Ana içeriğe geç
Sözlük

halbuki ile cümle

halbuki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
'Hâlbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk.將郊,則供天子皮弁以聽報,示民嚴上也。
Hâlbuki OSB, yüksek üretim teknolojisine sahip ahşap malzemedir.东夷拥有很高的陶瓷制作技术。
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.有一个绰号:“龚十亿”。
Halbuki Avrupa sahnelerinde daha çok popüler olarak oynanmıştır.他們更到了歐洲演出。
Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.正確來說其並非妖怪而是一種疾病。
Hâlbuki ihanet etmemiştir.우리는 그분을 배신할 수 없습니다.
Hâlbuki ruh halindeki Muhammed ezelden beri vardı.무함마드 이전부터 존재했던 종교이기는 하다.
Hâlbuki bunun sebebi geleceği değiştirmektir.이것은 사물이 변화하기 때문이다.
Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.(물론 실제로 할복을 했던 교지는 없었으며 현재도 하는 일은 없다.)
Bu büyüklük Ay'ın yalnızca %20'sine denk gelir, halbuki birçok gökcisminde çekirdeğin oranı %50 civarındadır.핵의 크기는 달 크기의 20%이고, 반면에 다른 대부분의 표면의 것들은 50%를 차지한다.
Hâlbuki neler, neler bulunmaz söylenecek?무엇을 노(老)라고 하는가?
Monty Hall probleminde olduğu gibi burada da sezgisel yanıt 1/2'dir, halbuki olasılık 2/3'tür.몬티 홀 문제에서 선택할 수 있는 상황은 총 3가지로 다음과 같다.
Fakat siz geliyorsunuz diye mukâbele yapılıyor, halbuki mukâbele bir vecdin sonucudur."하생(何生 : 하옹)은 뛰어난 선비이니, 그대가 그를 예우하면 훗날 천하에 명성을 떨치게 될 것이오."
Halbuki bu hastalıklar Avrupalılar Amerika kıtasına ayak bastıktan sonra bu bölgede ilk defa görüldü.처음 유럽인들이 이 섬을 발견했을 당시 이 섬은 무인도였다.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.הונו מוערך במיליארדי דולרים.
Halbuki buraya yerleşmeye karar vermişlerdir.אולם הוא מחליט להישאר בדירה.
Halbuki köyün Almanya ile hiçbir ilgisi yoktur.אך לממשלת יוון לא היה כל קשר לכך.
Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.ולכן פשרה זאת, לא התקבלה בעין יפה בימי-חיו.
Halbuki, biz seçtiğimiz herhangi bir şey hakkında düşünebiliriz.При един случай му обрали всичко, което имал.
Hâlbuki sen varlık sâhibisin.Прави се курбан за здраве.
Halbuki hiçbir eyleme karışmadım.В никакви политически работи не съм участвал.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Глобяват го $3 млн.
Halbuki, biz seçtiğimiz herhangi bir şey hakkında düşünebiliriz.Organizirano se odnosilo sve što se moglo odnijeti.
Halbuki hiçbir eyleme karışmadım.Vodstvo BiH ništa ne poduzima.
Halbuki elektrik fiyatı günün her saati, hatta her dakikası değişiyor.Trošak isporuke električne energije varira iz minute u minutu.
Bunun Elisabeth'den geldiğini sanmaktadır; halbuki pusulayı gönderen Eboli Prensesidir.Etymológia pomenovania popisuje odvodenie od upa a sad; čiže ten, kto sedí blízko (zrejme majstra).
Halbuki buraya yerleşmeye karar vermişlerdir.Tam sa rozhodli usadiť.
Hâlbuki sen varlık sâhibisin.Ty si skutočne klamár.
Halbuki bu hastalıklar Avrupalılar Amerika kıtasına ayak bastıktan sonra bu bölgede ilk defa görüldü.Tak ich videli Európania, keď prvýkrát navštívili ostrov.
Halbuki, biz seçtiğimiz herhangi bir şey hakkında düşünebiliriz.Záleží vraj len na nich, čo si vyberú.
Halbuki asıl hedefi, Konstantinopolis'e gitmekti.To bol zrejme hlavný účel jej cesty do Konštantínopola.
Halbuki pencere döneminin kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini vurgulamak gerekir.Komunikácia umožňuje meniť veľkosť jedných okien na úkor druhých.
Halbuki hiçbir eyleme karışmadım.Na akcijo sploh nisem bil pripravljen.
Hâlbuki yarış halen kırmızı bayraklarla durdurulmuş durumdaydı.Rdeče zastave so bile prepovedane.
Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.Kralj je darilo sprejel, ni ga pa z ničemer upošteval pri pogajanjih.
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Bilijón je število, ki označuje milijon milijonov.
Hâlbuki sarılık bir hastalık değil, belirtidir.Kašelj je simptom in ne posebna bolezen.
Halbuki, biz seçtiğimiz herhangi bir şey hakkında düşünebiliriz.Predmet je zanj, na kar lahko mislimo.
Halbuki kuzeyden bu arazilere daha kolayca ulaşım imkanı bulunmaktadır.Te države imajo preko nordijskega koncila omogočeno še lažje prehajanje oseb nordijskimi državami.
Halbuki bu iki garantici de Dördüncü Haçlı Seferi'nin idaresine baş çekmekteydiler.Glava je bila del plena četrte križarske vojne.
Halbuki, biz seçtiğimiz herhangi bir şey hakkında düşünebiliriz.Tai reiškia, kad mes negalime norėti kitų dalykų negu norime.
105 bin Amerikalı çalışanların taşınmıştı, halbuki Hindistanlı çalışan sayısı 100 bin olmuştu.그 때, 미국 현지 직원은 10만 5천 명이 된 반면에 인도인 직원의 수는 10만명이 되었습니다.
105 bin Amerikalı çalışanların taşınmıştı, halbuki Hindistanlı çalışan sayısı 100 bin olmuştu.Het aantal Amerikaanse werknemers daalde naar 105.000, het aantal Indiase werknemers steeg naar 100.000.
105 bin Amerikalı çalışanların taşınmıştı, halbuki Hindistanlı çalışan sayısı 100 bin olmuştu.les salariés américains avaient baissé à 105 000, tandis que les employés indiens étaient montés à 100 000.
105 bin Amerikalı çalışanların taşınmıştı, halbuki Hindistanlı çalışan sayısı 100 bin olmuştu.מספר העובדים בארצות הברית עבר ל-105,000, ולעומת זאת מספר העובדים ההודים עלה ל-100,000.
105 bin Amerikalı çalışanların taşınmıştı, halbuki Hindistanlı çalışan sayısı 100 bin olmuştu.كان في الولايات المتحدة 105,000، بينما ارتفع عدد الموظفين في الهند إلى 100,000.
105 bin Amerikalı çalışanların taşınmıştı, halbuki Hindistanlı çalışan sayısı 100 bin olmuştu.インド国内の数値は 10万人に増えました 2010年以降 数値を 公表しなくなったので
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Arată ca o lună, dar de fapt este imaginea Pământului.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Ça ressemble à une lune, mais en fait, c'est une image de la Terre.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Det ser ut som en måne, men det är i själva verket en bild av Jorden.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Es sieht aus wie ein Mond, aber in Wirklichkeit ist es ein Bild der Erde.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Het ziet er uit als de maan, maar is in feite een beeld van de aarde.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!이건 위성같아 보입니만 사실은 지구의 사진이죠.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Se eu ampliar aqui, podem ver. Parece ser uma lua, mas, na verdade, é uma foto da Terra.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Sembra una luna, ma, in effetti, è una foto della Terra.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Úgy néz ki, mint egy hold, de valójában ez a Föld.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Vypadá jako měsíc, ale je to opravdu obrázek Země.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Vyzerá ako mesiac, ale v skutočnosti je to záber Zeme.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Μοιάζει με φεγγάρι, αλλά στη πραγματικότητα, είναι μία φωτογραφία της Γης.
Ay'a benziyor, halbuki burası Dünya!Выглядит, как луна, но на самом деле — это изображение Земли.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod