Ana içeriğe geç
Sözlük

hami ile cümle

hami kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.Tienen relaciones sexuales una vez, lo que resulta en un embarazo.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Tiende a empeorar después de la menstruación o durante el embarazo.
Daisy, bunu yaptığında, Perowne kızının hamile olduğunu fark eder.Cuando lo hace, Perowne se da cuenta que está embarazada.
Bu kadınlar hamile oldu.Mujeres embarazadas.
Charlotte hamiledir.Clau está embarazada.
Kısa süre içinde kadın hamile kalır ve bir kız çocuğu dünyaya getirir.La mujer está embarazada, y pronto da a luz a un niño.
Eleniak yakında tekrar hamile kaldı.Unos años más tarde, Laila vuelve a quedarse embarazada.
Yarışı Lewis Hamilton kazandı.Lewis Hamilton ganó la edición anterior.
Lewis Hamilton, güvenlik aracını tartışmalara neden olacak bir şekilde geçti.Lewis Hamilton tuvo que conformarse con ser subcampeón.
Hamile olduğundan emindir.Está embarazada.
İo hamile bir halde eski haline kavuşur.Terminación prematura del embarazo.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.Posteriormente se entera de que está embarazada.
Yarışı ilk sırada başlayan Hamilton yarışı kazanmıştır.Eso sí, Hamilton había ganado la carrera.
Lewis Hamilton'un yakın arkadaşı.John Laurens: el amigo más cercano de Hamilton.
1815'te başkenti, St. George'dan, Hamilton'a taşındı.La capital de la colonia mudó de Saint George a Hamilton en 1815.
Bu da hamileliğe kolaylıkla yol açabilir.Esto probablemente se deba igualmente a la tala.
Bu arada Nola hamile kalır.Debido a ello, Jun quedó embarazada.
Maggie hamile olduğunu öğrenir.Ricarda descubre que está encinta.
Kontes hamile kalabilmek için pek çok döllenme tedavisi geçirmek zorunda kaldı.La reina tuvo ciertos problemas para quedar embarazada.
Fakat Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir.Descubre que ella está comprometida y se casará en unos días.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.Fue la primera chica que se quedó embarazada.
Hamile kadınları ve yavru hayvanları korur.Hay que tener precaución con las pacientes embarazadas y con los niños.
Hamilton kabul eder.Hammond lo llama.
Bryce Dallas Howard, Kate Connor rolünde: John Connor'ın yedi aydır hamile olan karısı.Bryce Dallas Howard como Kate Connor: Es la esposa de John, le está ayudando a construir la resistencia.
Carlisle Bella'nın hamile olduğunu düşünüyordur.«Luísa Sobral está grávida».
Hamilelik sırasında kullanımı bebek için nispeten güvenlidir.El uso durante el embarazo parece ser seguro para el bebé.
Hamirostra cinsinin tek üyesidir.Es el único miembro del género Hamirostra.
6 Haziran 2013 tarihinde Amell, eşinin ilk çocuklarına hamile olduğunu açıklamıştır.El 30 de mayo de 2011 Stevens anunció que estaba embarazada de su primer hijo.
Ayrıca Danny'den hamiledir.Está embarazada de Juan.
Uriya'nın karısı Batşeba, evlilik dışı ilişki sonucunda Davud'dan hamile kalmıştı.En realidad, la duquesa de Berry ha llegado al término de un embarazo secreto.
Hamilton yolu problemi, Hamilton yolunun çözümü ile ilgili problemdir.Describe una solución Problema del camino Hamiltoniano dirigido.
Bir müddet sonra Clara'nın dört haftalık hamile olduğu ortaya çıkar.Chiara estaba embarazada de tres meses.
Kuşatmanın yarılması sonunda Hamilcar kuşatmayı kaldırmak durumunda kalır.Al final se vuelve bueno ayudando a detener a Dimentio.
Hamile fotoğrafçılığı, gebeliğin son dönemini gösteren görece olarak yeni fotoğrafçılık dalı.Silla utilizada para fotografiar a los recién llegados.
Kötü giden bir gecelik ilişki sonrasında, Cordelia fazlasıyla hamile bir şekilde uyanır.Durante los cuatro meses que vive en un plano superior, Cordelia se aburre.
Hamilelik 1 yıl sürer ve bir batında tek bir yavru doğururlar.La gestación dura casi un año, pariendo una sola cría.
Meredith hamiledir.Tamar quedó embarazada.
Hamit abi ise en beğendiğim Türk oyuncu zaten tanışıyoruz.Para mí ha sido y sigue siendo mi comic favorito.
Bu duruma ‘’su hamileliği’’ de denilmektedir.Su nombre quiere decir "aquí hay agua".
Örneğin; hamile bir kadın tasviri gibi.Este es el caso de mujeres embarazadas, por ejemplo.
Bu sırada Tina hamiledir.Jane se queda embarazada.
Aynı yıl Hamilkar üç yıl sürecek olan Siraküza Kuşatması'na başladı.Terminó así la amenaza sobre el fortín Saavedra que había durado tres meses.
Bien'in hamileliği ağırlaştırıcı bir durum olarak kabul edildi.El embarazo de la víctima fue considerado un agravante.
Clyde Geronimi, Hamilton Luske ve Wilfred Jackson'ın yönetmenliğinde çekilmiştir.La Cenicienta de Clyde Geronimi, Wilfred Jackson y Hamilton Luske.
Kürtaj hamilelikte rahim içerisindeki ceninin tıbbi müdahele ile alınması.Se_nos gener@ mujeres La construcción discursiva del pecho femenino en el ámbito médico.
Kaldı ki bu sırada Catherine hamile kalır.Poco después, Helen se queda embarazada.
Bu açıklama yapıldığında Shizuka hamileydi.En ese momento Coatlicue quedó embarazada.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Le dijo que estaba embarazada y que iba a dar al bebé en adopción.
Buna rağmen Hamiltonyen halen daha hesaplanabilir.Condiciones especiales para el hamiltoniano también se pueden derivar.
Diplomatik pasaport hamilleri ise 90 güne kadar vize uygulamasından muaftır.La legislación coreana exige que las mujeres tengan hasta 90 días de licencia de maternidad.
Sharon Silent Force turu sırasında Luna'ya hamileydi.Geena Davis estaba embarazada en los primeros meses del rodaje.
Aslı aynı zamanda hamiledir.Es frecuente también durante el embarazo.
Hamile değil.Non è incinta.
Hamilton kabul eder.Hamilton accetta.
Emekliliğine yakın olan Hamilton, kardeşlerin yöntem ve kişiliklerini hızla belirler.Hamilton, prossimo alla pensione, capisce rapidamente i metodi e le personalità dei fratelli.
Ateş edilmesi Kraliçenin sağlığında veya hamileliği üzerinde bir etki yaratmadı.L'attentato non ebbe alcuna conseguenza sulla salute della regina o sulla sua gravidanza.
İki Teksas Korucusu, Marcus Hamilton ve Alberto Parker dava da yer alırlar.Due Texas Rangers, Marcus Hamilton e Alberto Parker, si occupano del caso.
Hami, Freunde der Salzburger Festspâele (1976’dan günümüze).Promotore e finanziatore, Freunde der Salzburger Festspâele (dal 1976).
Eskiden yörede Hamitoğulları ve Tekeoğulları egemendi.Poi hanno avuto un figlio, prima che egli (Geirmundr) annegasse.
Üçüncü sezonda ise, hamile olarak geri döner.Nella terza stagione rimane incinta di lui.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hami ile cümle - Sayfa 16 - hami kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App