Mary daha yeni bir halk dansı dersine başladı.Mary just started a folk dancing class.
Sadece halkın bilgilendirilmesini istiyoruz.We just want the public to be informed.
Amerikan halkı bunu istemiyor.The American public doesn't want this.
Halkın korkuları sebepsiz değildir.The people's fears aren't groundless.
Amerikan halkı daha iyisini hak ediyor.The American public deserves better.
Toplam hane halkı geliriniz nedir?What's your total household income?
Amerikan halkı aptal değildir.The American people aren't stupid.
Hala halka açılmaya hazır değiliz.We're not ready to go public yet.
Hala halkla paylaşmaya hazır değiliz.We're not ready to go public yet.
Umarız halk bize katılır.We hope the public will join us.
Halkın bize katılacağını umuyoruz.We hope the public will join us.
Halk gerçekten tepki veriyor.The public is really responding.
Halk zaten bizi güvenmiyor.The public already distrusts us.
Amerikan halkı konuştu.The American people have spoken.
Tom ev halkının bir parçasıydı.Tom was part of our household.
Halkımız disiplinlidir.Our people are disciplined.
Halk birlik içinde çalışır.Folks are pulling together.
Halk onu kabul edecektir.The public will accept it.
Halk bunu satın almadı.The public didn't buy it.
Halk onu bilir.The public knows that.
Halkın içinde şarkı söylemeye hazır değilim.I'm not ready to sing in public.
Daha önce hiç halkın içinde şarkı söylememiştim.I've never sung in public before.
Öyle bir şarkıyı asla halkın içinde söyleyemezdim.I could never sing a song like that in public.
Tom'un daha önce halkın önünde şarkı söylediğini duymadım.I've never heard Tom sing in public before.
Amerikalıların halk içinde öpüşmesini görmek nadir değildir.It's not uncommon to see Americans kissing in public.
Tom'un hiç halk şarkıları söylediğini duyduğunuz mu?Have you ever heard Tom sing folk songs?
Halkın önünde şarkı söylemekten nefret ederdim.I used to hate singing in public.
Tom halk içinde şarkı söyleyemeyecek kadar utangaçtır.Tom is too shy to sing in public.
Tom'un halkın içinde şarkı söylediğine inanamıyorum.I can't believe Tom sang in public.
Bu gece şimdiden üç tane halk şarkısı söyledim.I've already sung three folks songs tonight.
Son zamanlarda birçok halk şarkısı söylüyorum.I've been singing a lot of folk songs recently.
Fadıl bir halk otobüsüne bindi.Fadil took a public bus.
İrlanda halk müziğiyle çok ilgileniyorum.I'm very interested in Irish folk music.
Halk müziğiyle çok ilgileniyorum.I'm very interested in folk music.
Ben hiç halkın içinde şarkı söylemedim.I've never sung in public.
Alexanderplatz, Berlin'in Mitte semtinde bulunan bir halk meydanıdır.Alexanderplatz is a public square located in the Mitte district of Berlin.
Bizler halkın seçilmiş temsilcileriyiz.We are the people's elected representatives.
Antibiyotiklere dirençli bakteriler ciddi bir halk sağlığı problemidir.Antibiotic-resistant bacteria are a serious public health problem.
Bu ülkenin halkı her zamanki gibi politikadan bıkıp usanmış durumdadır.The people of this country are sick and tired of politics as usual.
Bu ülkenin halkı siyasi yönetimden hayalkırıklığına uğradı.The people of this country have become disillusioned with the political establishment.
Halklar arasındaki tüm ilişkilerde, nötr bir dil kullanılmalıdır.In all relations between peoples, a neutral language must be used.
Artık halka açık yerlerde sigara içemezsiniz.You can't smoke in public places anymore.
Selam, burası Boston Halk Kütüphanesi mi?Hi, is this the Boston Public Library?
Hollandalılar dünyanın en uzun boylu halkıdır.The Dutch are the world's tallest people.
Japon halkının nüfusu geçen yıla oranla en az 300.000 daha azdır.The population of Japanese people is at least 300,000 fewer than last year.
Halk arasında konuşmaktan nefret ediyorum.I hate speaking in public.
Halkın düne sadece bugüne karşı bir silah olarak ihtiyacı vardır.The public needs yesterdays only as a weapon against today.
Tom ve Mary hiç birlikte halk arasında şarkı söylemedi.Tom and Mary have never sung together in public.
Halk müziğinden hoşlanırım.I like folk music.
Tom halka açık bir noterdir.Tom is a public notary.
Sami asla halka geri bırakılmayacak.Sami will never be released back to the population.
Sami halk için aşırı bir riskti.Sami was an extreme risk to the public.
Tom halkla ilişkiler görevlisi.Tom is a public relations officer.
Halkı aldatıyorlardı.They were deceiving the people.
Halk müziğini beğenir misin?Do you like folk music?
Satürn'ün halkası var mı?Does Saturn have a ring?
Halktan rağbet görür mü?Will it play in Peoria?
Sami kendi halkıyla birlikte olmak istiyordu.Sami wanted to be with his people.
Sami, halkıyla birlikte olmak istiyor.Sami wants to be with his people.
Alman filozof ve ekonomist Karl Marx şunu söyledi: Din halkın afyonudur.Karl Marx, a German philosopher and economist, said: Religion is the opium of the people.