İo hamile bir halde eski haline kavuşur.Elle est inefficace en cas de grossesse débutante.
General Hamilkar burada üç gün kaldı.Dans ce lieu, Gaucher y reste trois ans.
İzotretinoin kullanan kadınlar, izotretinoin tedavisinin kesilmesinden sonra 1 ay boyunca hamile kalmamalıdır.Celles qui sont infectées un mois avant l'accouplement n'avortent pas.
Tüm hamilelikler içinde %2-5 oranında görülür ve doğumdan sonra ortadan kaybolabilir.Il en découle un tassement qui peut varier entre 1-2 % jusqu'à 5 % si l'arbre venait juste d'être coupé.
Pauline, hamileliğinin son evresindedir.Betly se réjouit dans son aria finale.
1827 - William Rowan Hamilton, Işık Sistemleri Teorisi'ni hazırladı.1827 : Le mathématicien et physicien irlandais Rowan Hamilton présente sa Théorie des systèmes de rayons.
Mahallenin en eski adı Hamidiye, daha sonraki adı ise Cimder'dir.Les premiers habitants de la future Crimée dont on connaisse le nom sont les Cimmériens.
Sonuç olarak Kumkale Operasyonu, General Hamilton yönünden hedeflenen amaca ulaşmıştı.La victime avait désespérément cherché à parler au Maire Hamilton.
6 Haziran 2013 tarihinde Amell, eşinin ilk çocuklarına hamile olduğunu açıklamıştır.En novembre 2015, Jasmine annonce qu'elle est enceinte de six mois de leur premier enfant.
Tam bu sırada hamile kadın doğum yapar ve iki erkek çocuk doğurur.Mais, par la suite, c'est la femme perfide qui accouche de deux enfants.
Ayrıca esnaf, fahişeler, hamile kadınlar ve doğum bir koruyucusu olan bir tanrıçaydı.Elle est aussi la protectrice des artisans, des prostituées et des femmes enceintes.
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.On peut comprendre par la narration qu'elle a une liaison sexuelle avec lui et qu'elle va tomber enceinte.
Bazı deneylerde ise bebekler, yaşlılar ve hamile kadınlar da kullanılıyordu.Dans cet hôpital étaient accueillis aussi des pauvres, des orphelins et des personnes âgées.
Hami, l’Opéra de Paris (2001’den günümüze).Loft'in Paris Opéra en 2001 (peinture abstraite).
Koşullar buyuruyor, antlaşmaların hamisi oluyordu.Ses chances paraissaient compromises.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.Lorsqu'il fut arrivé dans ce lieu, il leur dit : Priez, afin que vous ne tombiez pas en tentation.
O hamile kaldı.Ella se quedó embarazada.
Merhaba, benim adım Hamit.Hola, me llamo Hamit.
Neden bize hamile olduğunu söylemedin?¿Por qué no nos contaste que estabas embarazada?
Hamile bayanların sıkı şeyler giyinmemeleri gerekir.No deberías usar ropa ajustada si estás embarazada.
Onlar her zaman Hamilton'un onlara yapmasını söylediklerini yaptı.Siempre hacían lo que Hamilton les decía.
Maria 14 yaşında hamile kaldı.María se quedó embarazada a los 14 años.
Rengi görüyor musun? Hamile olduğun anlamına geliyor!¿Has visto el color? ¡Eso quiere decir que estás embarazada!
Hamile olduğunu unutma.Recuerda que estás embarazada.
Hamile olma ihtimaliniz var mı?¿Existe la posibilidad de que esté embarazada?
Seni hamile sanıyordum.Creía que estabas embarazada.
Yeni bir giysi ararken, Kate, Claire'in hamile olduğunu öğrenir.En la búsqueda por otra ropa, Kate se da cuenta que Claire estaba embarazada.
Otto projeyi hamile olduğunu öğrenmeden birkaç gün önce kabul etmişti.Otto aceptó el proyecto sólo días antes de que se enterara de que estaba embarazada.
Yuhwa'nın, güneş ışığıyla hamile kalıp, bir yumurta doğurdu.Yuhwa se embarazó por la luz solar y dio a luz un huevo.
Hami, Freunde der Salzburger Festspâele (1976’dan günümüze).Patrón, Freunde der Salzburger Festspâele (desde 1976).
Amerikalı Georg R. Price, hem Hamilton, hem de Maynard Smith ile çalışmıştır.El estadounidense George R. Price trabajó con Hamilton y Maynard Smith.
Band Of Susans grubundan ayrılan Hamilton, 1989 yılında Helmet grubunu kurdu.Hamilton, después de salirse de Band of Susans, formó Helmet en 1989.
Bu arada Daenerys hamile olduğunu öğrenir.Asimismo, Daenerys descubre que está embarazada.
Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler.Al enterarse de que Plath estaba embarazada, volvieron al Reino Unido.
Irri, Daenerys'in hamile olduğunu fark eder be bunu Jorah ve Rakharo ile paylaşır.Irri (Amrita Acharia) descubre que Daenerys está embarazada y comparte la noticia con Jorah y Rakharo.
Meryem'in hamile olduğu anlaşılınca, o kavminden ayrılarak uzak bir yere çekildi.Aunque Mari logra repelerlos, uno de ellos se revela oculto dentro del contenedor, y aleja a Asuka del mismo.
Hami, Lübnan Ulusal Senfoni Orkestrası (LNSO) (2003’ten günümüze).Patrón, Orquesta Sinfónica Nacional Libanesa (LNSO) (desde 2003).
Eşi 1993 yılında Nairobi'de bir otomobil kazasında öldü ve o zamanlar hamileydi.Ella murió en un accidente de coche en Nairobi en 1993.
30 ^ Hamilton, Don (19 Temmuz 2002).Hamilton, Don (19 de julio de 2002).
Edwards, Julie Andrews ve Emma Walton Hamilton (yazarlar) ve Tony Walton (resimciler).Edwards, Julie Andrews y Emma Walton Hamilton (autoras) y Tony Walton (ilustrador).
Dok işçisi Chuck Hamilton ...Él Mismo Ruth Hampton ...
Şimdi ikizlere hamile.Embarazo gemelar.
Hami, l’Opéra de Paris (2001’den günümüze).Patrón, l’Opéra de Paris (desde 2001).
Ne var ki Elene yaşlı adamdan hamile kalır.Así pues, la hembra queda embarazada por el macho.
2004 yılına kadar seminerin hamiliğini Cino ve Simone Del Duca üstlenmiştir.Hasta 2004, el seminario ha tenido como mecenas Cino y Simone Del Duca.
24 Ağustos 2006'da Tom Hamilton'un da boğaz kanseri olduğu açıklandı.El 24 de agosto de 2006 se anunció que Tom Hamilton se sometió a tratamientos para cáncer en su garganta.
Hamile bir kadını canlandırdı.Haciendo alegoría a una mujer embarazada.
Yukarı git ^ Andrew Hamilton.AllMusic. Doe, Andrew Grayham.
Hamilelik süresi 11 aydır ve yavrular yaklaşık bir buçuk yıl emzirilir.El período de gestación es de 11 meses, y la lactancia dura casi un año y medio.
Will gösteriden eve dönünce Terri ona hamile olduğunu söyler.En el estacionamiento, luego del show, Terri le dice a Will lo impresionante que estuvo la presentación.
2004 - Hamid Karzai, Afganistan'ın yeni anayasasını imzaladı.2004: en Afganistán, el presidente Hamid Karzai firma la nueva constitución de su país.
Üçüncü sezonda ise, hamile olarak geri döner.Al final de la primera temporada regresa diciendo estar embarazada.
Bazı deneylerde ise bebekler, yaşlılar ve hamile kadınlar da kullanılıyordu.Entre los sujetos de prueba se encontraban niños, ancianos y mujeres embarazadas.
İlk trimesterde hamile kadınlarla yapılmış yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar bulunmamaktadır.No hay estudios adecuados y bien controlados en mujeres embarazadas.
Hamilelik dönemi büyük bir olasılıkla on aydır.El período de gestación es probablemente de 10 meses.
Eldeki verilere göre hamilelik sırasında kullanımının güvenli olduğu düşünülmektedir.Se cree que es seguro para su uso durante la lactancia.
Bunu yerine Mustafa'ya hamile kalır.Al final queda embarazada de Octavio.
General Sir Ian Hamilton’un elindeki tüm kuvvet budur ve ihtiyatı da yoktur.Esta fuerza fue puesta bajo el mando de Sir Ian Hamilton.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Elizaveta estaba embarazada de su segundo niño.
Hamile olduğunu söyledi, ancak çocuğun babası konusunda bir şey söylemedi.Llegó a quedarse embarazada, sin conocerse el nombre del padre.