Amerikan halkı, bağımsızlıkları için savaştı.The people of America fought for their independence.
Her gün halka açık yüzme havuzuna giderim.I go to the city pool every day.
Olimpiyat bayrağının en sağındaki halka ne renk?What color is the far right ring on the Olympic flag?
Siz ve Mısır halkına konukseverliğiniz için teşekkür borçluyum.I am grateful for your hospitality, and the hospitality of the people of Egypt.
En yakın halka açık telefonun nerede olduğunu bana söyleyebilir misiniz lütfen?Can you please tell me where the nearest public telephone is?
Lemma 5 gelişigüzel seçilmiş Artin halkaları ile genellenemezLemma 5 cannot be generalized to arbitrary artinian rings.
Halk kütüphanelerini meşru bir vatandaşlık hakkı olarak görüyoruz.We consider public libraries a legitimate citizen's right.
Alma-Ata halkı, haydi çocuk dostu bir şehir yaratalım!People of Almaty, let us create a child-friendly city!
Ev halkı, aynı yaşam alanını ve parayı paylaşan bir gruptur.A household is a group that shares the same living space and finances.
Bizim anketler halkın önerilen yasayı destekleyeceğini göstermektedir.Our surveys indicate that the public would support the proposed legislation.
Senin gözlerinin altında mor halkalar var.You've got dark circles under your eyes.
Gözlerinin altında halkaların var.You've got circles under your eyes.
Bir zincir en zayıf halkasından daha güçlü değildir..A chain is no stronger than its weakest link.
Tüm Mısır halkını fakirleştirdiğinden dolayı neredeyse tüm dünya Hüsnü Mübarek'i kınıyor.Almost all the world condemns Hosni Mubarak because he made the Egyptian people poor.
Halka göre, o bir kahramandı.To the public, he was a hero.
Az sayıda halk oyu kazandı.He won by a small number of popular votes.
Britanya halkı köleliğe kuvvetle karşı çıktı.The British people strongly opposed slavery.
Boston halkı, Britanyalı askerlerden nefret ediyorlardı.The people of Boston hated the British soldiers.
Savaş Amerikan halkını birleştirdi.The war had united the American people.
Halk Kasım ayında oy verdi.The people voted in November.
Nixon, 1972 yılı seçimini büyük bir halk oyuyla kazandı.Nixon won the election of 1972 by a huge popular vote.
Pek çok alanda, az yiyecek vardı ve halk açtı.In many areas, there was little food and the people were hungry.
Cumming halka açık bir toplantıya çağırdı.Cumming called a public meeting.
Halk anayasayı reddetti.The people rejected the constitution.
1960'larda halk müziği çok popülerdi.In the 1960s, folk music was very popular.
Halk Roosevelt'in reform çabalarını övdü.The public praised Roosevelt's reform efforts.
Bu şirketlerin hisseleri halka satıldı.Shares of these companies were sold to the public.
Halk içinde konuşmaktan korkmayın.Don't be afraid of public speaking.
Japon halkı, birçok yabancı ülkelerin çok hızlı yardımlarını takdir ediyor.The Japanese people appreciate very much the prompt assistance of many foreign countries.
Dahası, Çin halkı şekerleme yapmayı sever.What's more, Chinese people like taking naps.
Birleşik Devletler halkı İngilizce konuşur.People in the United States speak English.
Devlet başkanı halkı selamladı.The president saluted the public.
Belçika'da Flaman halkı bir gün bağımsızlığını ilan etmek istiyor.In Belgium, Flemish people want to declare their independence someday.
Yerel halk çok misafirperver.The locals are very hospitable.
Tom, Fransa'da bir Çin lokantasında İngiliz borusu ile İspanyol halk melodisi çaldı.Tom played a Spanish folk tune on his English horn at a Chinese restaurant in France.
Gençler halk şarkıları söylüyorlardı.The youngsters were singing folk songs.
Tom halkın huzurunda asla şarkı söylemez.Tom never sings in public.
Halkın sesi, tanrının sesidir.The voice of the people is the voice of god.
Halk hikayeleri hakkında bir kitap satın aldım.I bought a book of folktales.
Kral, halkına zulüm etti.The king oppressed his people.
Fransız halkı kurbağa yer ve kabadır!French people eat frogs and are rude!
İngiltere krallarından biri, halktan biriyle evlenmek için tahttan çekildi.One of England's kings abdicated the throne in order to marry a commoner.
O halkı için çok şey yaptı, ancak çok daha fazlasını yapabilirdi.He did a lot for his people, but he could have done much more.
O adadaki halk geçimini balıkçılıkla sağlıyor.That island's population lives on fishing.
Amerika Birleşik Devletleri halkı, bağımsızlığı için savaştı.The people of the United States fought for their independence.
O, halk çocuğu olduğunu söylemekten hoşlanır.He likes to say that he is the son of people.
Çeşitli halkla ilişkiler kampanyalarına hukuki tavsiye ve strateji önerileri sunuyoruz.We provide legal advice and strategy recommendations to various public relation campaigns.
Köy halkı, nehir üzerinde ahşap bir köprü yaptılar.The people of the village built a wooden bridge across the river.
Tom'un şirketi halka açıldı.Tom's company went public.
Şu anda iyi uyumuyorum ve artık gözler altında halkalarım var.I'm not sleeping well currently and now have rings under the eyes.
Bir zincir ancak en zayıf halkası kadar kuvvetlidir.A chain is only as strong as its weakest link.
Japon halkı duygularını ifade etmek için hediyeleri takas eder.Japanese people exchange gifts in order to express their feelings.
Çinceyi iyi öğrenmek istiyorsan, Çin halkıyla daha sık haberleşmelisin.If you want to study Chinese well, you should communicate with Chinese people more often.
İran körfezi, İran halkındaki tarihsel kimliğin bir parçasıdır.Persian Gulf is an element of historical identity of Iranian People.
Tarlada ekinlerden bir halka var.There's a crop circle in the field.
Halk hikayelerine göre kediler dokuz canlıdır.According to folktales, cats have nine lives.
Bu ülkenin hükümeti halkına zulmediyor.The government of this country oppresses its people.
Bu şarkıyı halkıma adıyorum.I dedicate this song to my people.
O birçok halk dansını bilir.She knows many folk dances.
O birçok halk oyunu biliyor.He knows many folk dances.