Hamilton ayrılırken, Toby konuşmayı bitirmek için tekrar taşınmayı önerir.Mentre Hamilton si congeda, Toby suggerisce di incontrarsi di nuovo presto per "finire la conversazione".
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Lei è incinta e vuole tenere il bambino.
Sun, Michael'a hamile olduğunu söyler.Jennsen comunica a Tom di essere incinta.
Baba Mason tekrar evlenmiştir ve karısı hamiledir.Ascanio si sposò e la moglie rimase incinta.
Bazı deneylerde ise bebekler, yaşlılar ve hamile kadınlar da kullanılıyordu.Tra i soggetti sottoposti a esperimenti si incontrarono bambini, anziani e donne gravide.
Bir süre birlikte olurlar ve Blair ondan hamile kalır.Intraprenderà una relazione con Chris del quale rimarrà incinta.
İlk trimesterde hamile kadınlarla yapılmış yeterli ve iyi kontrollü çalışmalar bulunmamaktadır.Allo stato attuale non esistono studi adeguati e ben controllati su donne in stato di gravidanza.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Lui tenta di farla arrestare ma lei gli rivela di essere incinta.
Özellikle hamileliğin son üç ayında yaygındır.È particolarmente comune negli ultimi tre mesi di gravidanza.
Buna rağmen Hamiltonyen halen daha hesaplanabilir.In questo senso può essere considerato un hamiltoniano.
2012 yılında ilk çocuğuna hamile kalmıştır.Nel 2014 rimane incinta del loro secondo figlio.
Hamilelik sırasında tütün kullanan kadınlar çocuklarındaki KOAH riskini arttırabilirler.Le donne che fumano durante la gravidanza possono causare un aumento del rischio di BPCO nel loro bambino.
Aslı aynı zamanda hamiledir.Infine rimane persino incinta.
Hamilelik oranı veya hamile kalma oranı, hamile kalma denemelerindeki başarı oranıdır.Un fattore importante è lo stile di vita durante la gravidanza.
Hamile olduğunu söyledi, ancak çocuğun babası konusunda bir şey söylemedi.Un giorno resta incinta ma rifiuta di dire il nome del padre.
2004 yılına kadar seminerin hamiliğini Cino ve Simone Del Duca üstlenmiştir.Fino al 2004, Cino e Simone Del Duca sono stati i patrocinatori del seminario.
Bu operasyonların amacı Hamid Karzai liderliğinde bir Afganistan yönetimi kurmaktı.Il Fronte ebbe una presenza molto forte all'interno del governo provvisorio afghano guidato da Hamid Karzai.
Ardından Brooke, Lucas'a hamile olduğunu söyler.Simona, nel frattempo, rivela a Luca di essere incinta.
Kadın bir süre sonra hamile kalmış.Un giorno è tornata incinta.
Charlotte hamiledir.Piper è incinta.
Tom, Merope hamile olmasına rağmen onu bırakmış gitmiştir.Poco tempo dopo, Merope rimase incinta.
Şimdi ikizlere hamile.Patty intanto rimane incinta di due gemelli.
İskoçya'da tatile çıkarken Diana hamile kaldı.Elisabetta si ritira in Scozia per riposare durante una gravidanza difficile.
Berna, Bekir'den hamile kaldığını söyler.Maria dice a Darnley che è incinta.
Hami, Lübnan Ulusal Senfoni Orkestrası (LNSO) (2003’ten günümüze).Promotore e finanziatore, Lebanese National Symphony Orchestra (LNSO) (dal 2003).
Normani Kordei Hamilton 31 Mayıs 1996'da Atlanta, Georgia'da doğmuştur.Normani Kordei è nata ad Atlanta, in Georgia il 31 maggio 1996 da Derrick e Andrea Hamilton.
Seride Mark Hamill tarafından seslendirilmektedir.In originale è doppiato da Mark Hamill.
Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler.Venuti a conoscenza del fatto che Sylvia Plath era incinta, ritornarono in Gran Bretagna.
Jane ise yabancıyla çıkarken onunla beraber olmuş ve hamile kalmıştır.Successivamente, la donna si congiunse al marito e restò incinta.
Mago, Hamilcar'ın oğlu.Mago, figlio di Samote.
Robin Barney'e hamile olduğunu söylemiştir ve Barney çok mutludur.Durante un momento in cui sono soli, Robin rivela a Barney di essere incinta.
Bryce Dallas Howard, Kate Connor rolünde: John Connor'ın yedi aydır hamile olan karısı.Bryce Dallas Howard interpreta Katherine Brewster, la moglie di John Connor.
23 Aralık'ta Yavuz ve Hamidiye Kruvazörü üç taşıma gemisine Trabzon'a dek eskortluk yaptı.Il 23 dicembre scortarono tre navi da trasporto a Trebisonda.
Yaklaşık 4 ay sonra Kösem'in de hamile kaldığı haberi yayılmıştır.Mesi dopo verrà data notizia che Anna ha abortito.
Hamilelik dönemi büyük bir olasılıkla on aydır.Il periodo di gestazione è probabilmente di 10 mesi.
Ama hamile kalmayı başaramaz.Non deve essere usato in gravidanza.
Hamile olduğundan emindir.Crede di essere incinta.
Ben'in istediği şekilde "bir mesaj" bırakır; "bir hamilelik olduğu ve Jin'in baba olacağı konusunda".Un giorno un monaco gli chiede: «Qual è il significato dello Zen?».
Hamileliklerin %8-10’unda hipertansiyon görülmektedir.L'ipertensione si verifica in circa l'8-10% delle gravidanze.
Arminius'un karısı olan hamile kızı Thusnelda, babası tarafından tutuklu olarak Germanicus'a teslim edildi.Segeste consegnò la figlia incinta, moglie di Arminio, a Germanico sotto forma di prigioniera.
Genel Yayın Yönetmenliğini Hamit Hasbay yapmıştır.La fondazione dell'emittente avvenne per un'intuizione.
Sardar Hamidov'un birimi önden, Orujov'un ise istibaratçı grubu düşmana arkadan saldırdılar.Il gruppo di Sardar Hamidov andava davanti e la squadra di esplorazione di Orujov li seguiva dietro.
Kadınlar genelde hamileliğin ikinci "üç aylık döneminin ortasında" ölmektedir.Colpisce più frequentemente le donne nella terza decade di vita.
İo hamile bir halde eski haline kavuşur.Sembra essere sicuro per l'uso in gravidanza.
1920 yılında Borbála yeniden hamile kaldı.Nel febbraio 1933 lei rimase incinta.
Zamanla beraber olurlar ve Madonna hamile kalır.Passa il tempo e la nana è incinta.
Hamile kadınların doğacak çocuğa elbise hazırlaması hem ayıplanır hem de çocuğun öleceği sanılır.La vediamo preparare un vestitino per il figlio che non nascerà.
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.È inoltre in genere controindicato in gravidanza.
Hamilton, paranın çok olduğunu söylese de teklifi kabul eder.Se Stanlio si infortuna, riceverà un mucchio di soldi.
İlkbahar ve yazın olan çiftleşmenin ardından on bir aylık hamilelik dönemi sonunda yavrular doğar.Il parto avviene in tarda primavera e agli inizi dell'estate, dopo un periodo di gestazione di 10-11 mesi.
Fransa'daki son idam mahkûmu Hamida Djandoubi'dir ve 10 Eylül 1977'de cezası infaz edilmiştir.Il 10 settembre dello stesso anno venne eseguita l'ultima condanna in Francia, quella di Hamida Djandoubi.
John geçmişteki kendisini terk eder ve bir süre sonra Jane hamile olduğunu anlar.Anne rimane ferita dall' esplosione poco dopo aver rivelato a Tom di essere nuovamente incinta.
Bir süre sonra da hamile kaldığını anlamış.In questo periodo scopre anche di essere incinta.
Menapoza girdiğini düşünüp strese girdi ama öyle olmadığını ve hamile olduğunu öğrenince havalara uçtu.Lei si sente male e mentre viene visitata si scopre che è rimasta incinta.
Hamidiye kuruluşunda 7 haneden oluşmaktaydı.Nel Metropolitano giunse invece settima.
Jamie Hamilton da sık sık Hamish Hamilton olarak anılırdı.È a volte accreditato come Jay Jay Johnson.
Fakat Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir.La loro relazione inizia con una tresca, ma ben presto si sposano e hanno una figlia.
Ancak burada ırmağa bırakılan çocuk değil, hamile kadının kendisidir."Non riguarda solo il corpo della donna che rimane incinta.
Fetava-yı HamidiyyeFibromi in gravidanza.
Yukarı git ^ Andrew Hamilton.Laliberte, Andre.