Ana içeriğe geç
Sözlük

halk ile cümle

halk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
"Ben halk sabır ettik et 'sadece iyi ekmek bir bakar' oturur."I've no patience with folk as sits an' just stares at good bread an' meat.
"O, onun hakkında halk konuşmak duymak seviyor."He likes to hear folk talk about him.
"Bu yoksul halk 'em neden gelemez."That's why poor folk can afford to have 'em.
Vanity bir iştahlılık sadece kadınların halk 'inci', "Makin."Makin' up to th' women folk just for vanity an' flightiness.
Yerel halk arasında ünlü olduğu için mi burada?So he stays here on this little corner because he's popular with the local people.
Bugün burada bulunanlar, yerel halktan mı?The people who are here today, are they people who work in the local area?
Halk birbirine girdi.People were scrambling.
Ve sesin halktan geldiğini fark etttim.And I realized it had to come from the people.
Gana demokrasiyi ve halkını onurlandırdı.Ghana honored democracy and its people.
Kararı veren Yüksek Mahkeme değil, halk oldu.It didn't leave it up to the Supreme Court to decide; the people did.
Buna razý olan bir halk olmamýzdýr.That this is what we, as a people, think is okay.
Senin gibi halktan biri nasıl oppa'mla birlikte olabilir?How can a commoner like you be with my oppa?
Arazinize tecavüz edenlerle savaşmanız gerekir. Halkınızla bütünleşirsiniz.You must fight anyone who encroaches upon it.
Aslında halkın gücü çok yeni bir şey değil.Well, people power has been there for a while.
Bu, halkla ilişkileri kabusa çevirmişti.It caused a public relations nightmare.
Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur."Big discoveries are protected by public incredulity."
Yani bu bir halk kütüphanesi olarak alışılmadık bir bina. açıkçası.So, it's an unusual building for a public library, obviously.
Halk kütüphanelerinin arta kalan son bedava kamusal alan olması dikkat çekiciydi.It was recognizing that public libraries are the last vestige of public free space.
Zipcar pazar öngörüsü sayesinde başarılı bir halka açık şirket olmuştur.And Zipcar actually had a market insight that made it a successful public company.
Elbette tüm servetini vermez. Halkın karşısında duyurdu.Hey, do you think it is his entire estate?
Varis halktan biriyle nişanlanıyor.He showed up at Seo Rim University today.
Ortalama Amerikan hane halkı piyangolara yılda 1.000 dolar harcıyor.The average American household spends 1,000 dollars a year on lotteries.
Ortalama hane halkı yılda piyango biletlerine 4.000 $ harcıyor.The average household spends $4,000 a year on lottery tickets.
Nasıl halk alanı oluşturabiliriz?How do we create public space?
Bugün halk ne anlama geliyor?What does the word "public" mean today anyway?
Bu projede -- halk bize geldi ve dedi ki, problem kız çocuklarının eğitimlerinin olmayışı.The community came to us and said, "The problem is that the girls don't have education."
Yerli halkla beraber çalışan... Onları hasta olmamaları için evlerinden dışarı çıkaran...Working with residents, getting them out of their homes, so they don't get ill.
Hatta daha sonra sadece kadınların halk arasında geçti.Even then it was only credited among the women folk.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Only a runaway ring, sir," she answered.
Bu Howard'ın Amerikan halkına hediyesi.That is Howard's gift to the American people.
Buna ölüm halkası denir.This is called the ring of death.
Bir diğer cam projesi ise halk kütüphanesi içindi Californiya eyaleti San Jose'de.Another glass project is in a public library in San Jose, California.
Onlar Halk Güvenliği komitesini oluşturdular, ki bu da güzel bir komite gibi duruyor.They create the Committee of Public Safety, which sounds like a very nice committee.
Halkın yüzde 30'u yardım gönderdi.30 percent of our households gave.
Bu yüzden, bir halka, ya da bir halka olabilir.So it is a ring, or can be a ring.
Bir halka, bir daire içinde.It's in a circle, in a ring.
Bir kere başladığı zaman, kendini tekrar eden bir halkaya dönüşür.Once it gets started, it's the self-perpetuating cycle.
Halka duyurulan her şey, gerçektir.Gosh. You need to spread it first, to find out if it's accurate, huh?
Halka duyurulmamasına rağmen, rüşvet fonu topladığınız bir gerçek.- Senator, I don't have to spread rumors about you to find out if it is true.
Ama o zaman sahte baban halka ifşa edilmiş olacak.So, your father's past might be splattered.
Ve işte bu proje için halka yapılan duyuru.And here's the public service announcement for this project.
Ve modern zamanlarda dünyanın ilk halk parkı Ingilteredeydi.And the world's first public park of modern times was in Britain.
Ve böylelikle yapının dışında kalan yer halka açık alandı.And so the rest of the site was a public space.
McKinley Teksas halkının şunu merak ettiğini yazıyordu:McKinley writes that the community is wondering,
Aynı New York Times örneğinde olduğu gibi kayıp halkaları ekletin.like people at The New York Times did.
Eserlerimi sokaklarda, halka doğrudan sunabilirdim.I would control it directly with the public in the streets.
Geçenlerde halka açık bir sanat projesi başlattım ve bu projede kendi eserlerimi kullanmıyorum.All right, recently I started a public art project where I don't use my artwork anymore.
Fakat Vatandaşların Bağlantısında her şey halka açık, böylece herkes görebiliyor.But on Citizens Connect everything is public, so everybody can see this.
Ve ayrıca kurumların bazı işleri halka delege etmeye başlamasının da güzel bir örneği.And it's also a great example of government getting in on the crowd-sourcing game.
Ve bunlar savaştan sonra da devam edecek özellikleri Roma halkının.And those are, of course, attributes that last beyond the victory.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.And I've been public enemy number one ever since I learned to kill them with love.
Ve bu çok uzun bir süre boyunca halka gida temini saglayabilir.And that would provide the community's food supply for a long time.
Bu bir muktuk, ya da balina yağı, halka bolusturulmek için siralanmis.This is the muktuk, or the blubber, all lined up for community distribution.
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.So today I want to speak directly to you- the people of Sudan and
Evet. Halkımı öldüren Ranger sen misin? Ben Ranger değilim.Come on, Jamie, I got you!
2001'de, ampul 100 yaşını geldiğinde, Livermore halkı büyük bir yaş günü partisi düzenledi.In 2001, when the bulb was 100 years old, the people of Llvermore threw a big birthday party -
"Her bağlantı halkaları gerçek henüz bu kadar uzun bir zincir,.""It is so long a chain, and yet every link rings true."
Bu halk kitlesi için yazmak istemiyorum.I don't want to write for this public audience.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.So people: people starving. There was a generalized famine at the time.
Ancak bence buradaki en önemli faktör halkın aç olmasıdır.Now if you ask me my opinion of what the biggest thing was, I think the people starving.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod