Hamile olduđun için özel muamele mi bekliyorsun?Same as you and everybody else.
Ah sen hamilesin!Cass: Jess, if you don't like the arrangements quit.
Müdürün ofisine tüm kýzlar hamilelik testi içinGwen Adams, report to the nurse's office for a pregnancy test. That is all.
Tanrým ya hamileysem!?Oh God, what if I'm pregnant?
Selam... hamilelik testi için geldimI just need to pick up a pregnancy test.
Ben Gwen ve hamilelik testi istiyorum.Can I just have a pregnancy test really fast?
Okuldan atýImaný istemem, bu yüzden bi kaba iţedim, böylece hamile kalmamýţ olacaksýnI don't want you to get kicked out of school. So... So I did something for you:
- Evet baba hamileyim ne güzel di miYes, Dad! I'm so pregnant right now, it's not even funny.
Bu arada hamileyim.By the way, I'm pregnant. Fuck it, it's not my kid.
Hamile deđilmiţim!I'm not pregnant!
Alexander Hamilton?Alexander Hamilton?
Kamu yönetimi, büyük oranda hamiliğe dayanır, 690 milyar alır.Public administration, which is largely patronage, takes 690 billion.
Mariam hamile.Mariam is pregnant.
Siz şeytanı kendinize hami olarak, destekçi olarak aldınız.You have taken shaytan as your supporter.
Seung Jo'ya hamileyken karnımda çok usluydu.When I was pregnant with Seung Jo, he was very calm inside my belly.
Babasını hiç tanıyamamıştı, çünkü babası annesi ona hamile iken çekip gitmişti.He never knew his father very well, because his father left his mom while she was pregnant with him.
Kitap için araştırma yaparken ben de hamileydim.I was myself pregnant while I was doing the research for the book.